Çevirmenin Mülkiyeti

Posted by on Kasım 1, 2005 in Tarih

proudhon.jpg

Vedat Gülşen Üretürk‘ün 1968 yılında yaptığı Proudhon çevirisi, çeviri tarihinde çok özgün bir yere sahip olmaya aday bir çeviri. Kitap, dönemin önemli yayınevlerinden olan Ararat Yayınevi’nden çıkmış. Üretürk, kitaba bir önsöz bir de sonsöz yazmış.

Kitabın arka kapağında bu ilk Proudhon çevirisi için şöyle söyleniyor: “1840’ta basılan bir yapıtın çok geç kalmış bir çevirisi.” Önsöz’de hâlâ güncelliğini koruyan iki soruna değinilmiş: “Çeviride hiçbir atlama yapmadık. Yalnız, yürürlükteki kitap adını kısaltma anlayışı yüzünden, adını kısalttık.”

Önsöz’ün ardından yine çeviri bir yaşam öyküsü, 1965 yılına dek Proudhon üzerine incelemeler listesi ve bir giriş yazısı var. Metinde metne ait notlar sayfa altına konmuş, çevirmen notları ayrıca belirtilerek kitabın sonuna yerleştirilmiş. Bu notlar arasında ilginç, hatta radikal sayılabilecek olanlar var. Sözgelimi, Giriş’in 6 nolu çevirmen notunda şöyle deniyor: “(Öte yandan… açıkça görünmüyor) tümcesinin çevirisinde, Ord. Prof. Dr. Cabir Hamdi Sepen’in yardımını gördük.” Önsöz, 2 nolu notta: “Burayı çevirirken, bizdeki akademinin, aradan şu kadar zaman geçmekle birlikte, hiç de böylesi konuyu iş edinmediğini düşündük.” Ayrıca, Augustin, Nadir, Antipot, Reid gibi terim ve isimler açıklanırkan, bazı terim ve isimler için farklı açıklamalar yapılmış. 2. Bölüm, 1 nolu not: “Duranton. Okuyucu bulabilir.” 2 nolu not: “Daha önce açıklandı.” 8 nolu not: “Sine qua non – Okuyucuya bırakılmıştır.

Daha fazla Tarih
Çevirmenin Alanı

Metnin konunun uzmanına çevirtilmesine ilginç bir örnek. İlhan Akipek, devletler hukuku uzmanı. İlber Ortaylı'nın bir yazısında şöyle anılıyor: "Jale Akipek...

Kapat