Çevirmen Örgütlerine Çağrı: Sağlık için ne yapacağız?

Posted by on Ocak 17, 2012 in Güncel, Yorum

Temeli 1980 Darbesi’nin getirdiği hükümette atılan, ana çerçevesiyle Uluslararası Para Fonu – IMF ve Dünya Bankası’nın bir projesi olan Genel Sağlık Sigortası, altyapıdaki yetersizlikler nedeniyle yapılan ertelemelerin ardından, 2012 başında bütün yurttaşlar için ZORUNLU hale getirilerek uygulamaya kondu.

Bu sigorta sistemi ve genel olarak yeni sağlık sistemi çok sayıda sorun içeriyor, fakat şu an için ortaya konan tabloda ürkütücü olan bir BORÇLANDIRMA sistemi var. 2012 Ocak ayı sonuna kadar resim sigorta sistemine kayıt olmamış herkesin gelir ölçtürmesi yaptırarak sisteme kaydolması, prim ödemesi isteniyor. Başvurmayanların en yüksek primle kaydedileceği ve ödenmeyen primlerin sürekli borç olarak yazılacağı belirtiliyor.

Bu akıldışı ve adaletsiz sistem Çevirmenler gibi meslek tanımı ve iş güvencesi belirsizlik içinde olan, gelir durumu dengesiz olan yurttaşları özellikle ilgilendiriyor.

Çevirmen örgütleri çevirmenlerin iş tanımlarını ve mesleki güvencelerini düzgün tanımlara kavuşturmayı öncelikli kuruluş amacı saymıştı. Örneğin Çevirmenler Birliği, 2005’te Kitap Çevirmenleri Birliği olarak kurulurken tüzüğüne şu maddeyi koymuştu:

“i) Meslek birliğinin özelliğine göre yapılacak faaliyetler:

2- Çevirmenlerin zorunlu sosyal güvenlik sistemi içine alınmaları, sağlık sigortası ve emeklilik hakkı gibi sosyal güvenlik haklarından tümü ile yararlanmalarını sağlamak için girişimlerde bulunmak.”

Birliğin üyelerinden İlknur İgan bir değerlendirmesinde, kitap çevirmeninin sağlık güvencesi ve sigorta ile olan ilişkisi çok net olarak dile getirilmişti:

“Kitap çevirmeninin sosyal haklar alanındaki dezavantajları da göz önü­ne alındığında tablo biraz daha karanlıklaşıyor. Yayınevi stopaj keserek sizin adınıza gelir vergisi yatırıyor, ama sağ­lık sigortanız, emeklilik hakkınız yok. Bunlar için de imkânları kendiniz ha­zırlamalısınız. İsteğe bağlı emeklilik başvurusu yapabilir ve primlerini her ay kendiniz ödeyebilirsiniz, özel sağlık sigortası yaptırabilirsiniz. Ancak kitap çevirmeninin aylık ortalama geliri kira giderini bile düzenli karşılayamazken bunları da kendisinin üstlenebileceğini düşünmek hiç de gerçekçi değil, Bir de size çeviri karşılığı yapılan ödemelerin hiçbir zaman gününde gerçekleşmedi­ğini göz önüne alırsanız düzenli prim ödeme yükümlülüğü altına girmek gö­ze alınacak bir durum değildir. Bütün bu verilere bakıldığında kitap çevirmenliğini kişinin yaşamını sürdü­rmesini sağlayacak bir meslek olarak görmek henüz çok zor.”

Genel sağlık sigortası harekatı ve zorunlu hale getirilme kararı yeni değil, en son 2010 yılında da bu yeterince duyurulmadan tartışılmış. Örneğin Ekşisözlük yazarlarından bir çevirmen şöyle soruyor 31.08.2010’da:

“primine esas olacak kişi başına aylık gelirin nasıl hesaplanacağını anlayamadığım sigorta. bir çevirmen olarak gelirimden zaten yüzde 15 stopaj + yüzde 18 kdv kesiliyor. bundan kalan aylık net gelirim kimi zaman 1521 liranın üzerinde oluyor, kimi zaman da olmuyor. kriz döneminde iş bulamamaktan 760 liranın altına düştüğü de olmuştu. şimdi sevgili devletimiz bana her ay ne kadar ceza kesecek? gidip iş bul mu diyor, sevgili dövletimiz bana?”

Şimdi ne olacak? Bu saçma sigorta sistemi, sağlık güvencesi denen bir malı zorla satma sistemi, bu kesin olarak totaliter olan ve insan bedenine tahakkümden başka bir şey ifade etmeyen bu uygulama başka ülkelerde de tartışılıyor. Bu sözde liberal sağlık sisteminin bin benzeri Kuzey Amerika’da 2014’te uygulamaya konacak; Güney Amerika’da IMF ve WB dayatmasıyla uygulandığı ülkelerde sağlık sisteminin uluslararası şirketler ve çalışanlarından, toplumun ayrıcalıklı kesimlerinden başkasına iyilik getirmediği raporlarla ortaya konuyor. Sistemin genel kötülüğü Türkiye’de zaten yıllardır çeşitli sağlık örgütleri, sağlık çalışanları meslek birlikleri, odalar vb. tarafından dile getiriliyordu. Burada yeni ve ani olan, yeterince dile getirilmeyen şey bunun toplumun tamamına zorunlu kılınması, zorunlu köleleştirme ve borçlandırma gibi görünüyor.

Şimdi çevirmenler ne yapacak? Somutta, almak istemeseler bile mecbur bırakıldıkları bu sağlık sigortasına prim ödeyebilmek için çeviri ücretlerini mi artıracaklar? Neye göre? Hangi güçle? İşverenlerle yapacakları tartışmanın olumlu çözüme kavuşmasını kim, hangi kurum sağlayacak?

Yine örgütsüz şekilde sistemin dayatmalarından bireysel kaçış noktaları mı bulacağız?

Kitap, tiyatro, sinema, belge, kılavuz.. hayatın bütün metinlerini çeviren çevirmenler ne yapacak? Yoksul bir halka zorunlu vergi gibi dayatılan bu sigortanın, sonuçta ultra lüks haline gelen kültür alanına, çevirinin gelir kaynağına, daha da azalan kitap alımları, sinema ve tiyatro seyirleri.. gibi sonuçlarla yansıyacağı aşikar. Dolayısıyla emek bedellerinin düşüşe geçmesi ve iş rekabetinin şiddetlenmesi ve çeviri ürünlerin ortalama kalitesinin düşmesi de kaçınılmaz.

Gelir dengesizliği yüzünden meslek birliği aidat ücretlerini ödemeyi başaramayan bir çevirmen olarak, çeviri örgütlerinden, en az ifade özgürlüğü kadar acil ve önemli olan bu konuda bir açıklama yapmalarını rica ediyorum.

Ek- Konunun tartışıldığı bazı yerler:

Ekşi sözlük: http://getir.net/j9ih

Proz: http://bit.ly/AD9N51

http://bit.ly/zeMUx8

Occupy Wall Street: http://bit.ly/zvtXbs

Democracy Now: http://bit.ly/8ZfRHE

USA Today: http://usat.ly/9BNKBs

Milletvekillerinin kendi maaşlarını artırıp sağlık kısıntılarında muafiyet elde ettikleri yasa düzenlemesine karşı çıkan ve partisinden istifa eden Ali Tezel: http://alitezel.com

Yanıt

Daha fazla Güncel, Yorum
Çeviribilim Yaz Okulu: CETRA 2012

CETRA, Leuven'de bu yaz Çeviribilim yaz okulu programının 24'üncüsü gerçekleştiriyor. Her yıl farklı bir akademisyenin başkanlığında yürütülen iki haftalık araştırma...

Kapat