George Soros ve Çeviri

Posted by on Haziran 22, 2006 in Güncel, Kitap

Güngör Uras, spekülatör ve hayırsever George Soros’un Türkiye’ye gelerek geniş çaplı görüşmeler yapması dolayısıyla “Ben Soros’tan Korkarım” başlıklı bir yazı yazdı:

“Şu günlerde başımız dışarıda dertte. İçeride dertte. ABD ve AB ile ilişkiler gergin. Dış dünya, Kıbrıs ve Kürt sorununu bahane ederek Türkiye’yi sıkıştırıyor. İçeride cumhurbaşkanlığı ve erken genel seçim tartışmaları gündemin başına oturdu. İşte bu sırada ekonomi karıştı. Neyin ne olacağı belli değil… Tam Soros’a göre bir ortam…

Yabancı veya yerli bankalardan YTL ile kredi çekse, topladığı YTL ile döviz toplamaya başlasa… Alınız başınıza “kocaman bir ekonomik kriz”… Açık Toplum Enstitüsü etrafında topladığı entelektüeller, yazarlar, çizerler, üniversiteler ve ülke politikasında şu veya bu görüş yanlılarına destek vermeye başlasa… “Alınız başınıza kocaman bir belayı”…

Soros’un pozisyon alma hakkı var da benim yok mu? Benim pozisyonum belli. Ben Soros’u sevmiyorum. Türkiye’deki ilişkilerini yanlış ve zararlı olarak değerlendiriyorum. Bunun için Soros’tan korkuyorum. Ama, benim Soros’u sevmemem “ne yazar”? Soros sevenler o kadar çok ki… Bakınız şu kriz döneminde, AB’den, ekonomiden, enerjiden sorumlu anlı şanlı bakanlarımız. Soros ile yemek yemek için, Ankara’yı bırakıyor, koşa koşa İstanbul’a geliyor.”

George Soros daha önce Türkiye’de bazı sektörlere yatırım yapmış, Türkiye’den gelen çağrılarla birlikte gelecekte yatırım yapacağını söylemişti. Soros’un Türkiye’de bilinen en açık etkinliği, Açık Toplum Enstitüsü’nün Türkiye şubesi aracılığıyla yapılıyor. Bu enstitünün özellikle Balkanlar, Rusya, Orta Asya’da şubeleri bulunuyor.

Açık Toplum Enstitüsü çalışmaları doğrultusunda, birçok alana yardımda bulunuyor. Çeviri de bu alanlardan biri. Soros Vakfı ve Açık Toplum Enstitüsü’nün destek verdiği çeviri projelerinden biri, Next Page Vakfı’na ait Network çeviri Projesi ve Doğu Doğuyu Çeviriyor Projesi.

Network Çeviri Projesi yapıtların Orta ve Doğu Avrupa dillerine çevrilip yayınlanmasını destekliyor. Çeviri için seçilen yapıtlar insan bilimleri ve sosyal bilimler alanında ve toplumsal olarak önemli çağdaş konuları ele alıyor. Yıllar içinde, program 2000’den fazla kitabı destekledi ve şu anda Orta ve Doğu Avrupa ve eski Sovyetler Birliği’ndeki 20 ülkede yürütülüyor.

Desteklenen başka çeviri projeleri de var: Roma Çeviri Projesi, Kadın Çeviri Projesi, Gay & Lezbiyen Konuları Çeviri Projesi..

2002 yılından itibaren, vakıf hem tek tek yayınları destekleyerek hem de Doğu Avrupa’da Roman dilinin yayılması ve eğitimini destekleyerek Roman dilindeki yayıncılık alanında etkin olmuştur.

Next Page eski Yugoslavya’daki kitap piyasasını güçlendirmeye ve Hırvatistan, Sırbistan, Karadağ ve Bosna ve Hersek arasında işbirliğini canlandırmaya çalışan Sınır Ötesi Kitaplar’ın da (Books Across Borders) bir ortağıdır. Proje ilgili ülkelerdeki Soros vakıflarıyla, Sırbistan Milli Kütüphanesi’yle, CEEBP-Amsterdam ve Hollanda Dış İşleri Bakanlığı’nın MATRA programıyla ortaklık içinde ortaya çıkmıştır.

Bunun dışında Açık Toplum Enstitüsü, örneğin Azerbaycan’da yayıncılık ve çeviri alanının sorunlarını çözmek üzere çalışıyor. Azerbaycan’da 2003 yılı hedefleri “yayıncılık işini daha örgütlü hale getirmek ve yayıncıların çeviri projelerine finansal desteklerini artırmak üzere teşvik etmek” olarak belirlenmiş.

Rusya’da çeviri projelerinin gelişme sürecine ilişkin olarak İrina Savelevia, 2001 yılında şöyle diyor:

Perestroyka Rus okurlarının Freud, Fromm, Jung ve Nietzsche’nin, ayrıca Braudel, Toynbee, Weber, Mannheim vb. yazarların çok sayıda yapıtına ulaşmasını sağladı. Batılı neo-Marksistler de ilk çevrilmeye başlandı. Yayıncılık, uzmanlık literatürünün çevirileriyle birlikte, en azından başlangıçta verimli bir iş oldu. Fakat, bu yapıtların başlıca tüketicileri olan “entelektüeller” çok geçmeden kendilerini yoksulluk sınırının altında buldular. Kütüphaneler ve eğitim kurumları da ciddi bir fon yetersizliği yaşadı. Sonuçta, insan bilimlerine ilgi duyan okurlara yönelik kitapların yayını sorunlu bir hal aldı.

Bu koşullarda, insan bilimleri ve toplum bilimleri alanındaki yabancı literatürün yayınına adanmış bir proje fikri tam zamanında geldi.

Türkiye’de de “entelektüellerin” yoksulluk sınırının altına geçtiği ve her ne kadar akıl almaz sayıda yayın yapılsa da, kültürün son on yılda aşırı pahalandığı söylenebilir. Bu çerçevede Soros’un çeviri ve yayıncılık fonlarının devreye girmesi şaşırtıcı olmaz. Örneğin, Türk Sosyal Bilimler Derneği’nin 2004 yılında “Küreselleş[tiril]en Kadın -Eşitsizliğin Geleceğinden Raporlar” adıyla yayımladığı bir Christa Wichterich çevirisi Next Page Vakfı’nın desteğini almış. Soros’un desteklediği çeviri projelerinin Türkiye’deki yayınlarla ne ölçüde ve nasıl örtüştüğü, gelecekte Soros’un doğrudan yayıncılık alanına girip girmeyeceği önümüzdeki günlerde belli olacak. Ama Soros’un çalışmalarının birçok açıdan önemli bir örnek oluşturduğu söylenebilir: American Council of Learned Societies (Eğitimli Toplumlar Amerikan Konseyi) tarafından, Ford Vakfı’nın desteğiyle hazırlanan Sosyal Bilim Metinlerinin Çevirisi İçin Rehber adlı çalışmada Soros’un Rusya’daki çeviri çalışmaları örnek olarak gösteriliyor. Bu açıdan bakılırsa, bu rehberde yer alan Boğaziçi Üniversitesi Çeviribilim Bölümü, 14-15 Kasım 2005 tarihleri arasında düzenlediği sempozyumda çok önemli bir soru sormuştu: Kavramlar Çevrildikçe Çeviri Düşüncemizi Biçimlendiriyor (Mu)? Bence, biçimlendiriyor, ama kimin çevirttiği, kimin kime çevirdiği de bu noktada önemli oluyor.

 

İlgili Okuma: “Sovyetler birliği Sonrası Rusya’da Çeviri Trajedisi,” Mişa Gaboviş.

Daha fazla Güncel, Kitap
Yeniden: “Toplatılan Kitaplardan Seçmeler”

M.E.B. tavsiyeli klasiklerin çevirilerinin intihallerinin olağanlaştığı, kitapların dava konusu olduğu, yazar, yayıncı, çevirmen ve gazetecilerin hazırlanan yasalara karşı ortak açıklama...

Kapat