Çay Parasına Amin Maalouf – Işık Ergüden

Posted by on Mayıs 24, 2019 in Deneme

“Yapı Kredi Yayınları Okur ve Çevirmenlerine Açık Mektubumdur,

Ben, Işık Ergüden. Bu açık mektubu, Yapı Kredi Yayınları’nın yıllardır basmakta olduğu ve Şubat 2019’da 43. baskısını yapmış olan Amin Maalouf’un Tanios Kayası kitabının çevirmeni sıfatıyla yazıyorum. Söz konusu kitap için yayıneviyle yapmış olduğumuz sözleşme gereği kitabın her yeni baskısından brüt yüzde altı oranında bir ödeme almaktaydım. Bu ödeme yıllara ve baskı sayısına göre değişmekle birlikte yılda 2000 tl ile 4000 tl arasında bir miktara denk düşmekteydi. Söz konusu kitap genel olarak yılda bir kez, ender olarak da iki kez baskı yapıyor ve yayınevi baskı sayısına göre yukarıda telaffuz ettiğim miktarda parayı kitabın basılmasından üç ay sonra çeviri karşılığı olarak tarafıma ödüyordu.

Yakın dönemde yayınevinin muhasebesi tarafından aranarak brüt yüzde altı oranındaki çeviri ücretinin yayınevi tarafından düşürülmek istendiği tarafıma bildirildi. Öngördükleri oran “brüt yüzde iki” idi. Bu koşulu kabul etmeyeceğimi, “çay parasına” çeviri yapmamın kabul edilebilir olmadığını belirttim. Karşılığında gönderdikleri tek taraflı fesih beyanında “muhatap ile yapılan şifahi görüşmelerde, sözleşmenin uzatılması noktasında ticari şartlarda mutabık kalınamamıştır” ibaresiyle aramızdaki sözleşmeyi tek yanlı olarak feshettiklerini belirttiler.sshot-32

Bu durum, çevirmenlere dayatılmak istenen kölelik koşullarının somut bir örneğidir. Türkiye’de tamamen güvencesiz koşullarda, hiçbir sağlık güvencesi ve emeklilik olanağı, tek bir ücretli tatil günü olmaksızın, asgari ücretin altında gelirlerle hayatta kalmaya çalışan kalifiye emek sahibi çevirmenler açısından çevirdikleri kitapların yeni baskı yapmasının ve bu baskılardan ücret almanın bir tür “olmayan ikramiye” ya da “olmayan emeklilik” anlamına geldiğini, keza kitap çevirmenliğinin diğer sorunlarını “Kitap Çevirmenliğinin Kölelik Hâline Doğru” başlıklı yazımda belirtmiştim ( https://t24.com.tr/k24/yazi/cevirmenlik,2026 ).

Yapı Kredi Yayınları Amin Maalouf ve “Tanios Kayası” okurlarının yıllardır bildiği ve tanıdığı bu nitelikli çeviriyi reddedip verilen emeği (ve tarafımdan yapılan çeviriyi) ıskartaya çıkarıp çöp haline getirmekte, üstelik kitabın yeni yapılacak çevirisinde eski çeviriden “faydalanma”, açık tabirle “intihal” ihtimalini apaçık ortaya koyarak kitabın eski çevirmenini tedirgin ve teyakkuz halinde tutmakta, ayrıca kitabın çevirisine talip olacak yeni çevirmen için de olası bir mayınlı alan yaratmaktadır. Yapı Kredi Yayınları’nın yarattığı bu çok yönlü mağduriyetin temelinde, yılda 2000 tl ile 4000 tl arası bir parayı ödemekten imtina etmesi, yani “çoksatar” nitelikteki kitapların çevirisini tek seferde ödenecek bir miktar parayla kapatıp bütün kârı gasp etme talebindeki neoliberal yayıncılık zihniyeti yatmaktadır.

Üstelik güvencesiz çalışma koşulları çerçevesinde çevirmenlerin bir sendikası; görev tanımı gereği çevirmenin hakkını aramakla mükellef, görev tanımı gereği buna zorunlu ve bununla bağlı bir örgütlenmesi mevcut değildir. Dolayısıyla “yasallık” görüntüsü altındaki bu “bir tür işten çıkartma”, bir tür “taşeronlaştırma”, bu emrivaki karşısında çevirmen şahıs olarak tek başına mücadele etmek mecburiyetindedir.

Çevirmen emeğini köle emeğine dönüştürmeye yönelik bu politikayı bastıkları ve yayımladıkları kitapların çizgisiyle, ruhuyla nasıl bağdaştırdıkları sorusunun cevabını yayınevine bırakmak üzere, böyle bir tavrı benimsemeyeceğine inandığım kitap okurlarına ve bu kölelik koşullarını kabul etmeyeceğini düşündüğüm çevirmenler ile çevirmen dostu yayınevlerine teşhir etmeyi, keza yurtdışındaki yayıncılara da bildirmeyi görev bildiğimi belirtmek isterim.

Bu açık mektubun duyulmasına katkı sağlayacak, duyarlılık gösterecek, tavır alacak herkese şimdiden teşekkürler, saygılar.

Işık Ergüden

isikerguden@yahoo.com

*

EDİTÖRDEN EK ve DÜZELTME

Bu açıklamayı yayınladıktan sonra, sosyal medya üzerinde Mehmet Fatih Kutan, aynı durumu, aynı kitapta bir başka çevirmenin 2005 yılında yaşadığını hatırlattı. Aslında Maalouf’un bu kitabının ilk çevirmeni Ercüment Ekrem Talu’nun kızı ve Recaizade Mahmut Ekrem’in torunu Esin Talu-Çelikkan (1931-1998). Işık Ergüden kitabın yeniden çevirmeni olmuş 2005 yılında. Esin Hanım’ın oğlu 2005 yılında, yine telif yüzdesinden kaynaklanan yaşanan bu değişikliği o dönemde, Radikal gazetesindeki köşesinde (18.05.2009) şöyle dile getirmiş:

“Kişisel

Annem ve Yapı Kredi

Yapı Kredi Bankası’nın yüzde 51’lik hissesinin Koç Grubu tarafından bu ay sonu satın alınması bekleniyor. Tabii belli pürüzler aşılabilirse. Ben size banka bünyesindeki Yapı Kredi Yayıncılık’la ilgili başımdan geçenleri anlatacağım. Gazete sütunlarının kişisel meselelerle işgal edilmesinden hazzetmem. Ancak bu konunun ne kadar kişisel olduğunun kararını okura bırakıyorum.
Birkaç yıl önce ölen annem, emekliliği boyunca çeviriler yaptı. Farklı yayınevleriyle çalıştı ancak Yapı Kredi ile düzenli ve memnuniyet verici bir ilişkisi oldu. Çevirdiği Amin Maalouf kitapları çok sattı. Annem Esin Talu-Çelikkan, öldükten sonra da kitaplar basıldıkça mirasçısı olarak ben para aldım. Doğrusu hiç takip etmedim çünkü her şey çok düzenli yürüyordu.

Taa ki… Bu yıl başında aldığım mektuba ve Yapı Kredi Yayıncılık yönetimi değişene kadar. Yapı Kredi, yazar ve çevirmenlerine telif ödemelerini o güne kadar, kitabın basımından bir ay sonra yapıyordu. Mektuptan anladık ki bunun gerekçesi yazar ve çevirmenleri enflasyona karşı korumak imiş. Ancak artık enflasyonsuz ortam olduğu için dört ay sonra ödeme yapacaklarmış. Yazıyı ciddiye almadım. Anlaşılan Yapı Kredi’nin içinde bulunduğu finansal kriz yayınevine de yansımıştı. Ama bu beni ilgilendirmiyordu. Daha sonra yayınevinin değişen ve sektörün kıdemlilerinden yöneticisinin randevu talebi üzerine görüşmeye gittim. O da, sektörde uygulamanın bu olduğunu -ki değil- artık böyle yapmak istediklerini anlattı. Ben, bu yayınevine insanları bu koşullarda çağırmadıklarını, bankanın ve belki yayınevinin kötü yönetilmiş olmasından benim sorumlu tutulamayacağımı, başkalarının kusurlarının bedelini yazar ve çevirmenlere ödetmenin hiç yakışık almayan bir tutum olduğunu belirttim. Ayrıca bunu kabul etmenin çevirmediğim bir kitap üzerinden çevirmenlere de büyük haksızlık olacağını söyledim. Düşünmemi rica etti.

Düşündüm.esin talu-çelikkan maalouf

Her ne kadar yukarıda saydığım gerekçeler geçerliliğini koruyor idiyse de bu her yıl baskısı yapılan kitaplar annemin isminin yaşatıldığı tek yerdi. Bunu sona erdirmeye kıyamadım ve dört ayı kabul ettim. Kabul görüşmesine 30’dan fazla baskı yapmış olan kitaplar için yönetici hanım şunu söyledi: “Yeni baskılarda gördük ki redaksiyon gerekiyor.” Yani daha önceki yöneticiler atlamış! 30 basım yapılmış, şimdi akılları başlarına gelmiş! Neyse, ‘her çeviri redaksiyon gerektirir’ diyerek eğer çevirileri redakte etmek istiyorsa buna itirazım olmayacağını hissettirmeye çalıştım. Ancak kazın ayağı öyle değilmiş. Bu redaksiyon için de yüzde 10 olan telif ücretini yüzde 8’e indirecekmiş. Ben de “Dünyada ve Türkiye’de hangi yayınevinde redaksiyon parası çevirmene ödetilir, bu nasıl samimiyetsiz bir esnaf dilidir” diyerek bunu kabul etmedim. İkaz geldi, “Ama biz yüzde 8 vererek yeniden çevirtebiliriz,” diye!

Tüm bunları anlatmamın nedeni Amin Maalouf’un “Doğunun Limanları” adlı kitabının 32. baskısı kitapçılarda. 31 baskıdan sonra çevirmeni değişti. Artık annemin çevirisiyle yayımlanmıyor. Keza “Semerkant”, “Işık Bahçeleri”, “Tanios Kayası”, “Beatrice’ten Sonra Birinci Yüzyıl”ın yeni basımları da Esin Talu-Çelikkan çevirisiyle yayımlanmayacak. Okurlarına duyurulur!”

Ergüden’in açıklamasında Çelikkan’ın adının anılması gerekirdi, hatta eleştiriyi daha da temellendiren, yayıncının her krizde telif düşürdüğünü hatırlatan iyi bir veri olurdu. Ya bir dalgınlık ya da bağlamı dağıtmamak için bu yapılmamış, yanlışlıkla Çelikkan’ın adı ikinci kez silinmiş çeviriden. Neyse ki okurlar unutmuyor, hemen hatırlatıyor.

Daha fazla Deneme
kars sabri
Çeviribilim ve Kars; ya da Orhan Pamuk Ne Kadar Yanılmış?

Çeviribilim ve Kars; ya da Orhan Pamuk Ne Kadar Yanılmış?

Kapat