Yayıncılara: Ahmet Şık’ın acilen serbest kalması gerekiyor

Posted by on Mart 31, 2011 in Duyuru

Ahmet Şık tutuklanmadan önce kitabını okuyamadığını söyleyen yayıncı ve yazar arkadaşları, kitabı okuyamamak için haklı ve doğal nedenlerini anlattılar (Bkz. Haberola). Ayrıca kitabı okudukları kadarıyla Ertuğrul Mavioğlu ve Aydın Engin gibi isimler de kitabın içeriğini anlattılar.

Bu süreçte Odatv’de bulunduğu söylenen metinle Ahmet Şık’a ait olduğu söylenen taslak metinler arasında karşılaştırma yapan bir rapor da medyada yayınlandı (Bugün’deki haber için bkz.). Raporun tam metnine internet üzerinden ulaşmak mümkün oldu.

imaminordusu.com adresinden yayın yapan ve Ahmet Şık’ın kitabını yayınlayacağını öne süren site, ilk aşamada intihal metinler yayınlamıştı. (Bkz. Çeviribilim) Onları sildikten sonra, bu kez rapordan alıntıları kitap taslağından alıntılar adı altında yayınladı.

Fakat bu metinlerde de intihal öğeleri var. İnternette yapılan basit bir taramayla, bunların içinde çeşitli kaynaklardan yapılmış alıntı gibi görünen, fakat alıntı olduğu belirtilmeyen, daha önemlisi, sözdizimi ve sözcükleri değiştirilmiş parçaların, yani başkasının metninin sahiplenilmesi biçimindeki intihal özelliğine sahip parçaların yer aldığını saptamak mümkün. Aşağıda bunun bir örneği yer alıyor.

Okurların Ahmet Şık tarafından onaylandığı açık seçik belirtilmeyen metinleri, onun metni olarak okumaması gerekiyor.

Bu nedenle Ahmet Şık’ın kitap taslağını okuyan ve yayınlama girişiminde olan kişilerin öncelikle yapması gerekenler var:

1- Taslak metni okuyanların oda-rapor.doc (Kaynak: Bugün) olarak yayınlanan metni inceleyerek, içinde taslak olarak belirtilen metnin orjinal olup olmadığını açıklaması gerekiyor.

2- Yayıncıların – internette ya da matbu olarak – yayın yaparken, ellerindeki metni referansları vb. özellikleri açısından özenle incelemesi gerekiyor.

3- Kitaptan önce Ahmet Şık’ın serbest kalmasının sağlanması ve hangi metnin kendisine ait olduğunu kendisinin söylemesi gerekiyor.

Bunun dışında, bütün okurların Ahmet Şık tarafından onaylandığı açık seçik belirtilmeyen metinleri, onun metni olarak okumaması gerekiyor. Yazarın hangi metnin kendisine ait olduğunu söylemeye fırsatı olmadı. Ahmet Şık’ın kendi sözünü söylemek üzere serbest kalması gerekiyor.

ÖRNEK

Raporun Word versiyonunun 7. sayfasında şöyle yazıyor:

Kitap taslağının 48. Sayfasında; “Erbakan’a rağmen kurulan bu partinin iktidar olmasında, İslamcı hareketin devlet içerisinde örgütlenerek iktidarı ele geçirme stratejisinin en iyi uygulayıcılarından olan Gülen cemaatinin verdiği destek önemli bir rol oynadı.”

Buradaki alıntı şu cümlenin bir uyarlaması:

“İslamcı hareketin devlet içerisinde örgütlenerek iktidarı ele geçirme stratejisinin en iyi uygulayıcılarından Gülen’in AKP hükümetinin üzerinde ciddi bir ağırlık ve etkisi olduğu biliniyor.”

Bu cümle Mustafa Peköz’ün Birgün gazetesinde yer alan, 30 Haziran 2009 tarihli “ARAŞTIRMACI YAZAR MUSTAFA PEKÖZ:GÜLEN ABD’YE, ABD DE GÜLEN’E GÜVENİYOR” başlıklı söyleşisinde yer alıyor.

Rapordaki aynı alıntıda şu taslak cümle yer alıyor:

“AKP iktidarının sistem içerisinde örgütlenmede ciddi bir avantaj yarattığı İslamcı akımlar bütün bakanlıklarda kadrolaşmasını en tepeden en alta kadar tamamladı. Başta Milli Eğitim ve İçişleri Bakanlığı olmak üzere Sağlık, Ulaştırma, Bayındırlık, Tarım ve Köyişleri ve hatta son dönemde sol gelenekten gelen Ertuğrul Günay’ın başında bulunduğu Kültür Bakanlığı ile bunlara ait bütün genel müdürlüklerin, bölge ve il müdürlüklerinin çok önemli bir kesimi değiştirildi. Atananların tamamı İslamcı gelenekten gelen kadrolardı. Yapılan tasfiyelerle gönderilenlerin yerine gelenler ise geçmiş dönemlerde İslamcı oldukları iddiasıyla görevden alınan bürokrat ve memurlardı.”

Bu cümle yine Mustafa Peköz’ün, 28 Şubat 2009’da çıkmış “Kaleyi İçten Fethetmek” başlıklı bir yazısından uyarlama:

“Özellikle AKP’nin hükümet olma süreci dikkate alındığında, İslamcı akımların sistem içerisinde örgütlenmede ciddi bir avantaj elde ettikleri görülüyor. Özellikle bütün bakanlıklarda kadrolaşmasını en üst düzeyde tamamladığı, İslamcı oldukları iddiasıyla, geçmiş dönemlerde görevden alınan birçok bürokrat ve memur da yeniden görevlendirildi. Milli Eğitim Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı, Ulaştırma Bakanlığı, Bayındırlık Bakanlığı, Tarım Bakanlığı, Kültür Bakanlığı ve bunlara ait bütün genel müdürlüklerin, bölge ve il müdürlüklerinin çok önemli bir kesimi değiştirildi. Atananların tamamı İslamcı gelenekten gelen kadrolardır. Bununla sınırlı kalmayan hükümet, özellikle devletin bazı temel kurumlarında da ciddi bir kadro tasfiyesine yönelmiş, yerine İslamcı olarak bilinen ve daha çok Gülen cemaatine yakın olan kesimler getirilmektedir.”

Daha fazla Duyuru
Çevbir’den Basın Açıklaması: Yayınlanmamış Kitap

Çevirmenler Birliği bir açıklama yayınladı.

Kapat