Avrupa Birliği Yolu: “Uygun Çeviri Yok”

Posted by on Mayıs 6, 2010 in Manşet, Yorum

Avrupa Parlamentosu’nda “Avrupa yolunda Türk kadını” başlıklı toplantı için, 280 kişilik salonu doldurmak üzere Türkiye’den 150 kişinin götürülmesini ve başbakanın eşinin konuşmasını dinleyen yabancı sayısının sadece 10-15 olmasını, çeviri sorunlarını bir yana bırakalım:

“Genellikle konuşmacılar özene bezene İngilizce konuşmalar hazırlarlar. Ne var ki AP’de konuşma yapacak olmanın heyecanı içinde, salondaki izleyicilerin ezici çoğunluğunun aslında Türk olduğunu ve pek çoğunun İngilizce bilmediklerini, bu yüzden de konuşmanın bir tercümesini dinlediklerini hemen fark edemezler. Oysa salona kuşbakışı biraz dikkatlice bakan biri oradakilerin, en iyi durumda, en az yüzde 75’inin kulaklarında siyah kulaklıklar olduğunu görür. Asıl kara mizahın oyunun son perdesine saklandığı da olur; bu toplantılar bazen sürelerini aşar. Haliyle tercüme kabinlerindeki simültane tercümanlar mesai saatleri bitince kulaklıklarını masaya koyup evlerine giderler. Salonda sadece İngilizce bir konuşma yapabilmek için ter döken konuşmacı Türklerle, tercüme kesildiği için, bu İngilizce konuşmadan hiçbir şey anlamayan, kürsüye boş gözlerle bakan Türkler kalır. O zaman işte körler ve sağırlar tam ağırlarlar birbirlerini.” (Çimen Turunç Baturalp/bhaber.net)

Başbakanın Avrupa Birliği’ne uyum çerçevesinde gerçekleştirildiği ya da bu sürece katkısı da olacağı söylenen anayasa değişikliklerinin meclis oylamaları sırasında, ülkesinin ikinci cumhurbaşkanını, ilk başbakanını, Kurtuluş Savaşı komutanını Hitler’e benzetmiş olması gibi, çeviride ülkeye çok şey kaybettirecek olan bir hilkat durumunu da bir yana bırakalım.

Sadece basit, çıplak işe bakalım. Avrupa Birliği’ne katılım sürecinde aday ülkelerden Çeviri Eşgüdüm Merkezleri kurmaları istendi.

Türkiye Cumhuriyeti Başbakanlık Avrupa Birliği Genel Sekreterliği bünyesinde kurulan Çeviri Eşgüdüm Merkezi bir internet sitesi açmış.

Site İngilizce olarak, Oğuz Kemal Erkman tarafından yazılmış görünen “Translation Coordination Unit” başlıklı bir yazıyla açılıyor. Yazının altında iki tane PDF dosya var. Biri AB Sözlüğü, diğeri Çevirmen El Kitapçığı. Her ikisi de İngilizce.

Sitenin Türkçe kısmına gidince, aynı “Translation Coordination Unit” adlı yazının üstünde şu yazı beliriyor: “Uygun çeviri yok.”

Hepsi bu. Başka sayfalarda gezdikçe de aynı yazı tekrarlanıyor: “Uygun çeviri yok.”

Bazı yerlerde bir çeviri dosyası olduğu izlenimi veren bağlantılar var, incelemek için yetki talep ediyor.

Oğuz Kemal Erkman, eğer aynı isimde başkası yoksa, Ankara merkezli Oz Tercüme ve Danışmanlık adlı şahıs şirketinin sahibi.

Aynı AB kararı çerçevesinde Ermenistan Cumhuriyeti Adalet Bakanlığı da Çeviri Merkezi için bir internet sitesi hazırlamış.

Bu iki siteyi karşılaştırın ve hangi ülkenin Avrupa Birliği yolunda daha kararlı olduğuna siz karar verin. Türkiye’yi temsil eden sitesi neden bir şahsın ve şirketinin kurduğu, orada açık adını yazdığı sorusunu ayrıca değerlendirirsiniz. Sitenin altyapısıyla ilgili daha ciddi başka bazı sorulara hiç girmemek, belki de en iyisi (adı ya da telif bilgisi belirtilmeden Joomla sistemi, JA Nerine şablonu kullanılmış ve hemen hiç değiştirilmeden kullanılmış). Bazı konular var ki, onlara dergide “trajedi” ya da “keder” kategorisi açmak gerekiyor: bu da onlardan biri.

(Karşılaştırma için: http://www.translation-centre.am/eng/index.html ve http://95.9.35.148:81/tcu/index.php)

Daha fazla Manşet, Yorum
Sarayda Çevirmenin Ne İşi Olur Diyenlere

1973-80 yılları arasında cumhurbaşkanlığı yapan Fahri Korutürk, 1978 yılında sanatçıları Çankaya'ya davet etti. Müzikten Tiyatroya çok sayıda sanatçının katıldığı bu davette, çevirmenler de mesleki kimlikleriyle ve sanatçı olarak yer aldılar.

Kapat