Çocuk ve Gençlerin Din Siyasetine Alet Edilmesine Hayır

Posted by on Nisan 30, 2012 in Güncel

Hacer Eşut adlı bir gençkız T.B.M.M.’de türbanlı olarak konuşmaya çıkarıldı. Van’da Mehmet Akif Ersoy Lisesi’nde öğrenci olan Eşut, Van’ın sorunlarını dile getirmek üzere seçilmişti. Medyada konuşmasının Van’la ilgili kısımları değil, T.B.M.M. düzenlemesine aykırı olan kıyafeti öne çıktı.

Kıyafet konusu, ayrı bir tartışma konusu – Türkiye’de tarım ve hayvancılık ekonomisi çözülür, köy ekonomisinin bozulması ve terör sonucunda kentler plansız ve biçimsiz bir şekilde büyürken, temel eğilim, turistik muhafazakarlık. Bunun incelenmesi, türbanın, sosyo-ekonomik çözülme yaşayan bir toplumda bir sosyo-psikolojik korunma biçimi olarak ortaya çıkması ayrıca tartışılmalı.

Fakat DÜRÜSTLÜK çok önemli ve temel, ertelenmeyecek bir tartışma konusu.

Eşut olayın ardından bir açıklama yapmış: ” Türbanın dışında Vanlı olduğumuz için depremzede olduğumuz için bizi alkışlayıp destek verdiler. Bazı medya kurumlarının haberi verme şekli bizi rahatsız etti. Türbanlı olarak Meclis’e gittik. Bize türbanımızla girmemizde bir sakıncanın olmadığını söylediler. Türbanı çıkarmamız için de bir baskı olmadı. Ben Meclis’e gelmemden dolayı değil, inancım gereği türban takıyorum. Okulda da türbanımı çıkarmıyorum. Başka bir nedeni yok ve insanlar bunun altında başka nedenler aramasınlar.”

Eşut’un öğretmeni de açıklama yapmış: “Hacer Eşut’un öğretmeni Seher Ulaş ise öğrencilerinin türbanını çıkarması ile ilgili bir baskının olmadığını ifade etti. Sınıfta da öğrencisinin türbanlı olduğunu açıklayan Ulaş, “Meclis’te türbanın çıkarılması ile ilgili bir baskı olmadı. Öğrencimiz tek türbanlı arkadaşımızdı. Orada da sadece türbanlı olduğu için değil, Vanlı ve depremzede olduğu için alkışlandı.” diye konuştu.

Fakat okulun internet sitesinde Hacer Eşut türbanlı görünmüyor. İl öğrenci temsilcisi seçilmesi kısa bir süre önce şu fotoğrafla duyurulmuş:

Van’ın gerçek temsilcisi hangisi? Türbanla meclise çıkan mı, internet sitesinde gülen mi?

Van Depremi gibi bir olayın, tıpkı Amerika’daki New Orleans felaketi gibi, toplumun gizli ayrımcılıklarının daha da görünür olmasına yol açan, ileri kapitalizmin toplumsal sonuçları olan doğa felaketleri karşısında çözüm geliştiremediğini gösteren bir olayın bu şekilde, dinin siyasete alt edilmesine yol açan gösterilerle temsil edilmesi çok yanlış. Van’ı temsil etmek üzere T.B.M.M.’de konuşacak olan gencin sadece türban değil, Hıristiyanlık simgesi Haç ya da Musevilik simgesi Davud Yıldızı kullanıyor olması da yanlış olurdu.

Fakat gerçeğin olduğu gibi yansıtılmaması, siyasi amaçlarla çarpıtılması çok daha büyük bir yanlış.

Dürüstlüğün kaybedilmesinin bir telafisi olamaz, çocuk ve gençlerin dürüst olmadığı aşikar olan bir yetişkin siyasetinin içine sürüklenmesi bir toplumun en ağır hastalık belirtilerinden biridir.

Hacer Eşut’un seçilmesini sağlayan konuşma Van Mehmet Aktif Ersoy Lisesi’nin internet sitesinde şöyle yayınlanmış:

Okulumuzun öğrenci temsilcisi 11 M sınıfı öğrencisi Hacer Eşut önceki gün ilde yapılan seçimde merkez temsilcisi seçildi. Bugün ise İl Merkez Koç İlköğretim Okulunda yapılan il genel öğrenci temsilcileri arasından il merkez ve ilçe temsilcilerinin oylamaları sonucu İl Temsilcisi seçildi. 

İlimizi fazlasıyla temsil edebilecek olan okulumuz öğrencisi Hacer Eşut’ a Ankara’ da toplanacak olan Türkiye Büyük Öğrenci Meclisi’ nde  başarılar dileriz.
Öğrencimizin il temsilciliğinde yapmış olduğu konuşmanın tam metnini yayınlıyoruz.

İl Temsilciliği Konuşma Metni
Değerli temsilciler ve sayın öğretmenlerim,
Öncelikle son üç ayda yaşadıklarımızı kısaca özetlemek isterim.
Biz Van halkının yaşamış olduğu deprem, belki çoğu insanımızın yaşamını değiştirmiş olabilir. Çoğu insanımız günlük hayatında hiç alışık olmadığı durumlarla karşılaşmış olabilir. Bunların arasına aç kalma, sokakta barınma ve üşüme de dahil.
Kimi vatandaşımız gece yarısına kadar soğuğa rağmen, geceyi ve soğuğu ateş etrafında oturarak geçirdiler. Gecenin ayazında, yer beşik gibi tekrar sallanmaya başlayınca, o korkuyu tekrar iliklerimize kadar hissettik.
Sokaklarda hıçkırıklarla ağlayan amaçsızca soluk soluğa koşuşturan bir kız çocuğu ‘Ana, ana nerdesin?’ diye feryat ediyor. ‘O çocuğa annen öldü’ demek ne kadar zor biliyor musunuz?
O an anladım ki, acizim ve elimden bir şey gelmiyor.
Ama düşündüm ki, bir insan kendini ifade edebildiği ölçüde mutludur. En büyük acizlik kendini ifade edememek ve yaşadığı sorunlardan insanları haberdar edememektir. Bu sebeple yaşadığımız sorunları ifade etmek ve bunlara çözüm bulmak amacıyla temsilciliğe aday oldum.
Okullarımız umut oldu öğrencilerimize. Bir yandan arkadaşlarımız ve öğretmenlerimiz ile yeniden bir araya gelmek ‘hayat devam ediyor’ dedirtti bize, öte yandan, karşı karşıya kaldığımız mağduriyetler bize bu konuda bir şeyler yapmak gerektiğini hatırlattı. Eğitimimizde birçok aksama meydana geldiyse ve bizler bu sorunları bugün burada duyurmak için bulunmaktayız.
Öncelikle, binalarımızın hasarlı olması sebebi ile eğitim gördüğümüz barınaklarımız eğitim ve öğretim açısından maalesef yeterli değil.
Çadırda yaşamak zorunda olan öğrenciler, uygun bir çalışma ortamları olmadığı için yeterli düzeyde ders çalışamıyorlar. Bu durum, üniversiteye hazırlanan öğrenciler için çok daha kötü bir vaziyette. Üniversiteye hazırlanan Vanlı öğrencilerin diğer illerde, örneğin Trabzon, Adana, Ankara’ da hazırlanan öğrencilerle eşit koşullarda yarışmaları için, okulda yararlanabilecekleri bir etüt salonu veya kütüphanelerinin olması gerekmez mi?
Gördüğüm kadarı ile lise giriş ve üniversite sınavlarına hazırlanan öğrenciler için herhangi bir çalışma yok. Hızlandırılmış derslerle var olan eksikliğin birkaç ayda kapanması mümkün değildir. Dolayısıyla, SBS, YGS ve LYS gibi sınavların en azından bir ay ertelenmesi var olan eşitsizliği en az seviyeye indirir.
He ne kadar yaşam için bile uygun olmayan koşullarda eğitim görüyor olmamız üzücü bir durum ise de, ben, Van kültüründen gelen ve bu kültürü çok iyi tanıyan bir insan, bir Vanlı olarak bütün bu zorlukların üstesinden kısa sürede geleceğimize inanıyorum. Çünkü geleceği düşünmek geçmişi düşünmekten çok daha mutluluk verici.
Hepinize saygılarımı sunarım.”

“Van kültürünü” çok yanlış temsil etmiş görünüyorsunuz Hacer Eşut. Bu yanlış, insanın genç yaşta yapmaması gereken yanlışlardan biridir. Van depreminin başka göstermelik depremlerle örtülmesine araç oldunuz. Bu yanlışı düzeltebilmenizi dilerim.

Ek

Gülen fotoğrafın okul için mecburen çekildiği ya da temsili bir fotoğraf olduğu da öne sürülebilir. Fakat Hacer Eşut’un genç resmi sadece okul sitesinde değil, seçildiğini haberleştiren Erciş Haber sitesinde de yer alıyor:

10 Ocak 2012: http://www.ercishaber.com/840_%C3%96grenci-Meclis-Baskanligi-Se%C3%A7imi.html

Diğer yandan bir başka temsil sorunu da mekanla ilgili. Van, Merkez’deki Mehmet Akif Ersoy Lisesi ile deprem merkezi Erciş arasında 104 km var görünüyor:

 

Daha fazla Güncel
stay hungry
Genç Çevirmenler İçin Bir Afiş

The Whole Earth Catalog dergisinin arka kapağında HSYK toplantısı.

Kapat