Çeviriye Bilimsel Bakış Ve Türkiye’deki Gelişmeler

Ama kuramsal çalışmaların; eğitim olarak, çeviri eleştirisi olarak veya çeviri tartışmaları olarak uygulama alanına yansıması gerek. Eğer bu bağlantılar kurulmazsa çeviri kuramı da anlamsızlaşır. Türkiye’de çeviri gerçeklerine, özellikle de çeviri tarihine yönelik araştırmalar bilimsel ölçüler içinde yapıldıkça bu kopukluğun da bir ölçüde aşılacağını umabiliriz. Bu önemli bir nokta, çünkü gerçekte çevirmenler kuramsız hareket etmiyorlar. Çoğu kez spekülatif genellemeler çeviri kararlarını etkiliyor veya çevirinin gereklerini hissederek hareket eden çevirmenler kendilerini yanlış genellemelerin baskısı altında hissedebiliyorlar.

Read More

Çeviribilime İhtiyaç Duyanların Çevirmenler Olması Gerekir

Bilim doğal olarak soyut diliyle çevirmenlerin ille de anlamayacağı veya öğrenmek zorunda olmadıkları bir şeyse olsa da, kendi konusuyla (yani çeviri pratiğiyle) içsel bir ilişki kurmuş bir çeviribilim çevirmenlerin doğal müttefikidir ve onların eylemlerinin ortak, aşkın aklıdır; bu olduğu sürece ve çevirmenler bilimsel bakışı merak ettikleri sürece bir şekilde (bilimsel bilgi popülerleştirilerek olsun, bilinçli çeviri eleştirileri veya meslek içi eğitim yoluyla uygulanarak olsun) çevirmenlere döner gelir.

Read More