“Çeviri olduğu sezilmeyen çeviri”

Posted by on Ekim 29, 2009 in Çevirmen, Rusyadan

Sergey Nikolayeviç  Zenkin (1954- ): Fransızca çevirmeni. 1996 yılında “Yeni Edebiyata Genel Bakış” Dergisinin 13. sayısının editörü ve redaktörü, 1997 yılında Roland Barthes’ın “Söylenler” (1996) kitabının yorumlu bilimsel basımının yazarı, 2000 ylındaysa “Fransız Edebiyatı Üzerine Çalışmalar” kitabının yazarı ve Georges Bataille ve Jean Baudrillard‘ın yayıncısı sıfatıyla üç kez Fransa’nın Moskova Büyükelçiliği ve “İnostrannaya Literatura” (Yabancı Edebiyat) Dergisinin birlikte verdiği “Leroy- Beaulieu” ödülüne layık görüldü. Çevirdiği yazarlardan bazıları: Roland Barthes (“Seçme yazılar: Göstergebilim, şiirbilim”, “Söylenler”), Astolphe d Custine (“1839’daki Rusya”), Jean Ray (“Siyah Ayna”), Jean -Paul Sartre (“Özel Yaşam” ve “Erostrate”), Jean Baudrillard (“Nesneler Sistemi”), Fernand Braudel (“Fransa ne demektir?”, “Mekan ve Tarih”), Gerard Genette (“Figürler: Şiirbilim Üzerine Çalışmalar”), Felix Guattari (“Felsefe nedir?”).

Çevirirken en fazla zorlandığınız yazar ya da eser hangisi?

Yazarı ne kadar çok seversen o kadar zorlanıyorsun. Metne yoğunlaştığında, çeviri sorunları anlamına da gelen yeni anlamlar yakalıyorsun ve yazarın düşüncelerinin derinine indiğin oranda herşey daha da zor bir hal alıyor. Bu anlamda en zorlandığım (çünkü en sevdiğim) yazar Roland Barthes.

Çevirmek için eser (ya da yazar) seçerken neleri kriter alıyorsunuz?

Yazarları ya da eserleri genelde ben seçmiyorum, bunu benim yerime yayıncılar yapıyor. Sanatsal edebiyat değil de, sosyal bilimler, felsefe, sosyoloji, kültür ve edebiyat tarihi, edebiyat teorisiyle ilgili “Entellektüel denemelerden” oluşan kültür alanını ben seçiyorum.

Hangi ülkenin edebiyatı ilginizi çekiyor ve neden?

Şu ana kadar sadece Fransızcadan çeviriler yaptım. Fransız kültürünü hem radikal düşünceleri, hem de bu düşüncelerin sonunu kestirebimek için hazır olmaları bakımından ilginç buluyorum.

Süre sınırı  çevirinin kalitesini etkiler mi ne düşünüyorsunuz, sizin çalışmanızı etkiliyor mu?

Genelde hızlı çeviririm fakat çalışma hızının ne yardımı ne de engeli oluyor. Gerçekten ciddi anlamda fayda sağlayacak tek şey bitirilen çevirinin birkaç ay bir kenara bırakılması imkanı ve sonra bu çevirinin yeniden gözden geçirilmesi. Maalesef böyle bir imkan her zaman tanınmıyor.

Birkaç  eseri aynı anda çevirdiğiniz oluyor mu, evetse bu eserlerin farklı türlere ait olduğu oluyor mu?

Genelde tek bir eseri çeviriyorum, attan düşen palyaçonun dediği gibi: “Bunun işi bitmiş, diğerini getirin”.

Sizce hangi çeviri eserler (ya da yazarlar) Rusça  çevirileriyle mahvoldu?

Mahvolan yazar yok bence, şimdi çok sayıda çeviri yapılıyor ve her yazarın iyisiyle kötüsüyle farklı  çevirmenleri var. Alıntı yapmak için orjinalinden her cümlesinin kontrol edilmesinin lazım geldiği, çevirilerinin kullanılmaması  gereken mahvolan tek tük eser var. Buna Gilles Deleuze‘in “Anlamın Mantığı” örnek gösterilebilir. Tekrar ediyorum burada sadece “entellektüel denemeler”le ilgili çevirileri kastediyorum.

İlginizi çeken yabancı çeviri okulları var mı?

Bildiğim herhangi bir yabancı  çeviri okulu yok. Anladığım kadarıyla Batı ülkelerinde (sanırım Asya’da örneğin Japonya’da tam tersi bir durum söz konusu) çeviri sanattan ziyade meslek olarak görülüyor, dolayısıyla da “okul” meselesi o kadar aktüel değil. Bununla beraber, bu düşüncem, çevirinin benim çalıştığım özel bir alan için geçerli olması bakımından yanıltıcı da olabilir.

Bir çevirmen için bir eserin ilk çevirmeni olmak önemli midir, bunun çeviriye bir faydası  (ya da tam tersi) olur mu?

Şu ana kadar ilk çevirmeni olmadığım bir eser olmadı, bu yüzden kıyaslayamıyorum. Diğer çevirmenler (ya da yayıncılar) için bir eserin eski çevirilerinin bulunması bazı sorunlar yaratıyor. Örneğin bu yıl Alain Badiou’nun “Sonsuz Düşünce”si “Respublika” (Cumhuriyet) Yayınevi tarafından benim yazdığım önsözle yayınlandı lakin ben çeviri çalışmaları süresinde çevirileri kontrol edemedim. Ancak kitap yayınlandığında göz attım ve daha 1988’lerde “İnostrannaya Literatura” (Yabancı Edebiyat) dergisinde tefrika edilen üç çevirimin basılmış olduğunu gördüm. Kelimesi kelimesine ( 3-4 kelime değişikliğiyle) yeniden basılmış ama başka birinin imzasıyla!

Çağdaş ya da klasik edebiyattan Rusça’ya en başarılı çeviriler sizce hangileri?

Bilmiyorum. Mesele şu ki, iyi bir çeviri kaybolmama, orjinali önünde bozulmama eğilimi gösterir, iyi çeviri, çeviri olduğu sezilmeyen çeviridir, her türlü çeviri başarısı da genellikle metnin yazarının değil, çevirmenin yaratıcılığının bir göstergesidir. Benim dar çeviri alanımda gönül rahatlığıyla yararlanılabilecek çok sayıda çevirim var, en iyi mesleki övgü de bu bence.

İlginç bulduğunuz çağdaş Rus çevirmenler hangileri, neden?

Fransız entelektüellerinden denemeler çevirenlerden Natalya Avtonomova, Boris Dubin, Sergey Fokin, Viktor Lapitski. Çeviriye yaklaşımları ve mesleki bilinçlerinin yüksekliği gibi ortak nedenlerden dolayı..

(Rusçadan çeviren: Hanife Çaylak)

Daha fazla Çevirmen, Rusyadan
Ünsal Oskay (1939-2009): Düşünürgezer Çevirmen

Ünsal Oskay (1939, Şanlıurfa-2009, İstanbul). Çeviri Eserleri: Walter Gellhorn, Amerikan Hakları Anayasasının Uygulanması 1965; Kitle Haberleşme Teorilerine Giriş 1968; Bertrand D. Wolf, Devrim Yapan Üç Adam 1968; T.B. Bottomore, Toplumbilim 1972; Maurice Duverger, Metodoloji Açısından Sosyal Bilimlere Giriş 1973; Wright Mills, İktidar Seçkinleri 1974; John King Fairbank, Çin'in Sömürgeleşmesi ve Amerika'nın Çin Politikası 1976; G. Osipov, Toplumbilim Teori ve Yöntem Sorunları 1977; Wright Mills, Toplumbilimsel Düşün 1979; Ernst Bloch, Georg Lukacs, Bertolt Brecht, Walter Benjamin, Theodor Adorno-Derleyen Fredric Jameson, Estetik ve Politika 1985; Lewis Henry Morgan, Eski Toplum 2 cilt 1987; Martin Jay, Diyalektik İmgelem 1989; Bernard Lewis, İslâm'ın Siyasal Söylemi 1993.

Kapat