Bir de Orhan Pamuk gerçekçi değil diyorlar… ya da Kars’laşan İstanbul…

Posted by on Aralık 21, 2011 in Güncel, Mizah

Soru: Aşağıdaki alıntılardan hangileri bir romana aittir?

1

“Bu karlı Şubat gecesinde, bu unutulmuş şehirde, bu küçük tiyatro kumpanyasının ne işi vardı?”

***

2

“İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü, öğrencilere eleştirel bir bakış açısı kazandırarak onları okuyan ve düşünen bireyler olarak hayata hazırlamak amacıyla “Yazarlar Okullarda Projesi” düzenliyor. Yazarlar Okullarda Projesi kapsamında, öğrenciler her ayın ilk iki haftası bir Türk veya Dünya klasiği, sonraki haftalarda da çağdaş bir yazarın eserini okuyacak. Türkçe ve Türk Dili ve Edebiyatı derslerinin okuma saatlerinde bu kitapların üzerinde söyleşiler yapıp öğrencilerden kitaplar hakkındaki düşünceleri alınacak. Kitapları okuyan öğrencilere ödül olarak ise okuduğu kitabın yazarı ile tanışma fırsatı verilecek. Bu şekilde öğrenciler okudukları kitap hakkındaki düşüncelerini kitabın yazarına iletme fırsatı bulacak. Bu, onlar için hem özgüven, hem de düşünce üretme anlamında bir fırsat olacak. Bu projeyle Türkiye’de ilk defa bir il bütün ilçe ve okullarıyla ve onlarca yazarla birlikte bir okuma seferberliği yapacak. Yazarlar Okullarda Projesi ile İstanbul’da on binlerce öğrenciye ulaşılacak. Her ilçede okur-yazar etkinlikleri yapılacak. İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü olarak 39 ilçede 80′e yakın yazar okullara davet edilecek. Yazarlar Okullarda Projesi’nde öğrenciler alt gelir grubundan seçilecek ve onlarla birlikte aileleri de projeden okuma alışkanlığı kazanma noktasında yararlanacak.”

***

3

“MİLLET TİYATROSU’NDA SUNAY ZAİM GRUBUNUN ZAFER GECESİ

Halkçı, Atatürkçü ve aydınlanmacı piyesleriyle, bütün Türkiye’de tanınan Sunay Zaim Tiyatro Kumpanyasının dün gece Millet Tiyatrosu’ndaki gösterisi büyük bir ilgi ve heyecanla karşılandı. Gece yarısına kadar süren ve vali muavini, belediye başkan vekili ve Kars’ın diğer önde gelenlerinin katıldığı müsamereler yer yer coşkulu tezahürat ve alkışlarla kesildi. Uzun zamandır böylesi bir sanat şölenine susamış olan Karslılar, piyesi tıklım tıklım doldurdukları Millet Tiyatrosu’nun yanısıra evlerinde de seyredebildiler. Çünkü Serhat Kars Televizyonu iki yıllık tarihinin ilk canlı yayınını gerçekleştirerek bu şahane gösteriyi bütün Karslılara ânında sundu. Böylece Kars’ta ilk defa Serhat Kars Televizyonu stüdyolarının dışında canlı TV yayını yapılmış oldu. Henüz bir canlı yayın arabası olmadığı için Serhat Kars Televizyonu’nun Halitpaşa Caddesi’ndeki merkezinden Millet Tiyatrosu’ndaki kameraya kadar iki sokak uzunluğunda bir kablo döşendi. Kardan zarar görmesin diye yardımsever Karslılar kabloyu evlerinin içlerinden de geçirdiler. (Mesela diş doktorumuz Fadıl Beyler, kordonu ön balkon penceresinden alıp, ta arka bahçelerine vermişlerdir.) Karslılar bu başarılı canlı yayının başka fırsatlarla da tekrarlanmasını istiyorlar. Serhat Kars Televizyonu yetkilileri, stüdyo dışında yapılan bu ilk canlı yayın sayesinde Kars’taki bütün işyerlerinin kendilerine reklam verdiğini belirttiler. Bütün serhat şehrimizin hep birlikte seyrettiği gösteride Atatürkçü piyeslerden, Batı aydınlanmasının ürünü tiyatro eserlerinin en güzel sahnelerinden, kültürümüzü kemiren reklamların eleştirildiği oyuncuklardan, ünlü milli kaleci Vural’ın maceralarından, vatan ve Atatürk şiirlerinden, şehrimizi ziyaret eden meşhur şairimiz Ka’nın bizzatokuduğu “Kar” adlı en son şiirinden başka bir de Cumhuriyet’in ilk yıllarından kalma Vatan yahut Çarşaf adlı aydınlanmacı başeser yeni bir yorumla “Vatan yahut Türban” adıyla sahnelenmiştir.”

***

4

“İl Milli Eğitim Müdürü Dr. Muammer Yıldız’ın yanı sıra 39 ilçe Milli Eğitim Müdürü ve 29 yazarın katılımı ile gerçekleştirilen tanıtım toplantısı Arnavutköy Kültür Merkezinde gerçekleştirildi. Program öncesi düzenlenen kokteylin ardından Saygı Duruşu ve İstiklal Marşı okunduktan sonra başlayan programda Arnavutköylü öğretmenlerin oluşturduğu müzik topluluğu misafirlere klasik müzik dinletisi gerçekleştirdi.

İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü’nün gerçekleştirdiği proje ile İstanbul’un ilçelerindeki öğrenciler, okudukları kitabın yazarıyla buluşup görüş ve eleştirilerini iletme fırsatı bulacak. Projeyle öğrencilere okuma alışkanlığının yanı sıra özgüven kazandırmak da hedefleniyor. İstanbul Milli Eğitim Müdürlüğü’nce gerçekleştirilen ve öğrencilerle yazarları buluşturacak “Yazarlar Okullarda” projesinin kura çekimi .. Türk edebiyatının önde gelen 29 yazarının katılımıyla gerçekleşti.

Arnavutköy Belediyesi Kültür Merkezi’ndeki kura öncesinde konuşan İstanbul Milli Eğitim Müdürü Muammer Yıldız, okumanın ve okutmanın bir ülkenin geleceğinin sağlam temellere dayanmasında vazgeçilmez bir unsur olduğunu belirterek “Yazarlar Okullarda” projesiyle İstanbul’un tüm ilçelerinde öğrenci yazar buluşmalarını gerçekleştireceklerini ifade etti. “Türk edebiyatının en iyi örneklerini sınıflara kadar ulaştırıp öğrencilerin düşünen, düşündüğünü ifade eden ve olayları eleştirel bir bakış açısıyla yorumlayabilen bireyler olmasını hedefliyoruz. Her ilçenin 1’i çocuk edebiyatı yazarı olmak üzere 2 yazara ev sahipliği edecek olması, hem edebiyatımız hem edebiyatçılarımız hem de öğrencilerimiz için büyük bir şans. Bu proje bu haliyle bir ilk.” diye konuşan Yıldız, proje kapsamında bir yıl içinde 120 bin öğrenciyi yazarlarla buluşturacaklarını kaydetti. İstanbul Milli Eğitim Müdür Yardımcısı Metin Taşdemir ise projenin okullardaki idareci ve öğretmenlerin gözetiminde uygulanacağını belirterek, “Türkçe ve Türk dili edebiyatı derslerinin okuma saatlerinde söyleşiler yapıp, öğrencilerimizin kitaplar hakkındaki düşüncelerini alacağız, olumlu olumsuz eleştirilerini bire bir kitabın yazarına iletme fırsatı bulacaklar.” diye konuştu.

Konuşmaların ardından projeye katılan yazarlar, tek tek sahneye çağrılarak, sahnede cam fanus içerisinde bulunan kura toplarını çekti. Kura toplarından çıkan ilçelerle eşleşen yazarlar, o ilçenin milli eğitim müdürüyle tanışarak, proje hakkındaki görüşlerini ifade ettiler. Kura çekilişine gelemeyen yazarların eşleşeceği ilçelerin bir hafta içerisinde İstanbul Milli Eğitim Müdürlüğü Ar-Ge birimince belirlenerek, yazarlara ve ilçelere duyurulacak. Kura çekimi esnasında Türk edebiyatının güçlü kalemi ..’nin oturduğu semt olan Şişli’yi ve gazeteci yazar ..’ın da oturduğu semt olan Üsküdar’ı çekmesiyle, bir yazar, “Bu işte şike var” esprisini yaparak katılımcıları güldürdü. Proje için gerçekleştirdiği daha önceki buluşmalarda çocukların sorduğu sorularla kendisini çok etkilediğini ve bunun kendisini Türkiye’nin geleceği adına umutlandırdığını söyleyen .., projenin başarısından dolayı organizasyon komitesini kutlarken .., projenin başından beri içerisinde olduğunu ve bu projenin bugün İstanbul geneline yayılmasından mutluluk duyduğunu belirtti. Şair .. de ilköğretim sıralarından başlayarak çocukların şiir, öykü ve romanla tanışmasını oldukça önemsediğini vurgulayarak, bu yaşta edinilen alışkanlıkların ömür boyu sürdüğünü ve bu projeyle okumanın çocuklar üzerinde bir alışkanlık oluşturacağı inancını taşıdığın söyledi.

‘Yazarlar Okullarda’ projesi kapsamında öğrenciler her ayın ilk iki haftası bir Türk veya dünya klasiğini, sonraki haftalarda da çağdaş bir yazarın eserini okuyacaklar. Daha sonra da okulu ziyaret edecek yazara okuduğu kitap hakkındaki olumlu-olumsuz eleştirileri birebir iletme fırsatı bulacaklar. Bu projeyle Türkiye’de ilk defa bir il bütün ilçe ve okullarıyla ve onlarca yazarla birlikte bir okuma seferberliği gerçekleştiriyor.”

***

5

“Üçüncü sahnenin başında Funda Eser ırzına geçilmiş kadının türküsünü söyledi. Bu da oyunu yer yer fazla “entellektüel” ve anlaşılmaz bulan seyirciyi sahneye bağladı. Funda Eser her zaman yaptığı gibi, bir yandan gözyaşı döker, erkek milletine söverken, bir yandan da başına gelenleri ballandırarak anlatmıştı. İki şarkı ve daha çok çocukları güldüren bir küçük reklam parodisinden (Aygaz’ın osurukla yapıldığı gösteriliyordu) sonra sahne karartıldı, iki gün önceki oyunun sonunda sahneye silahlarıyla çıkan askerleri hatırlatan iki er belirdi. Sahnenin ortasına bir idam sehpası getirip koydular, bütün tiyatroda sinirli bir sessizlik oldu. Belirgin bir şekilde topallayan Sunay ile Kadife idam sehpasının altına yürüdüler.

“Olayların hiç bu kadar çabuk gelişeceğini sanmıyordum,” dedi Sunay.

“Bu yapmak istediğiniz şeyi başaramadığınızın itirafı mı, yoksa artık yaşlandınız da şık bir şekilde ölmek için bahane mi arıyorsunuz?” dedi Kadife.

İpek, rolünü oynayabilmek için Kadife’nin büyük bir çaba sarfettiğini hissetti.

“Çok zekisiniz siz Kadife,” dedi Sunay.

“Bu sizi korkutuyor mu?” dedi Kadife gerilimli, öfkeli bir havayla.

“Evet!” dedi Sunay çapkınca.

“Zekâmdan değil, bir kişilik sahibi olmamdan korkuyorsunuz,” dedi Kadife.

“Şehrimizde erkekler kadınların zekâsından değil, başlarına buyruk olmalarından korkarlar çünkü.”

“Tam tersi,” dedi Sunay. “Siz kadınlar, Avrupalılar gibi kendi başınıza buyruk olun diye yaptım bu ihtilali. Bu yüzden şimdi başınızı açmanızı istiyorum.”

“Başımı açacağım,” dedi Kadife. “Bunu ne sizin zorunuzla ne de Avrupalıları taklit etmek için yapmadığımı kanıtlamak için de sonra kendimi asacağım.”

“Ama bir birey gibi davranıp intihar ettiğiniz için Avrupalıların sizi alkışlayacağını da çok iyi biliyorsunuz değil mi Kadife? Asya Oteli’ndeki o sözüm ona gizli toplantıda da Alman gazetesine demeç vermek için pek hevesli davrandığınız gözlerden kaçmamış. İntihar eden kızları, tıpkı başörtülü kızlar gibi, sizin örgütlediğiniz söyleniyor.”

“Başörtüsü mücadelesi yapan ve intihar eden tek bir kız vardır, o daTeslime’dir.”

“Şimdi siz de ikincisi olacaksınız…”

“Hayır, ben kendimi öldürmeden önce başımı açacağım.””

***

6

“İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğünün, “Öğrencilerin, okuma alışkanlıklarının artırılması, yazarlarla okurların buluşturularak kitaplar hakkında ayrıntılı bilgi sahibi olabilmeleri” amacıyla başlattığı “Yazarlar Okulda” Projesi ilk bakışta olumlu bir çalışma olarak görülmektedir. Bu kapsamda her ilçe ilköğretim ve ortaöğretim (lise) düzeyinde birer yazarla eşleştirilmiştir. Yazarla okurların buluşmasından önce kitapların mutlaka okunması gerektiği özellikle vurgulanmıştır. Hangi yazarlar? Hangi kitaplar!!!

Kadıköy ilçesi bu bağlamda, ortaöğretim düzeyinde A.T., ilköğretim düzeyinde ise Y.V. isimli yazarlarla eşleştirilmiştir. Proje kapsamında Y.V.’ın tüm kitapları, A.T.’nun ise “..” kitabı tavsiye edilmiştir.
Yazımıza konu olan A.T.’nun “..” kitabıdır. Bu kitap temin edilerek K.-E. Kız Lisesi öğrencilerine dağıtılmıştır. Bu kitap yetişme çağında bulunan çocuklarımızın seviyesinde asla olmadığı gibi, okuyanı ahlaki ve psikolojik açıdan derinden yaralayacak mahiyettedir. Söz konusu kitabın 25-26-28-29-30-34-35-36-39-40-41-46-49-50-52-58-59-60-61-62-66. sayfalarında geçen bazı kelime-tamlama ya da cümleler tamamen pornografik içeriktedir. Bunlardan bazılarını kamuoyundan özür dileyerek ve noktalayarak belirtmek istiyorum.
Bu türden daha birçok ifadelerin yer aldığı kitapta ayrıca nasıl cinayet hayalleri kurulduğu, ensest ilişki anlatan ifade tutanağı, benzer kelimeler içeren anket, boşluk doldurma bölümleri vs. Bunlar bu yaştaki çocukların okuyabileceği kitaplar mıdır? Bu toplumun inancına, kültürüne manevi değerlerine, bilime akla uygun mudur?
Bu kitapların nasıl seçildiği, mali yükünün nasıl ve kimler tarafından karşılandığı, kimlerin haksız zenginleşmesine neden olunduğu ikinci planda kalmaktadır. Aslolan çocuklarımızın sağlıklı ve düzgün şekilde toplumun ahlak kurallarına uygun olarak yetiştirilmesidir.
Yazarın bu türden bir kitap yazması hukuk adamlarını veya yetişkin okuyucuları bağlar. Ancak bu kitap öğrencilerimize, geleceğimizin teminatı olan yavrularımıza zorla okutturulmaya kalkılırsa ben ona dur derim. Ne kurumlarımız ne de çocuklarımız sahipsiz değildir. Bu millet, evlatlarını bu sorumsuz yöneticilerin ellerine asla bırakmak istemez. Sayenizde eğitim camiasının itibarı toplum önünde yerle bir edilmiştir. Sorumlular mutlaka hesap vermelidirler. Bu işin sorumluları kendi çocuklarınızın bu kitabı okumasına izin verir misiniz? Ama bu şehrin insanları sizlere güvenerek çocuklarını size teslim ediyorlar.
Bu kepazeliğin uygulanmasına yönelik 11.11.2011 tarihli İstanbul Valilik Oluru, 09.12.2011 tarihli İstanbul İl milli eğitim müdürlüğü yazısı, 13.12.2011 tarihli Kadıköy İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü yazısı ektedir.
Sayın Başbakanımıza, Sayın Bakanımıza ve yüce Türk yargısına gereğini yapmak üzere çağrıda bulunuyorum. Lütfen liyakat sahibi olmayanlara bu tür sorumluluklar vermeyin. Yoksa çocuklarımızı yani geleceğimizi kaybederiz.
Son olarak kitabı okuyan sorumlu anne ve babaların gereğini bir an önce yapmalarını ve sorumlulardan yargı önünde hesap sormalarını özellikle bekliyoruz.
Sorumluluk sahibi yöneticilerle birlikte olma dileğiyle, kamuoyuna saygıyla duyurulur.
H. İ. Ç.
Türk Eğitimsen İstanbul ..”
***
7
“Bu karlı Şubat gecesinde, bu unutulmuş şehirde, bu küçük tiyatro kumpanyasının ne işi vardı?”

***

Hikayeden çıkarılacak ders: Çevirmenler daha da dikkatli olsun. Milli Eğitim çalışmalarını Ar-Ge devralmış ve 2007’de “Okumayı Seviyoruz” adıyla bir proje başlatmışlar. Bu proje onun bir devamıymış ve projenin tanıtımında, okul buluşmalarına çevirmenlerin de çağrılabileceğini düşündüren bir ifade var:

“Yazarlar Okullarda projesi kapsamında öğrencilerimiz her ayın ilk iki haftası bir Türk veya dünya klasiği, sonraki haftalarda da çağdaş bir yazarımızın eserini okuyacaklar.”

Yani, William Burroughs, Chuck Palahniuk burada olmadığı için mahkeye çevirmenleri davet ediliyor, öyleyse çevirmenleri okullara da davet edebilirler. Bu nedenle yazarlar yazdıklarına dikkat etsin, çevirmenler de çocuklara göre çevirsin. Yoksa.. Yoksa “sorumlu anne babalar” “çocuklarını yani geleceklerini kaybedecekler.”

(Kars romanından alıntılar: 1, 3, 5, 7. Basından alıntılar – sırasıyla: 2, 4, 6.)

Daha fazla Güncel, Mizah
Affiche Transimage
Çeviri ve Ulusal İmgeler Konferansı

Çeviri ve Ulusal İmgeler – Kasım 2011/ Antwerp-Amsterdam Kasım ayında Lessius Hogeschool ile Universiteit van Amsterdam’ın Antwerp ve Amsterdam kentlerinde...

Kapat