Toplumda, yani mesleki standartlar bütününde bir uyum var mı?

Posted by on Temmuz 13, 2012 in Güncel, Yorum

Mesleki Yeterlilik Kurumu Medya, İletişim ve Yayıncılık Sektör Komitesi ilk toplantısını 13 Nisan 2010 günü yaptı. Haziran 2012 başında, çok sayıda örgüt ve kurumun ortak çalışmasıyla hazırlanan “Çevirmen (Seviye 6) taslak meslek standardı” açıklandı ve ilgili kurumlardan 6 Temmuz 2012 tarihine kadar görüş bildirilmesi istendi. Avrupa Birliği ve Türkiye Cumhuriyeti tarafından finanse edilen bu yeterlilik ve standart çalışmalarının toplantıları Ulusal Yeterlilik Sisteminin Güçlendirilmesi Projesi (UYEP) ve Mesleki Yeterlilik Kurumu tarafından düzenleniyor.

Yine Haziran başında, 9 Haziran 2012 günü Avrupa Birliği Çeviri Eşgüdüm Başkanlığı tarafından Avrupa Birliği Bakanlığı Çeviri Platformu’nun bir toplantısı düzenlendi. Çevirmenlik yeterlilik ve standartı, çeviri eğitimi ve çeviribilimin yararları konusu orada da gündeme geldi.

Çevirinin en iyi şekilde, uygun koşullarla, uzmanları tarafından nasıl yapılacağı uzun uzun tartışıldı. Taslak üzerindeki görüşler, düzeltme önerileri şekillendirilip teslim edildi.

Sonra, 12 temmuz 2012 günü bu tartışmalara katılan, uzun yıllardır çeviribilim tartışmalarına katkıda bulunan, eğitmen olarak çalışan, kitap çevirmenliği yapmış bir genç kadın meslektaşımız, oğlunu çocuk arabasıyla trene bindirmeye çalışırken öldü. 41 yaşındaki çeviribilimcinin çocuk arabasını bindirdikten sonra, tren kapısının kapanmasıyla birlikte, platform ile tren arasındaki boşluğa düştüğünü anlattı medya.

Bu olay, çok sayıda standardı ve yeterliliği gündeme getiren, toplum yaşamının bunların uyumlu içiçe geçmesinden ibaret olduğunu hatırlatan bir olay: istasyonun, istasyonda ve trende bulunan TCDD görevlilerinin, çocuk arabasının, hatta trende bulunan yurttaşların standart ve yeterliğini gündeme getiren bir olay.

Bu çerçevede, örnek olarak, TCDD makinistleri için, 2011 yılında hazırlanan mesleki yeterlilik belgesine bakmakta yarar var. Bu belgenin bir kısmını rastgele ele alıp yaşadığımız bu kaybın, bir insanda somutlaşan 41 yıllık emek, çaba, eğitim, birikim, bilgi, sevginin kaybedilmesinin gölgesinde okuyalım. Makinist:

“ Kurallara uygun hızda sürüş yapar.

 Buluşma ve öne geçme değişiklikleri veya gecikmeler nedeniyle seyir sürelerine uyar.
 Görevlendirildiği trenin genel ilkelere uygun hazırlanıp hazırlanmadığını kontrol
eder.
 Lokomotif ve vagonların trene kurallara uygun olarak verilip verilmediğini kontrol
eder.
 Dizide bulunan vagonların özelliğine göre hızı ve seyri belirler.
 Tren ağırlığı ve uzunluğunu hesaplar, trenin işletileceği hat kesiminin özelliklerine
uygunluğunu kontrol eder.
 Trende görevli personelin tam ve görev yerlerinde olup olmadıklarını kontrol eder.
 Trenin sefer öncesi dizi kontrollerini yapar.
 Trenin Fren ağırlığını ve fren ihtiyacını hesaplar.
 Frenli vagonların dağılımının kurallara uygun olup olmadığını kontrol eder.
 Fren denemesine katılır ve yapar.
 Trenin seyri sırasında istasyonlara giriş ve çıkışlarda yolu, verilen işaretleri, gereken
önlemlerin alınıp alınmadığını kontrol eder.
 Treni hareket ettirir ve durdurur.
 Hız limitlerini aşmaz.
 Seyir sırasında diziyi kontrol eder, aksaklıkları belirler ve gereken önlemleri alır.
 Şartlı sevk emrindeki şartları yerine getirir.
 Hareket bildirisi yapar.
 TMİ sisteminde kurallara uygun yol ve hareket bildirisi alır, verir.
 İstasyon, trafik kontrolörü ve diğer personelle kurallara uygun haberleşme yapar.
 Makasları düzenler.
 TSİ sisteminde sinyal bildirilerine uyar, yerel kumanda masasını kullanır.
 Trafikle ilgili formlardaki bildirimleri okur, doldurur.
 Trenin seyir planını ve seyrini işaretlere göre düzenler.
 İstasyonda treni duruş yaparak bekleyecekse, aksine talimat verilmedikçe limit taşını
geçmez.

Yol kenarında bulunan kilometre ve hektometre levhaları yardımıyla bulunduğu yeri
belirler ve konumuna uygun sürüş uygulamaları yapar.
 Hat kenarında bulunan yarıçap levhalarının bildirimlerine uygun olarak trenin hızını
ayarlar.
 Hat kenarında bulunan hız levhalarının bildirimlerine uygun olarak trenin hızını
ayarlar.
 Hat kenarında bulunan hız kısıtlama levhalarının bildirimlerine uygun olarak trenin
hızını ayarlar.
 Hat kenarında bulunan eğim levhalarının bildirimlerine uygun olarak trenin hızını
ayarlar.
 Eş düzey geçitlere yaklaştığında levhalarının bildirimine uygun olarak gerekli
işaretleri verir.
 İmdat telgrafı yazabilir.
 Anayolda kalan treni emniyete alır.
 Kırmızı geçiş izni ve bölge ve zaman izni alır, ilgili formları doldurur.
 Haberleşme olmadığında ya da sinyaller bozuk olduğunda treni mevzuatında belirtilen
koşul ve önlemlerde ilerletir.
 Lokomotif ve vagonların raydan çıkması durumunda kaldırılıp kaldırılamayacağı
kararını verir.
 Yangın söndürme cihazını kullanır.
 Yangın çıkan vagonu diziden ayırır.
 Kaza ve olayları ilgilere bildirir.
 Seyirdeki düzensizlikleri ilgilere bildirir.
 Çevre koruma yöntemleri konusunda işyerinin ve işyeri dışındaki kurumların
eğitimlerine katılır.
 Eğitimlerde öğrendiklerini işinde uygular ve uygulanmasını sağlar.
 Risk faktörlerinin belirlenmesi ve azaltılmasına yönelik yapılan çalışmalara katılır.
 Çalışırken yapılan uygulamaların çevresel etkilerini gözlemler ve zararlı sonuçlarının
önlenmesi çalışmalarına katılır.
 Çalıştığı alanlarda bulunan dönüştürülebilir malzemelerin doğru yere iletilmesini
sağlar.
 Doğal kaynakları tasarruflu ve verimli bir şekilde kullanır/kullanımını sağlar.
 Doğal kaynakların iktisatlı ve verimli kullanımı için gerekli tespit ve planlama
çalışmalarına katılır.
 Krize kaynak olacak durumları fark eder.
 Kriz tiplerine göre önlem alır.
 Krize yol açan nedenleri belirler.
 Krizi yönetir.
 Örgütsel ve bireysel stresle başa çıkabilir.
 Görevlerini, yetkilerini ve sorumluluklarını meslek disiplinine uygun olarak yerine
getirir.
 Mesleki değerlere uygun görev yapar.
 Mesleğin disiplin ilkelerine ve kurallarına uyar.
 Etkili iletişim kurar/kurabilir.
 İletişim kurduğu insanları etkili bir şekilde dinler/dinleyebilir.
 Beden dilini etkili kullanır/kullanabilir.
 Olaylara başkasının gözüyle bakar/bakabilir.
 Sözcüklerdeki sesleri doğru sesletir/sesletebilir.
 Anlamlı ve Türkçe’ye uygun sözcükler oluşturur.
 Cümlenin öğelerine, yapısına uygun, anlamlı ve düzgün cümlelerle konuşur.”

Bu dağınık, tutarsız, tekrar eden, keyfi önermeler bütünü üzerinde çalışma Antalya’da yapılmış:

“TCDD Vakfı tarafından yürütülen ve  TCDD ‘nın iştirakçi olarak yer aldığı, “Demiryolu Taşımacılığı Sektöründe Ulusal Yeterlilik Sistemi ile Sınav ve Belgelendirme Merkezi Kurulması” projesi kapsamında 15 mesleğin meslek standardı taslağı hazırlama çalışmaları Antalya Lara’da bulunan Rixos Lares Hotelde yapıldı.”

Sözkonusu Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları Vakfı, internet sitesinin anasayfasında araba, konut ve seyahat reklamı yapılan, üyelerine krediyle araba satmayı projelendirmiş olan, örnek arabaları garda sergileyen vakıf.

Meslektaşımızın ölümüne neden olan treni kullanan makinistin, bu yeterlilik sertifikasına sahip olup olmadığını bilmiyoruz. Fakat sözkonusu trenin, tren istasyonunun, Avrupa Birliği standartlarında olmadığını, 1990 yılından beri bu yönde adım atmak sözkonusu olduğunu, ama bunun başarılamadığını biliyoruz:

“Türkiye’de demiryollarının reformu meselesi aslında Avrupa Birliği’ndeki (AB) gelişmelere paralel olarak 1990’larda başladı. 20 yılı aşkın bu süreçte 7 tane değişik teknik çalışma yapıldı. Sonuç olarak ise bir yere varıldığını söylemek zordur. .. AB, Türk demiryollarında yük hatlarının modernizasyonu, liman ardı bölgelerin verimli hatlarla desteklenmesi ve özellikle bölgesel tren (banliyö) işletmeciliğine önem verilmesine öncelik veriyor.”

Dünya Bankası’ndan 2004 yılında bu çalışma için finans alındığı ve Türk Demiryollarının Reformu Projesi başlatıldığı halde.

Şimdi, bu kazanın acı bir şekilde ortaya koyduğu şey şu: hiçbir mesleki yeterlilik ve standart, diğer mesleki yeterlilik ve standartlardan bağımsız olarak işe yaramaz. Bir alandaki Avrupa Birliği (ya da gelişme, ilerleme, kalkınma..) perspektifi diğer alanlardaki Avrupa Birliği (ya da gelişme, ilerleme, kalkınma..) perspektifiyle örtüşmedikçe bir işe yaramaz.

Çocuk arabasına uygun merdivenleri, platformu, treni olmayan, hareket memuru, aynası, kamerası bile olmadığını öğrendiğimiz bir istasyondan, bu koşullarda çalışan bir makinistin kullandığı trene binen bir çevirmen ve çeviribilimciyi kaybettik. O yüzden bir daha, daha ciddi bir şekilde sormamız gerekiyor: bu ay, 31 Temmuz 1959 günü A.E.T.’ye ilk başvurusunu yapan Türkiye’nin Avrupa Birliği’yle ilişkileri 53. yılını dolduruyor – bu toplumun Avrupa Birliği perspektifi var mı gerçekten? Sadece çevirmenler ve çeviri sektörü değil, bütün toplum buna hazırlanmalı mı, bu hazırlık her koşulda toplumsal iyileşmenin bir parçası mı? Meslek grupları arasında bir eşgüdüm ve koordinasyon gerçekten var mı? AB projesi gerçekleşmese de yapılan çalışmalar kalıcı olacak mı?

Başka türlü de soralım: Bu toplumun anneleri çocuklarından ayırmama perspektifi var mı gerçekten?

Bu toplumun bir perspektifi var mı? Yoksa, bu toplum yok mu?

Ek: Mesleki yeterlilik ölçüleriyle çelişen ifadeler- Makinist: “Bizde hareket sistemi kondüktöre bağlıdır. Feneryolu İstasyonu’na geldiğimizde de kondüktör bana kalkış izni verdi. Benim kapıların tümünü görmem mümkün değil. Kalkış izni ile birlikte ben de kapıları kapatarak hareket ettim.” Kondüktör: “Ben trene kalkış izni vermeden önce kapıları kontrol ettim. Baktığımda kapılarda kimse yoktu. Herhangi bir sorun görmedim. Bunun üzerine trene kalkış izni verdim. Çünkü ben izin verdiğimde kapıda sıkışan bir bebek arabası yoktu. Daha sonra da panik yaparak trene binmeye çalıştığını düşünüyorum” http://haber.gazetevatan.com/Haber/464326/1/Gundem

Daha fazla Güncel, Yorum
Çocuk arabasıyla trene binerken öldü bir çeviribilimci

Oysa her karşılaştığımda kibar, rahatlatıcı, dingin gülümsemesiyle karşılayan bu anne 2005'te "Fantastik Çevirmeninin Özgürlüğünün Sınırları", 2006'da "Translating Senses in Literature and Cultural Preferences" 2011'de "Missing Stories in the Turkish Translation of 'Delights of Turkey' by Eduard Roditi" adlı bildirileri sunmuştu, üniversitede ders veriyordu. Azrail'le karşılaşmasını gerektirecek hiçbir şey yoktu.

Kapat