Dinin Siyasete Alet Edilmesine HAYIR

Posted by on Mart 30, 2012 in Yorum

Yeni eğitim modelinin 4+4+4 şeklinde getirilmesi kendi içinde tartışmalı bir öneriydi. Muhtemel sorunlar için çeşitli itirazlar getirildi, tartışmaları devam ediyordu.

Fakat bu modelin içine, son anda, bir siyasi partinin önermesi, diğerinin daha atik davranıp bu öneriyi önerge haline getirmesi sonucunda katılan “seçmeli Kuran-ı Kerim ve Hz. Muhammed’in hayatı ya da Siyer dersleri” tam anlamıyla dinin siyasete alet edilmesidir.

“İlköğretim kurumları; 4 yıl süreli ve zorunlu ilkokullar ile 4 yıl süreli ve zorunlu farklı programlar arasında tercih imkanı veren okullar imam-hatip okullarından oluşur. Ortaokul ve liselerde Kur’an-ı Kerim ve Hz. Peygamberimizin hayatı, seçmeli ders olarak okutulur.” (Haber7)

Daha önce, bir derginin temel eserler soruşturmasına, dini metinlerin de karşılaştırmalı olarak okutulabileceğini öngörerek yanıt vermiştim (4+4+4 için 100 ya da 10+1 Temel Eser). 12 Eylül 1980 darbesinin ardından eğitim sistemine konan zorunlu din derslerinin ilk el tanıklarından, öğrencilerinden biri olarak, bu derslerin nasıl sorunlar yarattığını ve Müslüman olanlar ile olmayanlar, inananlar ile inanmayanlar arasında ne gibi çelişkiler yarattığını bilen biri olarak, seçmeli eski tip din derslerinin de, seçmeli Müslümanlık dini bilgisi derslerinin de büyük sorunlar yaratacağını düşünüyorum.

Eğitim sistemine Karşılaştırmalı Din İncelemesi dersi konabilir; kutsal kitapların çevirisi, metin analizi dersleri konabilir; kapatılan Felsefe dersleri açılabilir; inanç tarihi dersleri konabilir.. fakat seçmeli olarak Müslümanlık bilgisi dersleri koymak, öğrenciler açısından olumlu bir sonuç doğurmayacak, toplumun birliğine, gelişmesine katkıda bulunmayacaktır. Çünkü bir dini ve bilgisini seçmek, deneye ve tarihe dayanan bilginin verildiği eğitim kurumunun dışında yapılacak, özgür iradeye dayanan bir şeydir.

Seçmeli Müslümanlık dini bilgisi dersi açmak, başka dinlerin ve inançların da dersini açmayı gerektirir ve bu da, öğrenciler arasında birlik duygusunun daha da kaybolmasına yol açar. Farklı dinlerden öğrencilerin olduğu bir lisede 12 Eylül’ün getirdiği zorunlu din dersini aldığım için bunu kişisel tecrübeye dayanarak, emin olarak söyleyebiliyorum.

Alelacele hazırlanan ve kabul edilen bu önergeyi, kutsal bir dinin siyasete alet edilmesinin bir örneği olarak görüyor ve acilen durdurulması gerektiğine inanıyorum. Eğitimcilerin, eğitim örgütlerinin, aydın ve eğitimli kesimlerin bu yönde çaba harcamasını diliyorum. Yoksa gelecek kuşakların daha da dar görüşlerle yetişmesinin önü alınamayacak, inançlarının nesnel ve tarafsız olmayan – siyaset, medya vb. – çıkar grupları tarafından yönlendirilmesiyle karşı karşıya kalan bir toplum ortaya çıkacaktır.

İşin en ürkütücü yanı, dinin bu siyasi biçiminin, Hz. Muhammed’e ilahi vahyin neden 40 yaşında geldiğini ya da Yunus Emre’nin, Hacı Bektaş Veli’nin, Yesevi’nin neden çile çektiğini hiç anlamamış gibi görünmesidir. Eğitim yasasının özellikle bu maddesi, siyaset ve medyadaki birçok kişinin eğitim alanındaki ufuksuzluğundan, hamlığından başka bir şey göstermiyor.

Daha fazla Yorum
kamuoyuna duyrulur
Gordion Düğümü

İtalyanca tercüme vakasının ardından kamuoyuna yönelik duyurular yayımlandı dernekler ve öğrenciler tarafından.

Kapat