Çevirmen kardeş, sen neredesin şimdi Tekel işçisi başlamışken ölüm orucuna?
Çevirmen kardeş, sen neden katılmadın, destek vermedin işçilere grev yaptıklarında?
Çevirmen kardeş neden sessiz kaldı örgütlerin işçiler tekme tokat dayak yediğinde, neden katılmadı birliklerin toplanan 100 000 işçinin arasına?
Çevirmen kardeş imza kampanyası başlatmadı mı öğretmenlerin, akademisyen arkadaşların bu kez?
Çevirmen kardeş tam şimdi, şu anda neredesin Tekel işçisi başlamışken ölüm orucuna?
Çevirmen kardeş kaç gömlek üstünsün sen işçilerden, daha iyi mi bilgisayar kullanıyorsun onlardan, ailen daha çok mu para harcadı senin dil öğrenimine?
Çevirmen kardeş iş güvencen yok, kazancın düzensiz, sağlık sigortan özel diye mi aldırmıyorsun Tekel işçisine, o da senin gibi olsun diye mi?
Çevirmen kardeş görünmezim diyorsun, işçinin görünmezliğini görüyor musun medyada?
Çevirmen kardeş tütün kullanmıyorsun belki, ama kullandığın bilgisayar, yazı yazdığın kağıt, giydiğin gömlek, geceni aydınlatan elektrik köle fabrikalarındaki işçilerin elinden geçti, biliyorsun değil mi?
Çevirmen kardeş kullandığın dil ölüm orucundaki işçinin dili, ikinizin dili aynı, biliyorsun değil mi?
Çevirmen kardeş, çevirdiğin masal, sözleşme, roman, kullanım kılavuzu hep o işçi için biliyorsun değil mi?
Çevirmen kardeş işçisin sen, sanatçı olduğun kadar işçisin, bürokratın, işverenin, küresel şirketle pazarlık yapan siyasetçinin aklıyla düşünmen sana yarar getirmez, unutmazsın değil mi?
Çevirmen kardeş “akım derken bokum demenin” başka dilde nasıl söyleneceğini sen bilirsin, ama bunu yapanı işçi sana söylüyor, duyuyorsun değil mi?
Çevirmen kardeş işçi, itfaiyeci, hekim.. sana sesleniyor, dinliyorsun değil mi?
Çevirmen kardeş Tekel işçisi ölüm orucuna başladı, çaresizce iş yetiştirmeye çalışırken bile bunu unutmuyorsun değil mi?







