Çıldıran Ülke

Posted by on Aralık 30, 2005 in Güncel

IMAG0018.JPG

29 Aralık gecesi, sonunda ülkece hep beraber, neden yabancı dil öğrendiğimiz sorusunun yanıtını bulmuş olduk: gerektiğinde gizli örgütlere, ajanlara ve benzeriye kendi dillerinden yanıt verebilmek, onları tv dizilerimizde yabancı oyunculara canlandırtıp konuşmaların çevirisini yapabilmek için. Kurtlar Vadisi adlı televizyon dizisinin ünlü karakteri Polat Alemdar dizinin son iki bölümünde Los Angeles’a gitti, gizli örgütün başkanını ve karısını uyardı, hatta onlara İncil’den meseller hatırlattı. Konuşmalar altyazı olarak aktarıldı. Çeviri sorunluydu, “This interests me” “Bu bana enteresan geliyor” olarak çevrildi ya da Sharon Stone’un karakteri İncil’in “Matta” bölümünden alıntı yaptığında altyazıya bu İngilizce olarak, “Mathews” şeklinde aktarıldı, ama önemli olan bu olayın gerçekleşmesiydi: Çeviri Yapıldı. Hollywood filmlerinde genellikle sömürge dilleri için yapılan uygulama, yani konuşmaları doğallığını bozmadan ses olarak verip altyazıyla çevirisini yapma uygulaması, bu kez İngilizce için yapıldı.

Fakat çeviri uygulaması biraz abartıldı kanımca, çünkü aynı dizide kadın baş kahraman bitkisel hayata girdikten hemen sonra, doktor annesine kadının fişinin çekilmesi gerektiğini, bu kararın elzem olduğunu söyledi ve uzun süre bu tartışıldı. Türkiye’deki bir hastahanede bu olayın yaşanması geleceğe çeviri sayılabilir, çünkü bildiğim kadarıyla dünyanın birçok yerinde tartışılan bu karar Türkiye’de uygulamaya geçirilmedi. Normal bir seyirci, doktorun bu konudaki telaş etme nedeninin, Sağlık Bakanlığı’nın hastanın bu alete ilişkin masraflarını karşılamaması olduğu yorumunu yapabilir. Daha sonra Polat ve arkadaşlarının yargılandığı mahkemede bir ressamın yer aldığına tanık olduk, eski Amerikan filmlerinden çok iyi tanıdığımız bir mahkeme ressamı mahkemeyi resme aldı. Yani, bu dizide çevirinin sadece dil düzeyinde değil, bütün kültürel göstergeler düzeyinde, çok boyutlu olarak ele alındığını gördük.

Diğer yandan, baş kahraman Polat’ın mahkemenin bir noktasında “Bazıları okuyarak öğrenir, bazıları yaşayarak” demesi, çevirmenler arasında sıkça yaşanan çevirmen okullu mu olmalı, yoksa alaylı mı tartışmalarının dizi yazarları tarafından yakından takip edildiğini ortaya koyan bir ifadeydi. 30 Aralık sabahı başlıca tv haberlerinde altyazı çeviri yapılan bölüm üzerinde durulması ve bu sahnelerin ayrıntılı olarak ele alınması da, çevirinin öneminin ülkemizde kabul edildiğinin umut verici bir işareti oldu.

IMAG0021.JPG
IMAG00201.JPG

Daha fazla Güncel
Mutlu Çevirili Yıllar

2005 yılına veda ederken, biz de Çeviribilim dergisi olarak üçüncü ayımızı dolduruyoruz. Bize destek olan, ilgileriyle şevk veren herkese teşekkür...

Kapat