1968 Öncesi ve Sonrası Çevirmen Hak ve Sorumlulukları

Posted by on Kasım 7, 2008 in Güncel

1999’da çevirmen, çeviri işletmecileri ve akademisyenler tarafından kurulan Çeviri Derneği her yıl olduğu gibi bu yıl da TÜYAP’ta çevirmen hakları ve sorumlukları üzerine bir panel düzenledi. Öğretim üyesi ve aynı zamanda 1968 yılından bu yana çeviri etkinliğinin doğrudan içinde bulunan Prof. Dr. Işın Bengi’nin yönettiği panelde, konuşmacılar uzun yıllar çevirmenlik yapan, İstanbul Üniversitesi, Çeviribilim Bölümü’nde öğretim üyesi Doç. Dr. Sakine Eruz, Çeviri Derneği’nin kurucu üyelerinden, derneğin çalışması için her türlü desteği veren işletmeci ve çevirmen Osman Kaya, Çeviri Derneği’nin tüzüğünün hazırlanmasında hukuki açıdan büyük katkısı bulunan, çevirmen, işletmeci, eğitmen, hukukçu Turgut Ağar ve çeviri derneğinde kuruluş aşamasından günümüze üyesi bulunan çevirmen Mahir Boyacıoğlu’ydu.

Bengi çevirinin öncelikle günümüzde katmanlı çok boyutluluğuna ve artık çeviri işlerinin çok sayıda kişiler tarafından kotarılan organize işler olmasına dikkat çekti. Eruz 1952’de kabul edilen Cumhuriyet’in ilk telif yasasını hazırlayan Türkiye’ye Atatürk tarafından davet edilmiş, tanınmış hukukçu Prof. Hirsch’in Türkiye’de yanlış alımlama ve örgütlenememe üstüne söylediklerinden de yola çıkarak, bugüne değin çevirmenlerin örgütlenip işlevsel bir mevzuat hazırlamük üzere harekete geçememelerinin nedenlerini sorguladı. Çeviri Derneği’nin kuruluşundan günümüze, kendi deyimiyle derneğin “ev avukatı” olan Ağar da, çevirmenin yenilenen telif yasasındaki konumunu bir kez daha dile getirdi; bu bağlamda çevirmenin de yazarın yanında benzer haklara sahip olduğunu vurguladı. Geçmişte aslında daha saygın bir konumda bulunan çevirmenin günümüzdeki konumsuzluğunu dile getiren Boyacıoğlu ise, çevirmenin günümüzde yaşadığı sorunları ele aldı. Kaya, son yıllarda çevirmenlikte standardizasyonla ilgili çalışmaların yapılmaya başlandığını, ancak bu çalışmaların gerçekten çevirmenlerin leyhine mevzuatlara dönüşmesi için Türkiye’de bu işe gönül vermiş tüm çevirmenlerin elele vererek birlik içinde çalışmasının önemini vurguladı.

Panele katılan konuşmacılar 1999 yılında derneği kurduklarında Türkiye’ye de Batı’da olduğu gibi çağdaş bir mevzuat getirmeyi amaçlıyorlardı ve tüzüklerini de bu doğrultuda uzun çalışmalar sonucu oluşturdular. Bu bağlamda 28 kişilik bir etik kurul kurularak defalarca yapılan toplantılar sonunda çevirmenlik etiğini de oluşturan dernek, aslında çok sayıda etkinlik yaptığı halde, çeviri yapan kesim arasında, çevirmenlerin menfaatlerini korumaları için gereken yankıyı bulamadığını da belirtti. Bunun bir çok nedeni olduğuna da değinildi panelde. Düzgün bir ücret politikası olmadığı için gece gündüz çalışan çevirmenin örgütlenmek için zaman ayıracak gücü bulamadığı vurgulandı. Oysa çevirmenlik konusunda Türkiye’de de çağdaş mevzuatlara kavuşmak için “bir dokun bin ah işit şeklinde” çalışan uzman çevirmenlerin, yakınma dışında örgütlenerek, sağduyulu paylaşımlarla çağdaş bir mevzuat hazırlamak için tek ses olarak hareket etmeleri gerekmektedir.

Çeviri Derneği Tüyap Fuarı'nda derneğin yayınlarının yanısıra, çeşitli çeviribilim yayınlarından bir seçmeyle birlikte yer alıyor.

Çeviri Derneği Tüyap Fuarı'nda derneğin yayınlarının yanısıra, çeviribilim ve çeviri konulu çeşitli yayınlardan bir seçmeyle birlikte yer alıyor.

Daha fazla Güncel
Frankfurt’ta Türkçe Çeviri Etkinlikleri

Türkiye'nin onur konuğu olduğu Frankfurt Fuarı'nda çeviribilimciler, çevirmenler ve çeviri örgütleri de temsil edildi. Türkçeden ya da Türkçeye yapılan çevirilerden,...

Kapat