Yetmez Ama Evet, Siz Mücevherlerinizi Şıkırdatın

Posted by on Eylül 3, 2010 in Deneme

(Tokat. 25 Ağustos 2010)

“Değerli kardeşlerim; bütün bunlarla beraber şimdi size diyecekler ki gittiğiniz yerlerde Hasan kardeşim, Ahmet amcam, Elif teyzem, Fatma bacım ne yaptınız? Şunu söyleyin: Sadece 8 yılda yaklaşık 1.000 derslik yapıldı Tokat’ta. Değerli kardeşlerim, 2.092 olan yurt kapasitesini Tokat’ta 3.228’e çıkardık. Kitapları ücretsiz alıyor muyuz? Yoksul öğrencilere, erkeklere ilköğretimde 20 lira veriyor muyuz?”

Kalabalık: “Eveeeeet!”

“Kızlara 25 lira veriyor muyuz? Ortaöğretimde erkeklere 35 lira veriyor muyuz?”

Kalabalık: “Eveeeeet!”

“Kızlara 45 lira veriyor muyuz? Üniversitede MHP-DSP-ANAP 45 lira veriyordu burs olarak. Biz şimdi 200 lira veriyoruz, 200.”

Kalabalık: “Eveeeeet!”

“Yetmedi, bir de beslenme yardımı veriyoruz şimdi. Ne kadar? 120 lira. Ne yaptı? 320 lira veriyoruz.”

Kalabalık: “Eveeeeet!”

“Okullarımıza Tokat’ta 9.579 bilgisayar gönderdik, niçin? Bilişim teknolojisi sınıfları için. Nasıl, bilgisayarlarla aranız iyi mi, öğrendiniz mi? Tamam mı şimdi, dünyayla görüşüyor musunuz ADSL sistemiyle?”

Kalabalık: “Eveeeeet!”

“İşte buyur. Ben şimdi muhalefetin liderlerine diyorum ki gel bizim bu çocuklarımızla görüş. Sağlık alanında bugüne kadar Tokat’a 171 milyon Türk Lirası sağlık hizmeti getirdik. Yani 171 trilyon. Ve bugün 571 yataklı Merkez Devlet Hastanesi’nin resmi açılışını yapacağız. 8-9 aydır gerçi hizmet veriyor, ama bugün resmi açılışını yapacağız. Maliyeti bize 70 trilyon oldu. 571 yataklı. Mükemmel değil mi, beğendiniz değil mi, güzel değil mi?”

Kalabalık: “Eveeeeet!”

“Size yakışanı yapıyoruz yakışanı. Ahh ahh, eskiden koğuş gibiydi koğuş. 8 kişi, 10 kişi bir odada yatıyor muyduk? Tuvalet yok, banyo yok, koridorda bir tane tuvalet, banyo sağlam girsen hasta çıkarsın. Ama şimdi her şey değişti. İstediğin eczaneden ilacını alıyor musun? İstediğin hastaneye gidiyor musun?”

Kalabalık: “Eveeeeet!”

“Daha ne yapalım? Ama bazı gözü olup da görmeyenler bunları görmüyor. Önemli değil. Benim Tokatlı kardeşim görüyor ya, bu yeter.

Değerli kardeşlerim; bununla kalmadık. Ben tabi diğer yapılanları tek tek anlatacak değilim. Niksar ve Turhal’da adalet saraylarını yaptık. Bu da bize nasip oldu.

Değerli kardeşlerim; toplu konut aracılığıyla 2.223 konutu sahiplerine teslim ettik. 10 yıl, 15 yıl, 20 yıl vadeyle. Ulaştırmayla ilgili olanı söyledim. 2008’de doğalgazı getirdik mi?

Benim Tokatlı kardeşim artık doğalgaz kullanıyor mu? Artık kombinin düğmesine basınca sıcak suyu alıyor musun? Eskiden bodrum kata in, kömürü taşı. Kokusu ayrı dert, külü ayrı dert, öyle mi?”

(Kamera İstanbul. 21 Ağustos 2010’a geçer)

ALARKO Holding Yönetim Kurulu Başkanı İshak Alaton: “Evet.”

(Kamera Tokat. 25 Ağustos 2010’a döner)

“Ama ilerliyoruz, daha iyi olacak. Geldiğimizde 9 vilayet doğalgaz kullanıyordu. Ama şimdi 66 vilayet doğalgaz kullanıyor.”

(Kamera ikinci kez İstanbul. 21 Ağustos 2010’da)

ALARKO Holding Yönetim Kurulu Başkanı İshak Alaton: “Evet, evet.. iki defa evet”

(İstanbul. 27 Ağustos 2010)

“Türkiye İş Kadınları Derneği (TİKAD) tarafından Pakistan’daki selzedelere yardım amacıyla düzenlenen iftar yemeği Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan ve Devlet Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış‘ın katılımıyla yapıldı. .. İftar yemeğine Emine Erdoğan ve Egemen Bağış’ın yanı sıra TİKAD Başkanı Nilüfer Bulut, Koç Holding yönetim kurulu üyesi ve Vehbi Koç Vakfı yönetim kurulu üyesi Semahat Arsel, Demet Çetindoğan Sabancı, Hülya Avşar, Esra Albayrak, Siren Ertan, Günseli Kato ve çok sayıda davetli katıldı.”

“İş, sanat ve siyaset dünyasından çok sayıda ismin de katıldığı iftarın teması ilk sivil hareket olan ‘Erdemliler Dayanışması’ olarak gerçekleşti. .. Gecenin ‘Fikir Annesi’ olarak lanse edilen Emine Erdoğan yaptığı konuşmada, kadın elinin ülkemizde kadın elinin ve kadın yüreğinin her alanda belirleyici olmasından dolayı memnuniyet duyduğunu belirtti. TİKAD gibi örgütlerin toplumdaki kadın nüfusa anlamlı bir örnek teşkil ettiğini ve motivasyon verdiğini belirten Erdoğan, ‘Dünyanın küçük bir köye dönüştüğü dünyada sorumluluklarımız da arttı. Bugün görmeme duymama lüksüne sahip değiliz. Bu televizyon ekranının evimize taşıdığı dünyanın her köşesi ile ilgilenmek durumundayız’ dedi.”

“Konuşmaların ardından TİKAD Başkanı Nilüfer Bulut’un yönettiği bağış kampanyası başladı. Gecede; Semahat Arsel 500 bin lira ile en fazla bağış yapan isim olurken, Varyap Holding Yönetim Kurulu üyesi Süleyman Varlıbaş 350 bin lira, Turgay Ciner 300 bin lira, Cengiz Holding 200 bin lira, Kalyon inşaat 150 bin lira, Tülin Demirören şahsı adına 100 bin lira, Metin Güneş 100 bin lira, Hülya Avşar 50 bin lira, Nurten Sancak şahsı adına 100 bin lira, Ethem Sancak 1 trilyon lira değerinde ilaç, Reyhan Demirören 50 bin lira, Demet Sabancı 100 bin lira, Ömer Sabancı 50 bin lira, Emine Kamışlı 10 bin lira, Aynur Bektaş 10 bin lira bağışladı. Gecenin sonunda ise, 3 trilyon lira toplanırken, 1 trilyon liralık da ilaç yardımı yapılmış oldu.”

(Kamera Tokat. Ağustos 2010’a döner)

“Yoksul öğrencilere, erkeklere ilköğretimde 20 lira veriyor muyuz?”

Kalabalık: “Eveeeeet!”

“Kızlara 25 lira veriyor muyuz? Ortaöğretimde erkeklere 35 lira veriyor muyuz?”

Kalabalık: “Eveeeeet!”

“Kızlara 45 lira veriyor muyuz? Üniversitede MHP-DSP-ANAP 45 lira veriyordu burs olarak. Biz şimdi 200 lira veriyoruz, 200.”

Kalabalık: “Eveeeeet!”

“Yetmedi, bir de beslenme yardımı veriyoruz şimdi. Ne kadar? 120 lira. Ne yaptı? 320 lira veriyoruz.”

Kalabalık: “Eveeeeet!”

(Kamera yeniden İstanbul. 27 Ağustos 2010’da)

“Yardım kampanyasına ilk etapta 300 bin lira ile katılan Semahat Arsel ‘Emine Hanım’ı mutlu etmek için 500 bin liraya çıkartıyorum. inşallah en kısa zamanda yaraları sarılır ve Pakistan eski haline kavuşur’ derken Süleyman Varlıbaş ‘bağış yapmak güzel bir şey. Herkesin elinden geldiğince daha çok yardım yapmasını bekliyorum. Başbakanlığın hesabına da yapmıştık. 100 milyar daha arttırıyorum’ dedi”

Zen Mücevharat‘ın bağışladığı mücevherler de açık arttırmada satıldı.”

“Bağışları hareketlendirmek için bir de açık arttırma organizasyonu gerçekleştirilen iftar yemeğinde, bir mücevherat firmasının bağışladığı pırlanta kolyenin yüksek bir fiyata satılabilmesi için de devreye Emine Erdoğan girdi. Erdoğan, katılımcıları teşvik etmek için kendi adına 100 bin TL ile artırmaya girdi. Kolye 110 bin TL veren Tülin Demirören’in olurken, Demirören kolyenin de bağış olarak kabul edilmesini istedi. Kolyenin Emine Erdoğan tarafından Pakistan ziyaretinde Pakistanlı bir genç kıza hediye edilmesine karar verildi.”

(Kamera yeniden Tokat. 25 Ağustos 2010’da)

“Ramazan milletimiz için, İslam dünyası için, tüm insanlık için barışa, huzura, kardeşliğe vesile olsun. Ramazan, paylaşmadır. Ramazan, dayanışmadır. Bu Ramazan’da da kardeşlerinizi, komşularınızı, yoksulları, ihtiyaç sahiplerini unutmadığınızı biliyorum.Şunu da konuşmamın hemen başında hatırlatmak istiyorum: Şu anda Pakistan’da kardeşlerimiz çok büyük bir sel felaketine maruz kaldı. 2 bin civarında kardeşimiz hayatını kaybetti. 17 milyondan fazla kardeşimiz felaketten etkilendi. Yaralarını sarmak için yoğun gayret gösteren Pakistan’ı lütfen unutmayalım. Yardımlarınızı, hayır dualarınızı onlardan eksik etmeyin. Bildiğiniz gibi şu anda gerek nakdi yardım konusunda, gerek ayni yardım konusunda ilaçtı, gıdaydı, battaniyeydi, yataktı, hatta demontabl ev olmak üzere bütün bu çalışmaları yaptık, yapıyoruz, trenleri gönderdik ve inşallah bugün 40 tır yola çıkarıyoruz Kızılay’ımız vasıtasıyla ve bütün bu yardımlarımızı artırarak devam ettiriyoruz. Gerek Başbakanlık olarak, gerek Diyanet Teşkilatımız olarak, gerek Kızılay’ımız olarak el ele bazı basın yayın gruplarıyla, Kızılay’ımız Sabah Gazetesi‘yle bir kampanya başlatmış vaziyette, bunu devam ettiriyor. Birçok hayır kurumlarımız aynı şekilde bu kampanyaya destek veriyorlar. Kimse Yok mu, İHH gibi birçok kurumların çalışmaları, gayretleri var. Hepsine teşekkür ediyorum, milletim adına teşekkür ediyorum, varolsunlar, sağ olsunlar.”

(Tekrar İstanbul. 27 Ağustos 2010)

“Erdoğan, katılımcıları teşvik etmek için kendi adına 100 bin TL ile artırmaya girdi.”

(Tekrar Tokat. 25 Ağustos 2010)

“”Yetmedi, bir de beslenme yardımı veriyoruz şimdi. Ne kadar? 120 lira. Ne yaptı? 320 lira veriyoruz.”

(Tekrar İstanbul. 27 Ağustos 2010)

“Hazreti Muhammed’in de içinde bulunduğu ilk sivil hareket olan “Erdemliler Dayanışması” temasıyla gerçekleşen iftar..”

(Kamera siyah-beyaz, geçmiş çekimine döner.

Ekranda bir yazı: “Dokuz Yıl Önce”

Bolu. 19 Mayıs 2001)

“Eski İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, hazırlıklarını sürdürdükleri siyasi oluşumun adının “Erdemliler Hareketi” olduğunu bildirdi. Erdoğan, dün gece Bolu Köroğlu Oteli’nin toplantı salonunda, çeşitli partilerin eski yöneticileri ve sivil toplum örgütlerinin temsilcilerinden oluşan 50 kişilik grup ile bir araya geldi. .. Erdoğan, toplantı sonrası otelden eşi ve kızı ile ayrıldı.”

(Bir geçiş kararmasının ardından ekranda The Beatles’ın  4 Kasım 1963 tarihli, kraliyet üyelerinin de seyirciler arasında yer aldığı Londra konseri belirir.

John Lennon sahneye çıkar ve şöyle der:

“Son şarkımız için, yardımınızı rica ediyorum. Ucuz koltuklarda oturanlar alkışlasın lütfen.

Geri kalanlar, mücevherlerini şıkırdatsın yeter.”)



(Ekran ağır ağır kararır. Karanlığın ortasında ak yazılar belirir. ..)

(devam edecek)

Daha fazla Deneme
Evet mi, Hayır mı?

ABD Ordusunun Çevirmenleri ve Çevir-man'leri

Kapat