Evet mi, Hayır mı?

Posted by on Ağustos 21, 2010 in Deneme, Güncel

Amerika yakıp yıktığı Irak’tan sözde çekiliyor (yerine ülke içinde ve dışında siyasi ve askeri taşeronlar bırakarak) – peki ya işgal süresince kullandığı çevirmenleri de alıp götürüyor mu? Hayır.

“Irak’ta, aralarında ABD Ordusu çevirmeninin de yer aldığı 27 kişi öldürüldü
ABD Ordusunun Çevirmeni İşini Bırakmayı Reddettiği İçin Oğlu ve Yeğeni Tarafından Öldürüldü

(AP) Bir polis memurunun belirttiğine göre, ABD askeriyesi için çalışan bir Iraklı çevirmen Cuma günü, başkentin kuzeyinde, işini bırakmayı reddettiği için oğlu ve yeğeni tarafından öldürüldü. 2003 yılından beri ABD askeriyesi için, ailesi istemediği halde çevirmenlik yapan Hamid el-Daraji, Bağdat’ın 95 kilometre kuzeyinde bulunan Samarra’daki evinde göğsünden vurularak öldürüldü.

Polis memuru el-Daraji’nin akrabalarıyla iş yüzünden sürekli tartıştığını, ama bırakması için yapılan ricaları kabul etmediğini söyledi. El-Daraji’nin oğlu ve yeğeni saldırıdan sonra tutuklandılar ve cinayeti isteyen el-Kaide bağlantılı bir grubun üyeleri olduğunu itiraf ettiler. Polis memuru, suç ortaklığı şüphesiyle ikinci bir oğlun da arandığını söyledi.

Ülkede ABD askeriyesi için çalışan Iraklılar onların işgal altındaki bir ülkedeki hainler ve işbirlikçiler olarak gören aşırılıkçı grupların hedefi oldu. Fakat aile üyelerinin bir akrabalarını Irak’taki Amerikalıların yanında çalıştığı için öldürmesi nadir görülüyor.” (CBSNews, 18 Haziran 2010)

Amerika, Afganistan’da çalıştırdığı yerli çevirmenleri koruyor mu? Hayır.

“Bu yılın başlarında, ABD Ordusu askerleri kuzeydoğu Afganistan’ın uzak bir vadisine, yıkık bir köprüyü onararak bölgedeki köylülerle iyi ilişkiler kurmak üzere gitti.

Bir tür isyan önleme çalışması olan bu çalışma sırasında, Farşad Yevazi adlı 23 yaşında bir Afgan gencini de çevirmen olarak aldılar. Yevazi çevirmen olmaktan gurur duyuyor, Amerikalıların insani çabalarına yardım ederek Afgan kardeşlerine yardım ettiğine inanıyordu.

Çevirmenler köylülere insani yardım sunar ve “düşmanların bölgeden kovulmasına yardımcı olur” dedi Yevazi. Yevazi’nin ailesi afganistan’ın en ağır savaş görmüş bölgelerinden olan ve Usama bin Ladin’in sığınma yeri olduğu söylenen Kunar bölgesinde yaşıyor.

Fakat Charlie Company askerleri 9 mayıs günü araçlarını küçük Senzo köyüne soktuğu anda, Yevazi bir şeylerin yolunda olmadığını hissetti. Artık çok geçti – üzerlerine roket ateşlemeli el bombaları yağdı. tuzağa düşmüşlerdi.

Askerler ateşe karşılık verirken Yevazi yere atladı ama yaralandı. bombalardan biri sağ kolunun büyük kısmını koparmıştı. “Ne kadar çok acı çektiğimi tarif edemem,” diyordu kibar sesli çevirmen, olayı beş ay sonra hatırlarken yüzünü buruşturarak. “Nasıl dayandığımı hâlâ bilemiyorum.”

Yevazi Irak ve Afganistan savaşlarının saklı zaiyatlarından biri haline geldi. ABD askeriyesi birlikler için çevirmen hizmeti verecek bölge sakinlerini kiralamak üzere savunma taşeronlarından yararlanıyor. Bu bölge çevirmenleri askerlerle birlikte yaşıyor, uyuyor ve yemek yiyor. Fakat Los Angeles Times ve ProPublica tarafından yapılan bir araştırmaya göre, yaralandıkları zaman, onlara tıbbi yardım ve sakat maaşı vermek üzere tasarlanmış olan ABD sistemi onları görmezden geliyor.” (ProPublica, akt. Corpwatch, 10 Haziran 2010)

Amerika’nın yerleştirdiği yeni Irak yönetimi, 2005 yılında referandum yoluyla yeni bir anayasa kabul ettirdi. Türkiye’nin tersine, Irak halkı bu anayasanın metnini ya da içeriğini oylama sırasında biliyor muydu? Hayır.

“Bugün [2005], Irak yurttaşlarının büyük kısmının okuyamadığı bir anayasa için referandum sahneliyor. Evet ya da hayır diyecekleri belge, gelecekteki bir ulusal meclise yönetim, yargı ve insan hakları konusunda önemli kararlar veriyor ve metnin kendisi gelecek yılın ilk yarısında yeniden yazılabilir. Irak’ın savaş sonrası yeniden yapılanmasında bir dönüm noktası olarak tasarlandığı – ve Bush yönetimi tarafından hâlâ böyle tanımlandığı – halde, referandum özünden çok şey kaybetti. Karışık bir Irak ortamında, bu iyi bir şey.

Başkan Bush’un belirlediği bir tarihe yetiştirilmeye çalışıldığı için, bir hazırlama süreci Irak’ın başlıca kesimleri arasında ülkenin geleceğiyle ilgili bir uyum sağlayamadı. tersine ülkeyi bölmekle ve bir iç savaş başlatma tehdidi içeren bir taslak ortaya çıkardı. neyse ki, bu ağır derecede kusurlu belge geçtiğimiz altı hafta içinde yapılan arka oda toplantılarında yeniden değerlendirildi ve anayasayı hazırlayanları kamuoyunun karşısında 1878 yılında Amerikan anayasasını hazırlamak üzere Philadelphia’da toplananlarla karşılaştıran Amerikan yönetimi tarafından sessizce uzlaşmaya götürüldü.” (The Washington Post, 15 Ekim 2005)

Türkiye’de mevcut siyasi yapılanma, bugünkü mantık ve retorik ustalığını kullanarak, yakın gelecekte, meydanlara çıkıp sözgelimi “Biz Ermeni olayları için özür dileyelim, belli bir tazminat verelim, kurtulalım diyoruz, bunlar hayır diyorlar. Siz ne diyorsunuz, ülkenin önünü açmaya evet mi, hayır mı?” gibi referandum kampanyaları yapabilir mi? Evet.

Böylece imparatorluklarını çökerttikleri yıllarda saltanat üyelerinin Yıldız, Beylerbeyi, Dolmabahçe, Camlı, Topkapı vb. saray ve konaklarda veliahtlar, Alman, İngiliz, Fransız vb. imparator ve kralları, temsilci ve yöneticileriyle, Peralı tefeciler, uluslararası silah şirketleri, petrol şirketleri vb. şık insanlarla, Alman genelkurmayı ve diğer askeri danışmanlarla verdiği saçmasapan, acımasız ve gayrıinsani kararların bedelini, bu kararlar sürecinde Balkanlardan, Kafkaslardan, Arabistandan.. sürülüp gelmiş, Anadolu’ya toplanmış büyük sürgün halkının torunlarına, yoksullukta bir adım gerilememiş bir halka ödetirler mi? Evet.

Halka bu ve benzeri onursuzlukları yıkmaktansa kendilerinin ve sülalelerinin villalarından, banka hesaplarından, tanker gemilerinden, adacıklarından, medya varlıklarından vb. vazgeçmeyi yeğlerler mi? Hayır.

Üç beş kamerayla Irak halkını Amerikan işgalini davet etmiş, istemiş ve canı gönülden desteklemiş gibi göstermişler miydi? Evet.

Üç beş kamerayla Türkiye’yi istedikleri gibi gösterebilirler mi? Evet.

Amerika yakıp yıktığı Irak’tan sözde çekiliyor – peki ya Türkiye’den yakın vadede çekilmeyi düşünüyor mu? Hayır.

– Evet mi, hayır mı?

– Soru neydi?

– Bilmiyorum.

Daha fazla Deneme, Güncel
Angora Nasıl Agora Oldu? ya da İntihal Büyük Kolaylıktır

Bir Gülen haberinin gülen bir ayrıntısı ve önemli bir dersi: İntihal, kesinlikle büyük kolaylıktır, zahmet edip metni okumaksa hep angaryadır, ama bazen eğlenceli bir angaryadır.

Kapat