İtalyancadan Türkçeye Çevrilen Eserler Bibliyografyası

Posted by on Eylül 22, 2011 in Güncel, Kitap

1839-2011 yılları arasında 172 yıllık bir diller ve kültürler arası aktarım sürecini konu edinen İtalyancadan Türkçeye Çevrilen Eserler Bibliyografyası (1839-2011) Belgin Bilgiç Kader’in titizlikle yürüttüğü uzun ve yoğun çalışmalarının ürünü olarak Beta Yayıncılık tarafından yayımlanmıştır.

Serüvenine, Betül Parlak’ın yapmayı tasarladığı bir araştırma için (Bibliyografyanın Işığında Türkçede İtalyan Kültürü – yayımlanma aşamasındadır), 2000’li yılların ortalarında, kendi halinde bir veri tabanı oluşturma çalışması olarak başlayan ve bundan öte herhangi bir akademik veya bilimsel iddia taşımayan bu eser Kader’i, İtalyan kültürüne ait yazılı eserlerin, Türkçedeki varlıklarını ve izdüşümlerini merak eden, incelemek ya da araştırmak isteyen herkes için adeta bir çıkış noktası olabilecek bir çalışmanın müellifi haline getirmiştir.

Kader’in vurguladığı gibi“ülkemizde belli dil ve kültür çiftlerine göre hazırlanmış çeviri eserler bibliyografyalarının henüz olmayışı” (s.3) çeviribilim araştırmacılarının işini zorlaştırmaktadır. Doğal olarak, her türlü araştırma için, araştırmacılar, kendi çalışmaları doğrultusunda veri tabanları oluştururken, bu verileri diğer araştırmacılar ile paylaşmanın yolları konusunda çok fazla düşünecek vakit bulamamaktadır. Bunda biraz da, daha önce yapılmış örneklerin azlığı ve veri paylaşımıyla ilgili yöntemlerin akademik ölçütlere uygun bir biçimde geliştirilmemesinin de payı olabilir.

Kader’in hazırladığı bibliyografya, tekil bir çalışma için hazırlanmış bir veri tabanının, başka araştırmacılar için de kullanılabilir hale getirilmesinin tek örneği sayılabilir.  Özellikle de çeviribilim lisansüstü öğrencilerinin görgül veri toplama ve sınıflama konusundaki acemilikleri düşünüldüğünde, bu çalışma, genç çeviribilim araştırmacıları için, yöntemsel olarak fikir ve cesaret verici nitelikte bir örnek kaynak olarak değerlendirilebilir.

Model alınabilecek bir benzerinin bulunmaması, böyle bir veri tabanı oluştururken herhangi bir sebeple es geçilen bir bilginin erek kitlede bir güvensizliğe sebep olma ihtimalinin bulunması, veri tabanı kapsamına alınacak her verinin güvenilirliğinin tam anlamıyla sınanma zorunluluğu ve veri erişim yollarının sınırlılığı göz önünde bulundurulduğunda, bu çalışmanın titizlikle yürütülen uzun ve yoğun bir sürecin ürünü olduğunu anlamak hiç de zor değildir.

Kader, çalışmasını oluşturma sürecinde yaşadığı çeşitli sıkıntılar arasında ilk sırayı, araştırma esnasında yararlanılacak kaynaklara erişim sıkıntısına vermiştir. Çevrimiçi arama motorlarından ancak son birkaç yıl içerisinde yoğun ve biraz daha verimli bir biçimde yararlanabilmesi, Kader’in, veri toplama aşamasına yayınevlerinden, özellikle de kitap fuarlarından sağladığı kataloglarla başlamasına neden olmuş, dolayısıyla elindeki imkânları kısıtlamış ve işini zorlaştırmıştır. Kendisinin Giriş bölümünde ifade ettiği üzere, son üç yıl içerisinde gelişen çevrimiçi imkânlar sayesinde kolayca yararlandığı kaynakların yanıltıcı olabileceğini görmesi ise, sağladığı verilerin güvenilirliğini sorgulamasına neden olmuş, böylece internet kaynaklarının araştırmacının yükünü azaltır gibi görünürken aksine, verilerin doğruluğunu teyit etmek zorunda bıraktığından araştırmacının üzerine fazladan bir sorumluluk yüklediğini gözlemlemiş ve deneyimlemiştir. “2004 yılında İtalyanca yazılmış bir kitabın Türkiye’deki yayın tarihinin 2000 yılı gözükmesi”, internet kaynaklarıyla erişilen bilgilerin güvenilirliğinin sorgulanması gerektiğini vurgulayan bir örnektir. “İtalyanca yazıldığını bildiğiniz bir kitap için, çevrimiçi kitap satışı yapan sitelerden bazılarında İngilizce aslından çevrilmiştir bilgisinin yer alması” veri doğrulama aşamasında Kader’in yaşadığı sıkıntılar hakkında inanıyorum ki yeterince fikir verecektir.

Çalışmanın verilerinin, iki yüzyıla yaklaşan bir zaman aralığını kapsaması,  veri toplamak için kullanılacak kaynakların sınırlarını da geniş tutmayı gerektirmiştir. İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Kütüphanesi’nde yer alan bibliyografyalar, Osmanlı Arşivleri ve Kültür Bakanlığı’nın Elyazmaları Katalogları, bu kaynaklar arasında yer almıştır. Başlangıçta, çalışma kapsamına alınacak eserlerle ilgili herhangi bir sınırlama yapılmamış olsa da, sonradan tümü kapsayıcı bir çalışma yapabilecek uzmanlığa sahip olmadığı için Kader, ağırlıklı olarak edebiyat ve sosyal bilimler alanında İtalyancadan Türkçeye çevrilmiş eserlere yoğunlaştığını belirtmektedir.

Kader’in bibliyografya oluşum sürecinde karşılaştığı sıkıntılara değinmesi, okura piyasada çeviri eserlerle ilgili pek çok yanıltıcı bilginin varlığı ve, veri toplama aşamasında ne gibi sıkıntılarla karşılaşılabileceği hakkında fikir vermesi açısından son derece önemlidir. Kader, bu çalışmanın kapsamı dışında kalan ancak diğer araştırmacılara yeni ufuklar açabilecek, İtalyancadan Türkçeye Çevrilen Çizgi Romanlar Bibliyografyası gibi farklı bir çalışma konusu da önermiş ve henüz tamamlanmamış olsa da kendi imzasını taşıyan İtalyan tiyatro yazarlarının Türkçeye çevrilmiş eserlerini kapsayan yeni bir bibliyografya çalışmasını müjdelemiştir. Böylece Kader, sadece tespit etmiş olduğu üzere, “ülkemizde belli dil ve kültür çiftlerine göre hazırlanmış çeviri eserler bibliyografyasının olmayışı” sorununa bir çözüm üretmekle kalmayıp aynı zamanda hedeflediği üzere çalışmasıyla başka çeviribilim araştırmacılarının yararlanabileceği bir kaynak sunmuş ve onlara bu çalışmanın ötesinde yeni ufuklar açmıştır. Kader’in de ifade ettiği üzere, bu çalışmayı yayımlanmış diğer bibliyografyalardan ayıran ve özel kılan yön ise, ülkemizde daha önce kullanılmamış bir sınıflama ölçütü olarak ‘Bir dil ve kültür çifti ve birinden diğerine çevrilen eserleri” ölçüt almasıdır. Bu anlamda çalışmasını, “bir çeviri eserler bibliyografyası denemesi” saymaktadır. Kendisinin bu çalışmayı bir “deneme” addetmesini mütevazı kişiliğine yoruyor; kitabın hazırlanması esnasında yürüttüğü yoğun, titiz ve yıpratıcı çalışma sürecinin takdirini çeviribilim ve edebiyat akademisyenleri ve araştırmacılarına bırakıyorum.

(Belgin Bilgiç Kader, İtalyancadan Türkçeye Çevrilen Eserler Bibliyografyası, 1839-2011, İstanbul: Beta Yayıncılık, 2011.)

Hilmiye Özdilek

Daha fazla Güncel, Kitap
Çağdaş Kadın Sergisi Tercümeyle Açıldı

Hakikat, "Gerçek" anlamında kullanılıyor. Öyleyse "Hayaldi gerçek oldu."

Kapat