Şiiri Şairler Çevirmeli

Posted by on Haziran 1, 2006 in Kuram

Yazın çevirisi alanında roman öne çıkan bir tür, buna karşın şiir, tiyatro gibi diğer yazın dallarında yapılan çeviriler sıkça tartışma konusu olmuyor. Hatta film çevirisi bile yazın çevirisi bağlamında ele alınmıyor. Örneğin şiir çevirisi eleştirilerinin pek yapılmaması, şiirin ilgi görmemesiyle mi ilgili? Yazın çevirisi eleştirilerini bu açıdan nasıl değerlendiriyorsunuz?

Yazın çevirisi eleştirisinde amaç, çevirinin hem ürün hem de süreç olarak dizgisel ve betimleyici bir incelemesini nesnel yargılardan yola çıkarak gerçekleştirmektir. Belirli bir dil ve kültürde çeviri eleştirisine olan yaklaşım aynı zamanda çeviriye nasıl yaklaşıldığının bir göstergesi olabilir. Çeviri eleştirisi genelde yazıncılar ve dilbilimciler tarafından yapılmakta ve ne yazık ki özellikle ülkemizde çeviri sürecini etkileyen unsurlar ya da kaynak metnin yazınsal çözümlenmesi yapılmadan, çevirinin kaynak metne sadakati tartışılmakta; kimilerindeyse herhangi bir metinsel bulguya dayandırılmaksızın yapılan yargılarla çeviriler değerlendirilmektedir. Ülkemizde çeviri eleştirisi ile ilgili ölçütler özellikle son günlerde Perec’in Kayboluş adlı eserinin çevirisinde gördüğümüz gibi, tamamen gözardı edilmekte, kaynak metin sanatsal, kültürel ve toplumsal bir çerçevede ve ayrıntılı bir şekilde okunup değerlendirilmeden, çevirisiyle sadece dilsel göstergeler düzeyinde karşılaştırılarak, çevirinin hedef kitlenin sanatsal, yazınsal, toplumsal unsurlarıyla bir bütün olduğu unutularak eleştirilmektedir.

Kanımca yazın çevirisi eleştirisi ülkemizde yeterince ciddiye alınmamaktadır. Bunun nedeni çeviriye gereken önemin verilmemesi ve hala yazın çevirisini ikincil bir eylem olarak görmek düşüncesidir.


Oysa çeviribilimde ortaya konulan şekilde yazın çevirisi eleştirisi yapabilmek için bu uğraşın sınırlarını ve gerektirdiklerini çok dikkatle belirlemek gerekmektedir. Herşeyden önce eleştirmen, çeviri edimini yakından tanımalı ve bilmelidir. Çeviri sürecinin neleri gerektirdiğini, çevirmenin görevinin ne olduğunu, çeviri sorunlarının hangi yöntemlerle aşılabileceğini iyi bilmeli, hem kaynak hem hedef dil ve kültürdeki yazın geleneğini tanımış olmalıdır.

Ayrıca yazın çevirisi eleştirmeni kaynak metni dizgesel bir şekilde dil, kültür, ileti ve yazınsal özelliklerinin üzerinde durarak incelemelidir. Bunun devamında, aynı süreci karşılaştırmalı olarak çeviri metin üzerinde gerçekleştirebilmelidir. Bu süreçlerin sonucu olarak ortaya çıkan veriler karşılaştırılmalı, çeviriyi yönlendiren unsurlar, farklılıklar, eksiklikler ve fazlalıklar karşılaştırılmalı ve kapsamlı bir incelemeyle değerlendirilmelidir.

Gerçekte, ülkemiz haricinde, yazın çevirisi eleştirilerini en çok oyalayan yazınsal tür, şiir ve şiir çevirisidir. Şiir dilinin büyüleyici zenginliği ve şiirde ortaya çıkan anlamların çeşitliliği, çevirmenleri cezbettiği gibi yazın çevirisi eleştirmenlerini de çeker. Ancak, şiir çevirisinin kesinlikle şairler tarafından yapılmasına inanan bir çeviribilimci olarak, şiir çevirisinin dilin gücünün ve zenginliğinin en iyi ve en yaratıcı şekilde şair-çevirmenler tarafından kullanılacağı düşüncesindeyim. Tüm yazın çevirisi kuşkusuz yaratıcılık gerektirir. Şiir çevirisi de aynen şiir yaratımında olduğu gibi, dilin tüm zenginliklerinden, hedef dilin ve kültürün içindeki şiir geleneğinden, şiirsel anlatım kalıplarından yararlanır. Şiir çevirmeni, çevireceği şairi, şiirin tekniğini, türünü, şiirsellik unsurlarını çok iyi tanımalı, şairin şiir dünyasına girebilmelidir. Çevirmenin yeteneği, özgün şiirin içeriğini nasıl, hangi biçimde yakalayacağında yatar.

Şiir çevirisi eleştirisi, özgün şiir ve çevirisinin öncelikle sanatsal, biçimsel ve işlevsel değerlerinin metin içi ve metin dışı düzlemlerde değerlendirmeyi gerektirir. Şiirdeki etkinin çevirisinde yaratılıp yaratılmadığını söyleyebilmek için önce o etkinin kendi kültür ve yazın geleneğinde değerli ve anlamlı olduğunu unutmamak gerekir. Benzer etkinin çeviride yaratılması, çevirmenin yaratıcılığına bağlıdır ve işte bu noktada çevirmenin şair olması gerekliliği ortaya çıkar. Oysa eleştirmenler şiir çevirisinin bu yaratıcılığa el veren yönünü gözardı ederek, çeviriyi özgününün bağlamında değerlendirerek, başka bir yazın geleneğinde “değerli” ve “sanatsal” olan değerin ve sanatın aktarılması peşinde olmuşlardır. Ancak, burada şunu da belirtmek gerekir ki şair/çevirmen/eleştirmenler her zaman şiir çevirisinde hedef odaklı bir “yaratıcılığın” önemini vurgulamışlardır.

Yazın eleştirmenlerinin ülkemizde şiir çevirisini fazlaca ele almamalarının nedeni, kanımca, zaten akademik amaçların dışında, şiir çevirisinin ülkemizde az yapılması, okuyucunun da kısa anlatım türü olan ve kişisel, özel bir okuma bağının okur ve şiir arasında kurulduğu bir varlık olan şiire kendilerince anlam ve beğeni yüklediklerinden, eleştirisi ile ilgilenmelerinin düşük bir olasılık olmasıdır. Böylece eleştirmen yazın türü olarak ülkemizde çok yaygın ilgi görmeyen şiirin eleştirisinin de dikkat çekmeyeceğini düşünüyor olabilir.

Şiirin dünyası yalnızdır, okurunu bu yalnızlığı, özelliği, kişiselliği büyüler. Bu dünyayı ister nesnel, ister öznel olsun, dışarıdan yapılan müdahalelerle yorumlama çabası her seferinde eleştirmeni hayal kırıklığına uğratır, hevesini kırar. Şiir okurunu şiirin çeviri olup olmadığı, özgününü ne ölçüde yansıttığı ilgilendirmez. O anki okuma sürecinin yaratıcılığı ve özelliği dışarıdan desteği gereksiz kılar.

(Varlık , Temmuz 2006.)

DOSYA: ÇEVİRİNİN SINIRLARI VE ÇEVİRMENİN SORUMLULUKLARI

Giriş Yazıları: Çevirinin Sınırları ve Çevirmenin Sorumlulukları – Dilek Dizdar * “Şair Kadar Çevirmen Var” – Sabri Gürses * Yazılar: Çeviri Eğitimi – Ayşe Nihal Akbulut * Şiiri Şairler Çevirmeli – N. Berrin Aksoy * Çevirmen Bütün Vücuduyla Çevirir – Şebnem Bahadır * Avrupamerkezcilikten Uzak Çeviri – Özlem Berk * Aşk Dört Harfli Bir Sözcüktür! – Alev Bulut * Kültür ve Düşünce Metinleri Çevirmenliği – Elif Daldeniz * Uzmanlık Çevirisi – F. Sâkine Eruz * Çevirinin Ötekisi – Theo Hermans * Çevirmen Makine mi? – Ülker İnce * “Farklı” Dünya Görüşleri, “Farklı” Çeviriler… Ve Kuran Çevirileri – Ayşe Banu Karadağ * Çeviribilime İhtiyaç Duyanların Çevirmenler Olması Gerek – Turgay Kurultay * Çeviriye Bilimsel Bakış Ve Türkiye’deki Gelişmeler – Turgay Kurultay * Çeviri Çocuk Edebiyatı ve Çocuk Edebiyatı Çevirisi Üzerine – Necdet Neydim * “Yerelleştirme”nin Tanımı – Işın Bengi Öner * Popüler Kültür ve Çeviri – Betül Parlak * Çevirmenin Özgürlüğü – Çağlar Tanyeri * Çeviribilim Açısından Edebiyat Çevirisi – Çağlar Tanyeri

Daha fazla Kuram
Avrupamerkezcilikten Uzak Çeviri

Özellikle 1960’dan başlayarak Türkiye’nin siyasi koşullarına bağlı olarak, yazınsal eserlerin yanı sıra pek çok politik ve felsefi yabancı eser çevrilmiş ve yayımlanmıştır. Böylece, “dış kaynaklı” pek çok akım, fikir hareketi ve ideoloji yine çeviriler yoluyla Türkçe’ye ve Türk kültür ve düşünce dünyasında girmiştir. Dönemin siyasi duruşuna bağlı olarak çevrilmek için seçilen eserler değişse de çevirilerin rol ve öneminin azalmadığını, aksine çeviri yayınlarda belirgin bir artış olduğunu görüyoruz.

Kapat