Apollinaria Avrutina’nın Bakanlığa Yanıtı: Nâzım’a Tebrik yerine Ceza

Posted by on Eylül 27, 2013 in Duyuru, Güncel

Rus çevirmen ve Türkolog Doç. Dr. Apollinaria Avrutina, Nâzım Hikmet’in Yaşamak Güzel Şey Be Kardeşim adlı son otobiyografik romanını Rusçaya çevirdi. Çeviri için T.C. Kültür Bakanlığı’nın TEDA desteği verilmeyeceği 24 Eylül günü bir e-postayla yayınevine bildirildi. Kitap Haziran ayında yayımlandıktan ve bakanlık yetkililerinin de katıldığı tanıtımlarla tanıtıldıktan iki ay sonra. Avrutina da bu durum karşısında hissettiklerini dile getirmek üzere bir basın açıklaması yayınlamıştı (“Nâzım’ı Çevirtmemek“). Bakanlık buna karşı bir açıklama yayınlayarak, çevirmenin başka bir çalışmasını yetiştirmediği gerekçesiyle bu çalışmaya destek vermeme kararı alındığını ve Nâzım’ın TEDA tarafından desteklendiğini belirtti:

2013 yılı I. dönemde TEDA Danışma ve Değerlendirme Kurulu’nca, ABDBulgaristan ve Yunanistan’da bulunan yayınevlerine, Nazım Hikmet’in “Yaşamak Güzel Şey Be Kardeşim” adlı eseri için destek verilmesine karar verilmiştir. Yine aynı dönemde Nazım Hikmet’in değişik eserleri için toplam 8 destek kararı verilmiştir. 
TEDA Programının yürütülmeye başlandığı 2005 yılından günümüze kadar ise, Nazım Hikmet’in antolojilerde yer alan eserleri hariç olmak üzere toplam 15 eseri için değişik ülkelerde bulunan yayınevlerine destekte bulunulmuştur.”

Avrutina bu açıklamaya karşı yeni bir basın açıklaması yayınladı. Aşağıda bu açıklama yer alıyor.

***

Saygıdeğer Türkiye Cumhuriyeti Kültür Bakanlığı,

Saygıdeğer TEDA Projesi komite üyeleri,

 

Basına yaptığınız bana yönelik açıklamaya yanıt vermeden edemedim.

TEDA projesine 2007 yılından beri katılıyorum, neredeyse proje kurulduğundan beri.

O zamandan bu yana Rusya’da proje çerçevesinde Türkçeden çevirdiğim 5 ya da 6 kitap yayımladım, 5 ya da 6 kitap da TEDA desteği olmadan yayımladım.

Rusya Yazarlar Birliği’ne bağlı olarak çalışan Petersburg Yazarlar Birliği’nin bir üyesiyim. Türk yazarların eserlerini Rusya’nın en iyi yayınevlerinde yayımlatmak için ilişkilere ve olanaklara sahibim. Moskova ve Petersburg’un önde gelen yayınevlerinde yayınlanıyor çevirdiğim kitaplar, böylece Türk yazarları sadece destek alıp çevrilmiş olmuyor, kitapları da en büyük kitapçılarda satılıyor ve onları bütün ülke okuyor.

Ben de bir yazar ve gazeteciyim, en ünlü Rus yazarlarla arkadaşlığım var ve onlar Türk edebiyatını yavaş yavaş, adım adım Rusya’ya, Rusya onları tanısın diye çevirirken bana yardım ediyor: Türkiye’de çok yazar var. Türkiye’de Orhan Pamuk var, Hasan Ali Toptaş var, Türkiye’de Elif Şafak var, Türkiye’de Ahmet Ümit var, İskender Pala var, Ayşe Kulin var, Mario Levi var, başkaları var. Ahmet Hamdi Tanpınar var.

Ve Nâzım Hikmet ile birlikte çevirdiğim, çevirisini geciktirdiğimi söylediğiniz eser, Ahmet Hamdi Tanpınar’ın Huzur adlı eseridir. Bunu basına açıklamamışsınız. Hiçbir şekilde aceleye getirilemeyecek, en azından benim acele ederek çevirmeyeceğim, özenle çevrilerek yayımlanmasını istediğim bir eser. Gerçekten huzursuz bir çeviriyle alelacele yayımlanmasını mı istiyorsunuz Tanpınar’ın?

Ve benim bildiğim kadarıyla, çeviri edebiyatta şu ya da bu yazarın öne çıkması, sadece yazarın yeteneğine bağlı değildir, her şeyden önce çevirmenine ve çevrildiği dilde kimlerle temasa geçtiğine bağlıdır.

Rusya’da Nâzım Hikmet’in yayımlanmasına destek olmamak, örneğin Türkiye’de Dostoyevski sergisi yapılmasına destek olmamak gibi bir şey.

Rusya’da bu olayı öğrenen tanıdıklarım hüzünle gülümsediler, “Nâzım Hikmet’in kim olduğunu Kültür Bakanlığı da unuttu demek,” dediler.

Fakat bakanlığın Nâzım Hikmet’e önem verdiğini, Amerika, Yunanistan ve Bulgaristan’da yayınlanmasına destek olduğunu duyunca memnun oldum. Öyleyse, Rusya’daki yayınına da her zamanki gibi destek olmalı. Tamamlanmış, yayımlanmış, hem de TEDA desteği aldığı belirtilerek yayımlanmış bu Nâzım Hikmet çevirisi cezalandırılmamalı.

TEDA Projesi her yıl Moskova’ya gidiyor, Moskova Kitap Fuarı’na katılıyor ve ben bakanlık temsilcilerinden birçok kez fuardaki çalışmaların tatmin edici olmadığını ve büyük sonuçlar getirmediğini işittim. Dahası, tam da bu nedenle bakanlık Petersburg’daki kitap fuarına katılmıyor bile.

TEDA komitesi üyesi olan Doğan Hızlan’ın, bu yıl Moskova’daki Kültür Bakanlığı Heyeti’nde olduğunu da biliyorum. Eminim ki bakanlığın bize vermekten vazgeçtiği destek, heyetin beş yıldızlı otelde, restoranlarda ağırlanması için harcanmış olan paradan çok daha azdır. Merak ediyorum, örneğin Doğan Hızlan’ın, bu çeviriye destek vermeyi reddettikten sonra vicdanı sızlamamış mıdır?

TEDA’nın kamuoyuna açıklanan kuralları arasında çevirmene destek ödemesinden vazgeçilebileceği yazmıyor. Üstelik: TEDA projesine katılan herkes, dünyanın hangi ülkesinden olursa olsun herkes, Kültür Bakanlığı’nın sözleşmesinin yayıncıyla yapıldığını, paranın da yayıncıya gönderildiğini bilir. Ben bir kez bile Kültür Bakanlığı’yla bir sözleşme imzalamadım ve bir kez bile Kültür Bakanlığı’ndan para almadım, bu yüzden de bakanlığın “destek vermekten çevirmen yüzünden vazgeçtik” demesi çok tuhaf görünüyor.

Üstelik, şimdi beni suçluyorsunuz ama bu kimseyi ikna etmiyor, çünkü gönderdiğiniz mektup yine aynı şeyi söylüyor: “Nazım Hikmet’in kitabı projenin önceliklerine uymuyor.”

Reddettiğiniz yayınevi Rusya’nın ikinci büyük edebiyat ödülü olan National Bestseller – www.natsbest.ru – organizatörüdür.

Reddettiğiniz yayınevi şu yazarları yayımlamayı planlıyor: Ayşe Kulin, İskender Pala, Ahmet Ümit.

Planlıyordu.

Ben son ana kadar Türkiye Cumhuriyeti Kültür Bakanlığı’nın hatasını kabul edeceğine inanmak istedim, hâlâ da istiyorum: Rusya’da Nâzım Hikmet’in yayımlanmasına destek olmamak, örneğin Türkiye’de Dostoyevski sergisi yapılmasına destek olmamak gibi bir şey.

Rusya’da bu olayı öğrenen tanıdıklarım hüzünle gülümsediler, “Nâzım Hikmet’in kim olduğunu Kültür Bakanlığı da unuttu demek,” dediler.

Fakat bakanlığın Nâzım Hikmet’e önem verdiğini, Amerika, Yunanistan ve Bulgaristan’da yayınlanmasına destek olduğunu duyunca memnun oldum. Öyleyse, Rusya’daki yayınına da her zamanki gibi destek olmalı. Tamamlanmış, yayımlanmış, hem de TEDA desteği aldığı belirtilerek yayımlanmış bu Nâzım Hikmet çevirisi cezalandırılmamalı.

Yayımlanmış kitap için tebrik beklerken ceza ile karşılaşmak güzel değil. Ben yine de T.C. Kültür Bakanlığı’nın bir açıklama getireceğine, olayların normale döneceğine ve eskisi gibi, 8 yıldır yaptığımız gibi işbirliğinin süreceğine inanıyorum..

Saygılarımla,

 

Doç. Dr. Apollinaria Avrutina,

Türkolog ve edebiyat çevirmeni,

St. Petersburg Devlet Üniversitesi

St. Petersburg Yazarlar Birliği Üyesi

 

***

Bakanlık tarafından yayınevine gönderilen mektup şöyleydi:

teda- bakanlik

“Sayın Olga Tublin,

Bakanlığımızın TEDA programı çerçevesinde, TEDA Danışma Komitesi, yaptığınız başvuruyu 2013-1 dönem toplantısında değerlendirilmiştir.

Danışma Komitesi’nin kararına göre, Nazım Hikmet’in ‘Yaşamak Güzel Şey Be Kardeşim’ adlı eseri için yaptığınız başvuru, Projenin öncelikleri nedeniyle desteklenmeyecektir.

Gelecekte sizinle yeni projelerde işbirliği yapmayı arzu ediyoruz,

saygılarımla,

Erkin Yılmaz”

Daha fazla Duyuru, Güncel
Apollinaria - Petersburg
Nâzım’ı Çevirtmemek: Rus çevirmen Apollinaria Avrutina’nın TEDA Basın Açıklaması

Nâzım Hikmet'in "Yaşamak Güzel Şey Be Kardeşim" adlı romanı, Rusçaya daha önce Orhan Pamuk, Sabahattin Ali, Bilgesu Karasu gibi yazarları çevirmiş olan Rus Türkolog Apollinaria Avrutina tarafından çevrildi. Fakat TEDA çeviri projesi, çeviriye destek olmadı. Çevirmen Avrutina bir basın açıklaması kaleme aldı.

Kapat