Direnmenin Estetiği Toplantısından İzlenimler

Posted by on Mayıs 17, 2006 in Etkinlik, Güncel, Kitap

6 Mayıs’ta  Goethe Enstitüsü, Yapı Kredi Kültür Sanat ve İsveç Konsolosluğunun ortak girişimiyle gerçekleştirilen ve Peter Weiss’ın Direnmenin Estetiği adlı romanına “Türkçeye hoş geldin” diyen oturumları, paneli, söyleşileri izledim. İki de film gösterimi olduğunu öğrendim, bunları izleme fırsatım olmadı, ne yazık.

Bu kitabı dilimize kazandıran çevirmenlerin, Tanyeri ve Kurultay’ın büyük emeğini, sabrını ve becerisini kutlayarak dinlediklerimden bir çeviri kitap olarak Direnmenin Estetiği‘ne ilişkin izlenimler aktarmak istiyorum.

İlkin Peter Weiss’ın eşi Gunilla Palmstierna-Weiss kitabın yazılışına ilişkin anı ağırlıklı ancak değerlendirmeleri içeren bir konuşma yaptı. Bu tür aktarımlar, hem tarihe tanıklık yapıyor hem de kitabın oluşum sürecini yansıttığından okurla kitap arasında bir sıcaklık, bir çekim alanı yaratıyor. Örneğin, yazarın kitabı yazarken bir günlük tuttuğunu öğrendik. Yaşamın içinden, insanca ayrıntılara inerek bizim için elle tutulur bir yakınlığa çektik yazarı ve yaşadıklarını imgelemimizde. Böylesi okur emeği isteyen bir metin için de değerli bu tür ısınmalar. (Ben çok şanslıydım; daha Üsküdar-Beşiktaş motorunda Sakine Eruz’dan ayrıntılı bir Peter Weiss tanıtımı dinlemiştim.)

Ardından oturumların ve panelin yöneticisi Turgay Kurultay, kitabın çevirmenlerinden biri olarak değerlendirmesini yaparak sözü öteki konuşmacılara bıraktı. Konuşmacılar kitabı, kendi iç dengeleriyle, yazınsal teknikleri ile oluşan bir metin olarak ele aldıkları gibi,  sanat kavramı, sanat tarihi ve sanat yapıtları ile ilişkileri içinde de değerlendirdiler. Ayrıca, metnin toplumsal tarihsel bağlam ve ağ içindeki konumuna göndermeler yaptılar.

Böylece, kitabın ilk oluşum sürecini öğrenerek başlayan serüvenimiz, kitabın yaşayan, dış dünya ile iletişim kuran bir açık dizge hatta örgensel bir varlık olarak kendini geliştirme biçimini yani varolduğu dizge içindeki, Alman okuru karşısındaki ömrünü izleyerek sürdü.

Tam bu noktada, çok ilginç bir katman eklendi izlenceye; katmerlendi de diyebiliriz. Sergilenen olguya tat katarak eklenen katmer, değerli romancı Vedat Türkali, romanı Güven, ve iki romanı karşılaştıran  değerli araştırmacı Mediha Göbenli oldu.

Mediha Göbenli’nin resmi tarih yazımına seçenek oluşturduğunu söylediği bu iki yapıt elimizde, yazarlardan birisi de karşımızdaydı. Tarihi bir an: çünkü bununla da bitmiyordu iş.  Evet, değerli üç ayrı Alman araştırmacıdan kitabın Alman ömrünü dinlemiştik, ancak, işin benim için ilginç olan yanı şimdi kitabı 5 yıllık bir gebelikten ve doğum sancısından sonra (eğretilemesiz olmaz, eş koşuyorum yazara çevirmenleri!) Türk okuru için yeniden doğuran iki çevirmen, iki usta da sahnedeydi.

Burada Tanyeri’nin sözleri çok anlamlıydı: Türk okurunu okumaya davet eden Tanyeri, gözlerinin üstümüzde olduğunu anlatan konuşmasında, bu metni okumazsak hem yazarın, hem eşinin, hem araştırmacıların, hem çevirmenlerin hem yayıncının, vb. hakkını yemiş olacağımızı sezdirdi. Hatta, belki Güven yazarının da güvenini yitirecektik.

Oturumlardan sonra yapılan panelde de romanı okumuş olanların azınlıkta kalmasından çevirmenlerin uyarısının ne denli yerinde olduğu ortaya çıkıyordu. Yine de, Vedat Türkali başta olmak üzere dinleyicilerin katkıları birçok yönden ilginç ve yararlı oldu.

İki ayrı dizgede doğum öyküsünü dinlediğimiz, birçok açıdan bakanların gözlerini ödünç alıp baktığımız, kendi geleneğimizdeki kardeşi, yoldaşı Güven’le karşılaştırarak özümsemeye çalıştığımız, bizden kılmaya çabaladığımız (ki bu da alımlamanın belki de ilk adımı) Direnmenin Estetiği’nin ömrünü, bu coğrafyada, bu tarihte, bu toplumda, bu dizgede de sürdürmesi bizim elimizde, yani okurun elinde. Çevirmenlerin hep yaptığı gibi, emek emek yarattıkları yapıtları elimize hep bıraktıkları gibi, Tanyeri ile Kurultay da yavruyu kucağımıza bırakıyorlar. Esirgeyen bağışlayan, sabır taşı çevirmenlerimiz. Biz merak eder, okur, konuşur, tartışır, sever, yerer, ilgilenirsek yaşayacak, bu dizgedeki ömrünü sürdürecek kitap.

G. Palmstierna-Weiss alımlanmayı sağlamak, kolaylaştırmak ve işlevselleştirmek için İsveç’te yapılanları anlattı. Mediha Göbenli de bu konuda ilk adımı atacaklarının haberini verdi, bir işçi grubuyla Nazım Hikmet Kültür Merkezinde yapılacak bir okuma işliğinden söz etti. Ben de biliyorum, bir okuma ve tartışma grubu kurmaya hazırlananlar var.

Yukarıda izlenimsel de olsa aktarmaya çalıştığım konferans ve panel için düzenleyen ve sunanlara,  bu kitabı seçtikleri, karşılaştıkları bin bir sorundan yılmadan bize aktardıkları için değerli dostlarımıza, çevirmenlerimize teşekkürler.

Daha fazla Etkinlik, Güncel, Kitap
Babelfish, Skype, Cyberpunk

Babelfish, yani Babil Balığı adını taşıyan, "küresel bir kuşak için dil düzlemi" sloganıyla çalışan bir şirket var. Çeviri, yerelleştirme, küreselleştirme,...

Kapat