Ergenekon’un çeviri kollektifi Kara Güneş mi?

Posted by on Ocak 8, 2011 in Yorum

Kara Güneş Kollektifi blog sitesinde yeni bir açıklama yayınladı: medyadaki tepkileri değerlendiriyor ve kitabın 28 Ocak 2011’de basılıp dağıtıma sokulmadan posta yoluyla gönderileceğini bildiriyorlar. Salman Rushdie’ye de süreç içinde telif ücretini vereceklerini söylüyorlar. Neredeyse aynı gün Salman Rushdie kitabın belirsiz bir süreçte basılmasından kaygı duyduğunu açıkladı. (Açıklama metni Odatv’de orjinali, kaynağı ve çevirmeni belirtilmeden yayınlandı.)

Bu arada süreçle ilgili en ilgi çekici yorumlardan birini Yiğit Karaahmet yaptı:

“Hem Rushdie’nin resmi ajansından hem de Kültür Bakanlığı’ndan edinilen bilgilerle açık açık korsanı basılacak olan Şeytan Ayetleri’nin bu durumunun çok büyük sakıncaları var.

Mesela ne olduğu belirsiz bir yayınevi kitabın içine istediği her şeyi koyabilir ve bunu kitabın orijinal hali olarak sunabilir. Zaten yeteri kadar mim’li olan bu kitapta yer alacak denetlenemeyen bilgilerin günümüz Türkiye’sinde nasıl bir provokasyona sebep olacağını tahmin etmek güç değil.

O zaman aradan geçen onca yıldan sonra birden bire basılacak diye ortaya çıkan bu kitapla ilgili bu gelişmelerin arkasında kimler var, nasıl oyunlar dönüyor ve ne planlanıyor, bunları kestirmek aslında çok da güç değil.

Kitabın basılmasının da bence bir sakıncası yok.

Elbette basılsın ve okuyalım. Ama orijinal metni okuyalım. Hatta Rushide’nin özel bir önsözüyle okuyalım.

Ama açıkçası yıllarca bekledikten ben kendi adıma içine ortalığı daha çok gersin diye bir takım laik provokasyonlarının sıkıştırılma ihtimalinin olduğu bir Ergenekon metni okumak istemiyorum.” (Dipnot.tv)

Karaahmet’in kaygısı haklı görünüyor: çeviri metinden sorumlu tutulabilecek resmi bir kurum, bir editör kadrosu, çevirmen ismi vb. veriler olmadığı sürece, hem çeviri metnin içine ne girdiği – biri orjinalle karşılaştırıncaya dek – bilinemez, hem de metin güvenilirlik sahibi olamaz. Metin Ergenekon metni de olabilir, B.O.P. ya da yeni adıyla O.M.T. metni de olabilir.

Zaten, Şeytan Ayetleri’nin ilk çeviri girişimi süreci düşünüldüğünde, Ergenekon denen varlıkla bağlantı kurmak güç değil. İlk çeviri girişimini Aziz Nesin’in oğlu Ahmet Nesin ayrıntılı bir şekilde anlatıyor:

“O dönemler Aziz Nesin Salman Rüşdi’nin “Şeytan Ayetleri” kitabını yayınlamak istiyordu. Bunu önce Türkiye Yazarlar Sendikası adına yapmak istedi, ancak sendika yönetimi buna yanaşmadı, daha sonra tek başına girişti. .. Kitap tam olarak çevrilmedi de, kime verse bir süre sonra iade ediliyordu. Aziz Nesin’in buradaki tepkisi kitabın iyi olup olmaması değil, bir kitabın basımının, dağıtımının ve bulundurmanın Bakanlar Kurulu kararıyla yasaklanmış olmasıydı. Bu ciddi bir faşist karardı ve karşı çıkıyordu. Aydınlık Gazetesi çıkmaya başlayınca, aradan kaç gün geçti, tam olarak anımsamıyorum, sabah gazeteyi bir açtık ki “Şeytan Ayetleri Dizisi” Hepimiz şaşırdık kaldık, bu bir riskti ve Doğu Perinçek bu riski kimseye danışmadan almıştı. Olay onun için basitti, nasıl olsa bunu düşünen ve bu yüzden İran tarafından hakkında ölüm fermanı verilen Aziz Nesin’di. Yani vebalini Aziz Nesin çekecekti. Hatta şarlatanın biri de basın toplantısı yapıp “Aziz Nesin’i öldürene şu kadar para veriyorum…” diye basın toplantısı yapmıştı.” (Yazıda başka ilginç ayrıntılar da var; fakat bugün unutulmuş en önemli ayrıntı, Türkiye’nin 1989 yılında kitabı yasaklamış olması – bu yasağın kalkıp kalkmadığı bilinmiyor.)

Ahmet Nesin’in Aziz Nesin’in izni olmadan yayına baslamış olduğunu belirttiği Doğu Perinçek, bugün Ergenekon üyesi olma iddiasıyla tutuklu bulunuyor. Ve Aziz Nesin’in hatası diye andığımız şey, aslında Perinçek’in izinsiz bir eylemiymiş meğer. Perinçek de tıpkı Kara Güneş gibi yazardan izinsiz ve çevirmen ismi kullanmadan yayımlamış Şeytan Ayetleri’ni.

Fakat işin tuhaf yanı Kara Güneş Kollektifi’nin medyadaki değerlendirmeleri anarken, Radikal ve Takvim gazetelerinden bahsetmesi, fakat kitabın yayınlanmasıyla ilgili habere 3 Ocak 2011 günü kapaktan genişçe yer veren Taraf gazetesini anmamış olması. Oysa bu anılmaya değer bir yaklaşım. Taraf gazetesi tam bir tarafsızlık örneği sergileyerek, o gün bu habere yer verdiği gibi, geçmişte de yukarıda Ahmet Nesin’in “şarlatan” diye andığı ve Aziz Nesin’in öldürülmesi için para teklif eden kişinin reklamına yer vermişti sayfalarında. Yani sık sık Ergenekon belgesi ortaya çıkaran bir gazetenin, hem Ergenekon’un yöntemini kullanan bir girişimi doğruluğunu sorgulamadan manşete taşıması, hem de o girişimin daha önce ölümle sonuçlanmasına giden yolda adı geçenlerden birinin reklamını yayınlamış olması gibi trajikomik olamayacak kadar gerçek bir durumla karşı karşıyayız. Şeytan Ayetleri bu hikaye kadar tuhaf olabilir mi, buna tahammül eden bir ülkenin tahammül sınırlarını sorgulamaya gerek kalmış mı gerçekten?

Umarım Kara Güneş şaka kaldırıyordur – çünkü Hilmi Yavuz’u, daha iki gün önce bir yazara entelektüel cihat başlatmış olan bir yazarı referans göstermeleri kadar bu da bir şaka. Şaka olması gerek. Fakat medya değerlendirmesi yaparken Taraf’a da hatırlatmaları gerekirdi, sadece Rushdie için değil Nesin için de ölüm fermanı verdirtti bu kitap diye – ve medyanın ne dediğini izlemek yerine, niyetlerini sessizce gerçekleştirmeleri gerekirdi. Çünkü çeviri sözkonusuysa, 1988 yılında değiliz artık, isimsiz çevirmen olacaksa, şirketlerin robotları var – Google Translate  ya da Microsoft Bing Translator’a metni verir, kırık dökük, copyright’lı kötü çevirilere benzer bir Rushdie meali elde eder, bakarız Rushdie Hz. Muhammed için, İslam için, Thatcher için ne demiş diye.

Şeytanın bacağını biri kıracaksa, kulağına da aklından çıkmasın diye ismini haykırsın.

Asıl zor olan bu, Kanuni’nin ismi bile rahatça, insanın canı çektiğince söylenemesin diye Hakaret Yasası çıkarmanın düşünülebildiği bir ülkede. Tahammül zorlaması sokakta zaten yaşanıyor: Herkesin fikrini ve ismini söylemeye ürktüğü bir Muhteşem Yüzyıl’dayız zaten, bu ülkede, bir açık hava hapishanesinde.

Daha fazla Yorum
Yılın İlk Çevirmensiz Çevirisi: Şeytan Ayetleri

Bize gereken şey bir roman ya da başka bir kitap çevirisi daha değil, ciddi ve kapsamlı bir Kuran çevirisi ve din çevirileri, çeviri ve vahiy ilişkisi tartışması.

Kapat