Sosyal Hizmetler Pahalanırken, İnsan Ucuzluyor..

Posted by on Nisan 19, 2012 in Yorum

Bugün sağlık çalışanları eylemde. Son olarak Gaziantep’te bir doktorun öldürülmesinin ardından, sağlık sektöründe hakim olmaya başlayan şiddet ortamına ve buna yol açan nedenlere itiraz ediyorlar: Bugün öğlene kadar çalışmayacaklar. Dr. Ersin Arslan’ın (26) kendisinden dokuz yaş küçük bir genç (17) tarafından öldürülmesini, her meslek açısından, çevirmenlik açısından da okumakta yarar. Genç çevirmenler hangi toplumda, nasıl bir ortamda çalıştıklarını yeniden değerlendirebilir. Vatan gazetesinden Öznur Karslı’nın haberinde, ekonomik arkaplanı da okumakta yarar var: Bir insanın 26 yaşına kadar aldığı eğitimin duygusal ve ekonomik maliyeti, 17 yaşında birinin dedesinin 500 tl’sine olan bağımlılığı (ve kimbilir başka hangi kaygılar), hastanedeki bakımın evde sürdürülememesi, suçlunun babasının kendini yok edebilme düşüncesi..

“AİLESİNİN GURURUYDU

17 yaşındaki M.G.’nin, hastanedeki odasında bıçaklayarak öldürdüğü Arslan, marangozluk bir babanın 6 çocuğundan biriydi ve üniversite okuyan tek çocuktu. İlkokuldan bu yana aldığı her başarıyla ailesinin göğsünü kabartan Arslan, tıpkı soyadı gibi aslan gibi bir evlattı. Orta halli bir ailenin kıt imkanlarıyla eğitimini sürdüren Arslan, Karadeniz Teknik Teknik Üniversitesi Tıp Fakültesi’ni kazandığında babası Ramazan ile annesi Hatice, “Oğlumuz hekim çıkacak” diye sevinmişlerdi. 2006’da mezun olup memleketine döndüğünde Gaziantep Tıp Fakültesi Araştırma Hastanesi’nde ihtisas eğitimine başladı. Dört ay önce Göğüs Cerrahı olan Arslan, ihtisas eğitimi sırasında meslektaşı olan eşi Sibel ile tanışıp dillere destan bir düğünle dünya evine girdi. ..

500 TL İÇİN

Doktor Arslan’ı bıçaklayarak öldürdüğü ileri sürülen ve bir baklavacıda çalışan M.G. ise çıkarıldığı mahkemece tutuklandı. M.G. ifadesinde kanser hastası dedesini çok sevdiğini, 10 gün önce Ersin Arslan tarafından ameliyat edildiğini ve daha sonra öldüğünü, cinayeti intikam amacıyla işlediğini söylerken, “Beni dedem büyütmüştü. O yüzden ona çok bağlıydım” dedi. Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Asım Güzelbey ise, “M.G’nin annesi babası ayrı olduğu için bu yaşına kadar dedesi tarafından büyütülmüş. Dedesi 3 aydan 3 aya bin 500 lira emekli maaşı varmış. Bu maaşı da M.G çekiyormuş. Emniyetten aldığımız bilgiye göre, M.G. dedesinin öldüğünü bile bile maaşı çekmeye gidiyor. Ancak ölümden dolayı maaşı alamayınca sinirleniyor ve kafasına doktor Ersin Arslan’ı öldürmeyi koyuyor. Bir nevi bu parayı alamamasının sorumlusu olarak doktoru görüyor. Yani dedesine çok düşkün olduğu için böyle bir şeyi yapmıyor” dedi.

DEDE KANSERDİ

Gaziantep İl Sağlık Müdürü Prof. Dr. Metin Karakök, H.M.’nin dedesine uygulanan tedaviyle ilgili olarak, şu bilgileri verdi: “Mart ayının sonunda hasta geliyor. Yapılan tetkiklerde akciger kanseri teşhisi konuluyor. Ersin Arslan ise operasyon yapılması gerektiğini bütün detayları ile antalıyor. Hatta hasta yakınları ‘Önce Allah’a sonra size güveniyoruz’ diyorlar. Daha sonra operasyon yapılıyor. Hasta iyileşiyor ve duruma stabil hale geldiği için taburcu ediliyor. Ancak öğrendiğimiz kadarıyla evde hastaya iyi bakılmıyor. Solumu zayıflayınca evdekiler kendileri müdahale etmiş. Tabi durumu daha kötü hale getirmiş ve bu halde hastaneye tekrar geri getirmişler. Hasta hemen yoğun bakıma alınmış ama kurtarılamamış.” Bu arada katil zanlısı M.G.’nin babası Yusuf Geceken de, “Oğluma çok kızıyorum. Öyleki başsağlığına gidip doktora yaptıklarının aynısını onların karşısında kendime yapmak istiyorum” dedi.

DOKTORLAR AYAKTA

Dr. Ersin Arslan’ın öldürülmesi başta görev yaptığı il olan Gaziantep’te olmak üzere hemen hemen her ilde protesto edildi. Arslan’ın hayatını kaybetmesinin ardından zel ve devlet hastanelerinde görev yapan çok sayıda sağlık çalışanı, hastane önlerinde toplanarak saldırıya tepki gösterdi. Çeşitli dövizler ve kanlı bir gömlek taşıdıkları görülen sağlık çalışanları bir süre çeşitli sloganlar attı. Saldırıyı protesto etmek için kentteki bazı hastanelerin acil dışında hasta kabul etmediği belirtildi.”

Not: Aynı haber Milliyet gazetesinde, muhabir ismi çıkarılmış ve sadece metnin içinde bir yere “Vatan gazetesinin haberine göre” yazılmış şekilde veriliyor. Muhabir ismini silmek ve tıpatıp aynı olan haber metninin sanki özgün olarak o gazetenin eseriymiş gibi göstermek neye yarıyor ve ne hakla yapılıyor?

Daha fazla Yorum
Dinin Siyasete Alet Edilmesine HAYIR

Alelacele hazırlanan ve kabul edilen bu seçmeli din bilgisi dersi önergesini, kutsal bir dinin siyasete alet edilmesinin bir örneği olarak görüyor ve acilen durdurulması gerektiğine inanıyorum.

Kapat