“Abdest Suyu”nu Çevirmen mi Kullandı?

(Çevirmeni Ve Çevirisi Olmayan Kitabın Çeviri Eleştirisi) Çevirmenin görünmezliği konusu bu günlerde çok boyutlu hale geldi. Görünmezliğin bilinen tarafı, çevirmenin perde arkasında kalması ve kadir kıymetinin bilinmemesi. Diğer bir görünmezlik türünü yakın zamanda keşfettik. Görünmeyen bir kitabın çevirmeninden hesap soruldu. Faturayı çevirmen ödeyecek, fakat ortada çevirmen yok. Çevirilerin çevirmenleriyle ilgili görünmezliğe alışığız da, çevirisi olmayan kitapların çevirmeninin nasıl görüneceğini merak ettik. Çeviriyle ilgili tartışma, medya ve meclis gündemine haftalarca oturan ve hurafe tartışmalarına yol açan “abdest suyu” tartışması oldu. Bu tartışmada, çevirmenin çeviride tahrifat yaptığı ve çevirmenle ilgili gerekenin yapılacağı sonucuna varıldı. Çevirmen bilimsel bir eserden yaptığı alıntıyı “tahrif” ederek çevirmişti(!). Milli Eğitim Bakanı, “çeviride tahrifat yapılmış, gereken yapılacak, ben hatada ısrar etmem” dedi. Tartışma konusu, 11. sınıf din ve ahlak kültürü kitabının 28. sayfasında “İslam’da İbadetin Faydaları” başlığı altında yer alan şu ifadeydi: “Abdest alırken kullanılan su sayesinde kan dolaşımı hızlanır, alyuvar sayısı çoğalır, solunum hareketlenir. Alınan oksijen miktarı artar. Sinirler sakinleşir, ferahlar, kalbin yükü hafifler, tansiyon normalleşir. Dışa atılan karbondioksit fazlalaşır. Vücut yıkanır ve toksinlerden temizlenmiş olur” Bu ifadeler bir anda büyük bir fırtına kopardı. Birçok gazetede haber ve yorumlar yazıldı. İş gensoruya kadar varıp, sorumlu olan bakanı zorlarken, gazetelerde bu ifadenin bir Alman doktorun kitabından çevrildiği haberi yer aldı. Milliyet Gazetesi Almanca yazılmış olan kitabı bulmuş. Kitabın orijinalinde “abdest” ibaresi olmadığı, Alman bilim adamı Dr. Albert Schalle’nin “Die Kneipp Kur” adlı kitabından alıntı yapıldığı, başlığının Türkçesinin “başarılı tedaviler” (?) olduğu ve bilimsel bir kitap (?) olduğu yazıldı. Çok geçmeden Milli Eğitim Bakanlığı’ndan çevirinin doğruluğuna ve çeviriye sahip çıkan açıklamalar geldi. Din Öğretimi Genel Müdürü Prof. Dr. İrfan Aycan, Schalle’nin eserinde yer alan alıntının aslının şu şekilde olduğunu belirtti: “Abdest almanın insan sağlığına birçok katkısı vardır, abdest alırken kullanılan su sayesinde kan dolaşımı hızlanır, alyuvar sayısı çoğalır. Solunum hareketlenir. Alınan oksijen miktarı artar. Sinirler sakinleşir, ferahlar, kalbin yükü hafifler, tansiyon normalleşir”. (Yeni Şafak 23.09.2006). Yine Din Öğretimi Genel Müdürlüğü’nden üst düzey bir yetkili, Schalle’nin bilimsel (?) verilerinin kullanıldığını belirterek “Bilim dışı ifadeler olsa karşı çıkardık” açıklamasını yaptı (Milliyet 09.10.2006). Karşı görüş olarak Prof. Dr. Gençay Gürsoy, bu bilginin bilimsellikle uzaktan yakından alakası olmadığını, alyuvar sayısının abdestle ilgisinin olmadığını, ifadelerin yanlış olduğunu” (Milliyet 09.10.2006), Hidroklimatoloji Anabilimdalı Başkanı Prof.Dr. Zeki Karagülle ise “Bu tür bir uygulamayla alyuvarların artması mümkün değil. Kullandığınız su sıcaksa damarlarda gevşemeye yol açar, o da tansiyon düşüklüğüne yol açar. Soğuksa tam tersi bir etki yapar ..Bu yazılanlar abdestle değil, suyun kullanımıyla ilgili” (Milliyet 09.10.2006) şeklinde bir açıklama yaptı. Birçok İlahiyatçı, bu tür bir bilginin hurafe olduğunu ve dinin bilimsel verilere ihtiyacı olmadığı şeklinde açıklamalarda bulundu. Oysa ortada ne çeviri vardı ne de çevirmen? Ya kaynak metnin bilimselliği? Ne çevirinin yapılışı doğruydu, ne de orijinal eser gazetelere yansıdığı gibi bilimsel bir eserdi. Hatta gazetede yayınlanan başlık...

Read More