Evrimin Çevirmenlerinin Öyküsü

(Fuegia Basket, Fuego’dan kaçırılmadan önce ve kaçırıldıktan sonra) Bu yazının amacı çeviriye yönelik etik olmadığını düşünebileceğimiz bir çocuk kaçırma olayının, Charles Darwin’in Evrim Kuramı’na kadar gelişen olaylar zincirini nasıl tetiklediğini sömürgecilik sonrası yazın kuramı çerçevesinde değerlendirmektir. Yıl 1829. Güney Amerika’nın en güney ucu. Tierra del Fuego- İspanyolca Ateş Toprakları anlamına geliyor. Kaptan Robert FitzRoy komutasındaki Beagle – İngilizce’de anlamı avlarda kullanılan tazı- İmparatorluk Donanma Bakanlığının verdiği keşif görevini yerine getiriyor. Beagle bir gemi ismi olarak tuhaf olabilir, ancak İmparatorluğun uzak topraklarda “avlanmasında” aracı olması açısından simgesel bir değere sahip. FitzRoy, Macellan Boğazının doğu girişinde ilk kez yerlilerle – FitzRoy’un deyişiyle vahşilerle, karşılaşır. Seyir defterinde yerlileri “iğrenç, pis, ilkel ve çirkin yaratıklar” olarak niteler. Gerçekte Fuego yerlileri ya da yaygın kullanımla Fuegolular yabancı gemilere alışıktır. Kıyıda wigwam dedikleri çadırlarında yaşarlar, kanolarıyla açılıp, hem Macellan, Sarmientos gibi keşif görevi yerine getiren denizcilerle hem de bölgenin doğal kaynaklarını tüketen, fok ve balina avlayan gemilerle yıllardır ticaret yapmaktadırlar. Mayıs 1829’da bir gün Beagle’ın ikinci kaptanı Murray ve adamları bir tekneyle çıktıkları keşif gezisinde fırtınaya yakalanınca bir koya sığınırlar. Kıyıda bıraktıkları teknenin birkaç saat sonra çalındığını görürler. Yakınlarda buldukları terk edilmiş bir Fuegolu çadırı ve hala tütmekte olan ateş nedeniyle Fuegoluların tekneyi alıp kaçtığını düşünürler. Kaptan FitzRoy kendileri için yaşamsal öneme sahip teknesini geri almakla yükümlüdür ve tekneyi çalan Fuegoluların peşine düşer. Bir yerli kanosunda teknenin iskandil salvosunu bulurlar ve yerliyi gemiye alıp teknenin nerede olduğunu söylemeye zorlarlar. Bu FitzRoy’un gerçekleştirdiği ilk rehin alma olayıdır. Yerli, FitzRoy’u teknenin çalınan parçalarının bulunduğu yere götürür. Buradaki Fuegolular arasından da FitzRoy ikinci bir yerliyi rehin alır. Teknenin kalan parçalarını aramak üzere yola çıkarlar, ancak karanlık çökünce geceyi geçirmek üzere karaya çıkarlar. Sabah Fuegoluların kaçmış olduklarını görürler. Ertesi gün FitzRoy ve adamları Fuegoluların kampını basar ve bir yerliyi öldürür. Dört çocuğu daha rehine olarak alıp Beagle’a dönerler. FitzRoy’un görev tanımında ne yerlilerin öldürülmesi vardır, ne de kaçırılması. Ancak bunu gerekçelendirmekte sorun yaşamaz. Seyir defterine şunları yazar : “Bu keşif gezisi … başka yöntemlerle karşılaştırıldığında … benim Fuegoluların gerçek kişiliğini anlamama olanak tanıdı, Fuegoluların dilini bilmediğimiz sürece, ve vahşiler de bizim dilimizi bilmediği sürece, biz onları ya da ülkelerini yeterince tanıyamayız; ne de onlar yaşadıkları bu sefil durumdan kurtulabilirler.” (Nichols, Evolution’s Captain) FitzRoy bu nedenle yerlileri serbest bırakmak yerine, faydacı bir yaklaşımla, onları tekneyi arama girişiminde tercüman olarak kullanmayı planlar. Seyir defterine şunları ekler : “Gemideki yerlilere tercümanlık yapacak kadar İngilizce öğretebilirsek … kaybolan teknemize ulaşabiliriz…” Ancak tekneden tam anlamıyla ümidi kestiğinde ve Rio’ya dönmesi gerektiğinde FitzRoy hem keşif gezisinin kalan bölümlerinde hem de daha sonraki keşif gezilerinde çevirmen ve rehber olarak yetiştirmek üzere ve onlara Hıristiyanlığın değerlerini kazandırmak ve uygarlaştırmak amacıyla yerlileri İngiltere’ye götürmeye karar verir. Fuegoluları … İngiltere’ye götürme konusunda… kararımı vermiştim; onların bizim alışkanlıklarımız ve dilimizle...

Read More