Turkçenglish Ticaret

Posted by on Ağustos 29, 2006 in Güncel

İthal ürünlerin etiket ve kılavuzlarının Türkçe’ye çevrilmesi üzerine Esen Evran imzalı bir Sabah gazetesi haberi (28 Ağustos 2006) yayınlandı. Bu haber ilgi görünce, ertesi gün konu daha ayrıntılı olarak ele alındı.

We want Turkish tags on all products*

Yukarıdaki başlığı anlamadıysanız çok sinirlendiniz mutlaka. Zaten biz de bunu amaçladık. Anlamı şu: Bütün ürünlerde Türkçe etiket istiyoruz* Aslında Tüketici Kanunu da etiket ve kullanma kılavuzlarının Türkçe olmasını öngörüyor. Ama 18 dilde etiketi olan üründe bile Türkçe bulamıyoruz.

Mobilya, elektronik eşya, hazırgiyim ve gıdada her yıl daha çok ithal marka ile tanışan Türkiye, bu ürünleri kullanmaya alıştı ama kullanma klavuzu ve etiketleri Türkçe’leştirmeyi başaramadı. Türkiye’de İngilizce bilenlerin sayısı ithal ürün kullanımındaki artışa paralel artmayınca da tüketici etiketlere, dolayısıyla aldığı ürünün özelliklerine yabancılaştı. Oysa 4077 sayılı Tüketici Kanunu’nun 14. maddesi Türkiye’de üretilen ya da ithal edilen sanayi ürünlerinin mutlaka Türkçe etiket ve kullanma kılavuzuyla satılmasını zorunlu kılıyor. Buna uyulmaması durumunda ürün başına 156 YTL idari para cezası öngörülüyor. Ancak denetim sağlanamadığı için pek çok ürün Türkçe etiket olmadan satılıyor. Bu aksaklık da ancak ürünün kullanımı öncesi ya da sonrasında tüketicinin sorun yaşaması ve bunun peşini bırakmayarak tüketici hakem heyetlerine başvurması durumunda ortaya çıkıyor.


Ahmet Dalyancıgil / CHICCO

“Endüstri mallarında Türkçe kullanma kılavuzu ya da etiket olması gerek ama tekstilde böyle bir kural olmadığını sanıyorum. Örneğin bizim pusetlerde Türkçe kullanım kılavuzu zorunluluğu var. Üretimde belli bir adetin üzerindeyse ana firma yazıyor, belli bir sayının altındaysa biz burada yazıyoruz. Sanayi mallarında mutlaka kullanım kılavuzunun ürünün içinde bulunması zorunlu. Ama gümrükten girerken buna bakmıyorlar. Kozmetikte de Türkçe bilgi gerekiyor, emzik ve biberonda da. Yurtdışında yaptırtıyoruz bunu. Bunun dışında bu yıl ilginç bir uygulama oldu. İzmir’de Sanayi ve Ticaret Bakanlığı tekstilcilere belli bir süre tanıyıp Türkçe etiket olmazsa ürün başına ceza keseceğini söyledi. Ama tekstil sanayi ürünü olarak geçmiyor. Yasanın bu tarafı boşlukta.”

Özcan Pektaş/ Sanayi Bakanlığı
“4077 sayılı Tüketici Kanunu’nun 14. maddesi, ‘Yurtiçinde üretilen veya ithal edilen sanayi mallarının tanıtım, kullanım, bakım ve basit onarımına ilişkin Türkçe kılavuzla ve gerektiğinde uluslararası sembol ve işaretleri kapsayan etiketle satılması zorunludur’ der. Bu durumda tüketicinin Tüketici Hakem Heyeti’ne başvurması gerekiyor. Türkçe kullanma kılavuzu olmadan satışa sunulan ürünlere ürün başına 156 YTL idari para cezası uygulanır. Tüketici bu şikâyette bir dilekçe vererek diğer ürünlerde de Türkçe kılavuz olmadığını ve olayın yerinde tespitini isteyebilir. O zaman Sanayi ve Ticaret İl Müdürlüğü’nden bir görevli gidip rafta tespit yapar. Diyelim ki 100 adet ürün var bu şekilde, 100×156 YTL para cezası verilir ve ürün raftan çekilerek satışına engel olunur.”

“Parasını ödediğimiz yol bilgisayarını kullanamıyoruz,” Ufuk Sandık

Dün gündeme getirdiğimiz otomobillerdeki yol bilgisayarlarının yabancı dille satışa sunulmasına otomobilcilerden de tepki geldi. Yol bilgisayarı sürücünün konforuna ve güvenliğini artıran aksesuarlardan ama, yol bilgisayarını anlamak için yabancı lisan bilmek şart. Çünkü Türkiye’de çok az otomobilin yol bilgisayarında Türkçe kullanılıyor. Türk sürücüler yol bilgisayarında yazanları anlamıyor ve sonrasında kullanmıyor. Türkiye’de satılan otomobillerin yol bilgisayarında İngilizce, Almanca, Fransızca ve İtalyanca’nın ağırlıkta kullanıldığı görülüyor. Bunun dışında, Portekizce, İspanyolca, Flemenkçe, İsveçce, Lehçe gibi yabancı diller bile bulunuyor. Yol bilgisayarında Türkçe bulunan otomotiv markalarının yetkilileri, Türkçe kullanmalarının nedenini; “Müşteriye saygı” sözüyle özetliyor. Yol bilgisayarının ekstra para ödenerek satın alındığını söyleyen yetkililer, “Tüketici, para vererek satın aldığı aksesuarı zorlanmadan kullanmalı. Ayrıca, yol bilgisayarı hem güvenlik hem de ekonomik araç kullanmayı sağlıyor” dediler.

Aynı günlerde İstanbul’da düzenlenen bir moda fuarı, “Moda Is Life!” diyor. Moda? İstanbul, Kadıköy’deki Moda mı? Yoksa www.Modalife.com.tr’den esinlenme mi?

‘Moda Is Life’ sloganıyla öne çıkan Uluslararası Hazır Giyim Fuarı, şubat ve ağustos aylarında olmak üzere yılda iki kez düzenleniyor.

modaislife2.jpg

“TDK ‘Türkçe etiket’i kanuna ekledi”, Esen Evran (30 Ağustos 2006, Sabah)

Türk Dil Kurumu Başkanı Şükrü Haluk Akalın, SABAH’ın başlattığı ‘Türkçe etiketimi istiyorum’ kampanyasına destek verdi. Akalın, “İlgili kanun Meclis’te bekliyor. Fransa bu düzenlemeyi 1994 yılında gerçekleştirdi. Bizde de, tüketicinin bilinçlenmesi ve talep etmesi gerekiyor” dedi.

Türkçe Etiketimi İstiyorum” sloganıyla iki gündür sürdürdüğümüz yayına, Türk Dil Kurulu (TDK) Başkanı Şükrü Haluk Akalın’dan da destek geldi. Etiketlerde ve kullanım kılavuzlarında Türkçe kullanılmaması sorununa yönelik, kurum olarak uzun süredir çalışma içinde olduklarını anlatan Akalın, mobilya, elektronik eşya ve hazır giyim etiketleri bir yana en büyük sorunun yurt dışından ithal edilen ve ilaç tanımlamasına girmeyen sağlık ürünlerinde yaşandığını söyledi. Akalın, “Sorunu çözmek amacıyla Kurum olarak yürüttüğümüz çalışma sonucunda Türkçe’nin kullanımıyla ilgili olarak hazırlanan yasa teklifi Karaman Milletvekili Mevlüt Akgün tarafından TBMM Başkanlığı’na sunuldu” dedi.

EN TEHLİKELİSİ İLAÇ
Pek çok ürünün kullanım kılavuzunda İngilizce, Almanca, Fransızca, Rusça, Çince, Arapça, Farsça, Macarca, Fince gibi pek çok dilde açıklamalar bulunmasına karşılık ürünle ilgili Türkçe bilgilere yer verilmemesini, “tüketici haklarını hiçe saymak” olarak nitelendiren Akalın, şunları söyledi: “Bu sorun, kurumumuzca pek çok kez dile getirilmiştir. Aldığı ürünün kullanma kılavuzunda Türkçeye yer verilmediği için yanlış kullanım sonucu kayba uğrayan pek çok tüketici var. Ancak, bu durumdan ‘hatalı kullanım söz konusu’ denilerek ürünler garanti kapsamı dışında bırakılıyor. Giyeceklerde veya elektronik aygıtlarda Türkçe kullanım kılavuzu bulunmaması yüzünden sonuçta tüketicinin para kaybı söz konusu oluyor. Ancak, konunun bir başka boyutu daha var. Zayıflama hapları, kilo alma hapları, gerginlik (stres) hapları, vitamin hapları gibi pek çok sağlık ürünü de Türkçe kullanım ve içerik kılavuzu olmadan satılıyor. Firmaların bir bölümü ise şişe veya kutu üzerine yapıştırılan kağıtlara minicik harflerle yazılan özet bilgilerle Türkçe kullanım kılavuzu verdiğini savunuyor. Bu yazıları okumak için gözlük değil büyüteç gerekiyor. Üstelik buradaki bilgiler, ürünün asıl kılavuzundaki bilgilerle de aynı değil. Bu yüzden insanlarımız, içinde ne olduğunu, yan etkilerini bilmedikleri hapları kullanıyorlar. Elektronik aygıtta hatalı kullanım ekonomik kayba yol açarken bu türden hapların bilgisizce kullanımı, sağlık sorunlarına hatta can kaybına yol açabilir.”

FRANSA ÖRNEĞİ
Tüketicisine ve diline saygı gösteren pek çok ülkede bu konunun yasayla düzenlendiğini, Fransa’da 1994 yılında kabul edilen Fransızcayı Koruma Yasası’nın birinci maddesinde Fransa’ya ithal edilecek her ürünün kullanım kılavuzunun Fransızca olması gerektiğinin yazılı olduğunu hatırlatan Akalın, “Bu maddede, Fransızca kullanım kılavuzu bulunmayan ürünlerin Fransa’ya sokulamayacağı açıkça belirtiliyor” diye konuştu. Sorunu çözmek amacıyla TDK bünyesinde yürütülen ortak çalışma sonucu hazırlanan yasa teklifinin Karaman Milletvekili Mevlüt Akgün tarafından TBMM Başkanlığı’na sunulduğunu belirten Akalın, “Milli Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonu gündeminde bekleyen yasa teklifinde ‘Mal, ürün ve hizmetlerin sunuluş ve tanıtılmasında; kullanma tarifesi veya kitapçığında; garanti sınırlarını ve koşullarını belirleyici açıklamalarda, bunlarla ilgili fatura, makbuz ve diğer belgelerde de Türk dilinin ve Türk harflerinin kullanılması zorunludur’ yazıyor. Birey olarak, Türkçe kullanım kılavuzu ve etiketi bulunmayan ürünleri almayacağımızı satıcılara belirtmeliyiz” dedi.

Daha fazla Güncel
M.E.B. Klasiklerini Halka Geri Verin

Bir zamanlar bir M.E.B. Yayınevi vardı, şimdi nerede olduğu bilinmiyor. Bir şey oldu, 80 yıllık bir birikime sahip bu yayınevi...

Kapat