2007 Frankfurt Kitap Fuarı’nda Türkiye (10-14 Ekim)

Posted by on Ekim 21, 2007 in Etkinlik, Güncel

2007 Frankfurt Kitap Fuarı sona erdi. 2008 yılında, Türkiye’nin konuk ülke olacağı fuara doğru giderken, basında, çeviri etkinliklerinin hızlanmasına ilişkin bir ön hazırlık olarak şekillenen bu fuarla ilgili olarak yer alan açıklama ve yazıları derlemeye çalıştık.

Türkiye Komitesi basın bülteni ve proje konsept açıklaması:

Türkiye’nin yayıncıları Frankfurt Kitap Fuarına gidiyor…

Dünyanın en büyük kitap ve edebiyat fuarı kapılarını açıyor. 59. Frankfurt Kitap Fuarı 10-14 Ekim 2007 tarihleri arasında düzenleniyor. Fuara 110 ülkeden 7275 yayınevi katılıyor. Frankfurt kitap fuarının bu yılki konuğu Katalan Kültürü ve Edebiyatı. Katalan Kültür programı çerçevesinde katalan dilinde yazan 200 yazar fuara davetli olarak katılıyor.

Kültür Bakanlığı ve Türkiye Yayıncılık Komitesi Yürütme Kurulu tarafından organize edilen 59. Uluslar arası Frankfurt Kitap Fuarına 47 Yayınevi ülkemizi temsil edecek. 2008 yılının Konuk Ülke Türkiye projesi çerçevesinde yayıncılarımızı ciddi bir sınav bekliyor. Türk kültür, sanat ve edebiyatını dünyaya açmakla ilgili ciddi bir sorumluluğun altına giren yayıncılarımız bütün hazırlıklarını tamamlayarak 10 – 14 Ekim tarihleri arasında dünyanın en büyük kitap fuarında ülkemizi temsil edecekler.

59. FRANKFURT KİTAP FUARI TÜRKİYE ETKİNLİK PROGRAMI

08 EKİM 2007, Pazartesi

19.30 Türk Basınını Bilgilendirme toplantısı

10 EKİM 2007, Çarşamba

12.30 Türkiye Ulusal Standı Açılışı, Okuma Odası; Bir Köşe Sergisinin gezilmesi

14.00 Türk Yayıncılığında ve Edebiyatında Yeni Açılımlar:

İskender Pala yazar, Aslı Erdogan yazar, Enver Ercan şair, Müge Gürsoy Sökmen yayıncı

19.30 Uluslararası Basınla Yemekli Toplantı

11 EKİM 2007, Perşembe

10.30 FKF 2008 Konuk Ülke Türkiye Basın Toplantısı: 2007 FKF Türkiye Programının tanıtımı

2008 Konuk Ülke Konsepti – sunum

Ertuğrul Günay-Kültür ve Turizm Bakanı

Jurgen Boos-FKF Koordinatörü

14.15 Bütün Renleriyle Çağdaş Türk Çocuk Edebiyatı:

Behic Ak-Çocuk Kitabı yazarı, Mustafa Doğru-Yayıncı, Nur İçözü-Çocuk Kitabı Yazarı, Fatih Erdoğan-Mavi Bulut Yayınları

12 EKİM 2007, Cuma

09.30 Yayıncılarla İş Kahvaltısı

Ahmet Arı Konuk Ülke Türkiye Projesi Genel Yönetmeni

Emrah Özpirinçci-Yayıncı

14.00 Yakın Türkiye Tarihi ve Yayıncılık:

Ahmet Arı Kütüphaneler ve Yayımlar Genel Müdürü, Cristoph Neumann-Tarihçi, Ethem Eldem-Tarihçi, Tanıl Bora-Yazar, Fahri Aral-Yayıncı, Raşit Çavaş-Yayıncı

16.00 Çocuk ve Gençlik Kitapları Türk-Alman Lisans Pazarı-Konuk Ülke Türkiye’ye Doğru (özel davetle Türk ve Alman yayıncıların görüşmeleri)

17.00 Türkçe Çevirmenleri Etkinliği

Ümit Yaşar Gözüm –TEDA Projesi
Saliha Paker –Çeviri hareketi üzerüne
Unionsverlag –Türkiye kitaplığı Projesi
S. Fischer Vakfı – Çeviri Destek Projesi

3 EKİM 2007, Cumartesi

14.00 Elif SAFAK – Kadın ve Edebiyat üzerine Konuşma/Okuma

14 EKİM 2007, Pazar

15.30 Konuk Ülke Devir Teslim töreni

Türk Temsilciler: Ahmet Arı-Konuk Ülke Türkiye Projesi Yönetmeni

Ümit Yaşar Gözüm-Konuk Ülke Türkiye Projesi Koordinatörü

Okuma: ELİF ŞAFAK

2007 ULUSLAR ARASI KİTAP FUARLARI ve
FRANKFURT KİTAP FUARI 2008 KONUK ÜLKE TÜRKİYE PROJESİ KONSEPTİMİZ:

2008 Frankfurt Kitap fuarı Konuk Ülke konseptimiz;

“Bütün Renkleriyle Türkiye”

Dünyamız bugün çeşitli şekillerde ikiye bölünmeye çalışılıyor: Müslüman-Hıristiyan çatışmaları, çeşitli etnik tek kimliklilikler ülkelerin kaderi gibi gösteriliyor. Türkiye de bir süredir Avrupa Birliği karşısında sınava tabi tutuluyor; sanki Avrupa Birliği de Türkiye de tek renkli, tek biçimli bir bütünlük oluşturuyormuş gibi, ortada seçilecek iki net yol varmış gibi, ayrım çizgisi Avrupa ile Türkiye arasından geçiyormuş gibi bir tartışma sürdürülüyor.

Oysa Türkiye bu ikiliğin çok ötesinde şanslara sahip. Çok zengin kültürel kaynaklarla yüzyıllarca süren bir tarihi birlikteliğin ardından kurulmuş olan Türkiye Cumhuriyeti, şu an müthiş bir kültürel mirasın da taşıyıcısı. Edebiyatımıza, müziğimize, mimarimize, sanatımıza baktığımız zaman, Balkan, Arap, İran vb. etkilerini, kendi içimizdeki çeşitli etnik ve dinsel grupların katkılarını, tüm bunların birbirini zenginleştirip geliştirerek nasıl iç içe geçtiklerini görmek mümkün.

Kültürümüzü dünyanın dikkatine açarken hangi unsurun has Türk, hangi unsurun melez olduğu gibi bir tartışmaya girmek yerine, bu tarihi, bu iç içe geçişi öncelikle takdir etmeli ve şükranla karşılamalıyız. İnkarcı, savunmacı bir tutumla, tarihsel paylaşımları, yüzyılların alış verişini görmezden gelmek yerine bu tarihe ve şimdi içimizde barındırdığımız çeşitliliğe sahip çıkmalı, hakkını vermeliyiz. Ne de olsa, bugün her ülkeden öte ve fazla bir şekilde bu miras bizim topraklarımızda yaşatılıyor.

Kültürümüzün zenginliğine, içerdiği kimliklere sahip çıkarak, bünyemize katarak öne çıkartmak, bizi hem kompleksli bir dar görüşlülükten kurtarıp özgürleştirecek, hem de ülkemizin mevcut gücünün çok daha rahat görülmesini sağlayacaktır.

TÜRKİYE YAYINCILIK KOMİTESİ:

Müge Sökmen (Türkiye Yayıncılar Birliği) Komite Başkanı

Münir Üstün (Basın Yayın Birliği) Komite Eşbaşkanı

Enver Ercan (Yazarlar Sendikası) Komite Üyesi

İhsan Işık (İLESAM) Komite Üyesi

Tarık Günersel (Türkiye PEN) Komite Üyesi

Bu komite Kültür Bakanlığı Temsilcileri, Türkiye Yayıncılar Birliği ve Basın Yayın Birliği başkanları ile birlikte YÜRÜTME KURULU’nu oluşturur.

TÜRKİYE YAYINCILIK KOMİTESİ DANIŞILAN KURULUŞLAR:

Türkiye Yayıncılar Birliği (TYB), Basın Yayın Birliği (BYB), Basın Yayın Meslek Birliği, İstanbul Ticaret Odası (İTO), Türkiye Yazarlar Sendikası (TYS), Türkiye Yazarlar Birliği (TYB), Uluslararası PEN Türkiye Merkezi, Edebiyatçılar Derneği, Çocuk ve Gençlik Yayınları Derneği (ÇGYD), Türkiye Eğitim Yayıncıları Derneği, Yayıncılar Meslek Birliği (YAYBİR), Türkiye İlim ve Edebiyat Eserleri Sahipleri Meslek Birliği (İLESAM), Edebiyat ve İlim Eserleri Sahipleri Meslek Birliği (EDİSAM), Bilim ve Edebiyat Eserleri Sahipleri Meslek Birliği (BESAM), Kitap Çevirmenleri Meslek Birliği (ÇEVBİR), TÜYAP” (Kaynak: Basın Yayın Birliği)

Basında yer alan haber ve yazılar..

9 Ekim 2007:

Frankfurt Kitap Fuarı Öncesinde Türkiye Tanıtımı

Kültür ve Turizm Bakanlığı, Türkiye’nin konuk ülke olarak katıldığı 59. Frankfurt Kitap Fuarı dolayısıyla tanıtım atağını sürdürüyor.
10-14 Ekim tarihleri arasından düzenlenecek olan Frankfurt Uluslararası Kitap Fuarı dolayısıyla Türkiye Cumhuriyeti Kültür ve Turizm Bakanlığı harekete geçti. Tanıtım kampanyası çerçevesinde şehir içi otobüs ve tramvaylarda bir ay boyunca Türkiye’yi tanıtıcı panolar olacak. Ayrıca kentin değişik yerlerinde bilboardlar da fuar boyunca ülkemizi tanıtacak.
Fuar boyunca dünyanın dört bir yanından gelecek olan ziyaretçilere Türkiye’yi tanıtmak amacıyla başlatılan uygulama hakkında bilgi veren Türkiye’nin Kültür ve Turizm Bakanlığı Yetkilisi Ümit Yaşar Gözüm, 100’ün üzerinde bilboardun yalnızca fuar boyunca Türkiye’yi tanıtacağını, ancak üzerinde Türkiye’yi tanıtan reklamların bulunduğu 2 tramvay ve 4 otobüsün bir ay boyunca Türkiye logosuyla tur atacağını kaydetti.
(İhlas Ajans’tan aktaran Haberler)

11 Ekim 2007:

Türkiye, Frankfurt Kitap Fuarı’nda gelecek yıl için umut verdi (Zaman, Can Bahadır Yüce)

59. Frankfurt Kitap Fuarı’ndaki Türkiye ulusal standı, dün Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay’ın da katıldığı bir kokteylle açıldı. Dünyanın çeşitli ülkelerinden 7 bin 500 yayın kuruluşunun katıldığı fuarda, Türkiye’den 50 yayınevi yer alıyor. Bakan Günay, ulusal standın açılışında, Türkiye’nin fuara 3 bini aşkın yayınla iştirak ettiğini, bunun da ülkede yayıncılığın ne kadar hızlı geliştiğinin bir göstergesi olduğunu söyledi. “Türkiye’deki yayın dünyasının bütün renkleri burada.” diyen Günay, Türkiye’nin fuarın konuk ülkesi olacağı gelecek yıl, bu renkliliğin ve çeşitliliğin artacağını ve kazanımların bütün dünya ile paylaşılacağını ifade etti.

Türkiye Ulusal Standı’nın açılış kokteylinde, aralarında Doğan Hızlan, İskender Pala, Refik Durbaş, Metin Celal, Adnan Özer, Enver Ercan, Fahri Aral, Yağmur Atsız ve Sezer Duru’nun da bulunduğu çok sayıda yazar ve yayıncı yer aldı. Bu yılki stant ve açılış programı, Türkiye’nin buradaki tanıtıma özel bir önem verdiğini ve gelecek yılki ‘konuk ülke’ rolünü ciddiye aldığını gösteriyor. Geçen yıllarda olduğu gibi ‘temsil’ krizi yaşanmadı. Bakan Günay’ın da dediği gibi daha katılımcı ve çoksesli bir Türkiye standı görüntüsü ortaya çıktı. Bu yılki fuara gelecek yılın provası gözüyle bakan Kültür ve Turizm Bakanlığı, 2008’de Frankfurt’a çok geniş bir yazar kadrosu ve yayın çeşitliliğiyle katılacak.
İlk 3 gün boyunca yayınevleri ve yazarlara, 13 ve 14 Ekim günlerinde de tüm ziyaretçilere açık olacak fuarın bu seneki konuğu olan İspanya’nın Katalonya bölgesi, Albenili stantlarıyla dikkat çekiyor. Türkiye, Frankfurt Kitap Fuarı’nda, Kültür ve Turizm Bakanlığı Kütüphaneler ve Yayımlar Genel Müdürlüğü’nün koordinatörlüğünde Türkiye Yayıncılar Birliği, Basın Yayın Birliği, Türkiye Yazarlar Birliği, Türkiye Yazarlar Sendikası, PEN Türkiye Merkezi, Edebiyatçılar Derneği, Çocuk ve Gençlik Yayınları Derneği, Çevirmenler Meslek Birliği ve TÜYAP’ın da aralarında bulunduğu Türkiye Yayıncılık Komitesi’yle temsil ediliyor. Yazarlar, çevirmenler, edebiyat eleştirmenleri ve meslek kuruluşlarının yöneticilerinden oluşan kalabalık bir heyetle birlikte yaklaşık 50 yayınevinin editör ve yöneticileri, Türkiye Ulusal Standında telif ve işbirliği imkanları arıyor.
Fuarın ilk gününde, açılışın ardından “Türk Edebiyatında ve Yayıncılığında Yeni Açılımlar” konulu bir panel düzenlendi. İskender Pala, Aslı Erdoğan, Enver Ercan ve yayıncı Müge Gürsoy Sökmen’in katıldığı panelde, Türk edebiyatının dışa açılım konusunda son yıllarda kat ettiği mesafe ile yazarlar ve yayıncılar açısından karşılaşılan engeller üzerinde duruldu. Fuarda bugün, Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından Türkiye’nin tanıtımı amacıyla ‘Geleceğe Bakış’ sloganıyla bir basın toplantısı düzenlenecek. Bakanlık tarafından fuara davet edilen yazar Elif Şafak, 13 Ekim’de Literaturhaus Frankfurt’ta bir hikaye okuyacak, ertesi gün de Katalon yazar Baltasar Porcel ile birlikte düzenlenecek toplantıda, Katalonya bölgesinden Türkiye’ye geçecek olan “konuk ülke” devir teslim törenine katılacak.

Kültür ve Turizm Bakanlığı, Türkiye’nin konuk ülke olarak katılacağı 2008 Frankfurt Kitap Fuarı için şimdiden çalışmaları başlatırken, yayıncılar ve yazarlar da önümüzdeki sene Frankfurt Kitap Fuarı’nın edebiyatımız ve yayın dünyası için verimli geçeceğinden oldukça umutlu.

11 Ekim 2007:

Bakan ile fuar direktörü Türk standını birlikte açtılar (Doğan Hızlan, Hürriyet)

Frankfurt Kitap Fuarı’nda, Türk standının açılışını, Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay ile Kitap Fuarı Direktörü Jurgen Boos birlikte yaptılar.
Standda Türkiye’den önemli yayınevleri, yazarlar ve yayınevi yöneticileri vardı.
Standda TEDA Projesi’nin katkısıyla yabancı dillerde yayımlanan kitaplar ayrı bir köşede sergileniyor.
Orhan Pamuk’un büyük bir fotoğrafı ve yabancı dile çevrilmiş kitapları da standda yer alıyor. Yaşar Kemal’le de ilgili bir belgesel gösteriliyor.
Fuara bu yıl sivil toplum kuruluşlarının, yerel yönetimlerin de katkısı görülüyor.
Türkiye standının yanında, İTO (İstanbul Ticaret Odası) ve Büyükşehir Belediye Başkanlığı’nın da birer bölümü var.
Her ikisinin de yayınlarını düşündüğümde, fuara gelmelerinin yerinde bir hareket olduğuna kanaat getiriyorum.
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı’nın da özellikle İstanbul’a dair kitaplarını bilenler, 2010 yılı için burada varlık göstermesinin şart olduğunu kabul edeceklerdir.

En azından her yayınevi, yüzölçümü küçük de olsa bağımsız bir vitrine sahip. Bir basın merkezi var.
Ancak ben gelecek yıl, bizden kitap alacakların, yabancı edebiyat ajansı sahiplerinin, yayıncılarla konuşabileceği kapalı, özel bir mekán olması gerektiği kanısındayım. Herkesin önünde bu tür konuşmaların yapılması mümkün değil.
Yayınevlerinin artık uluslararası fuarlarda ne yapılması gerektiği konusunda bilgileri artmış. Şimdi hepsi, birer İngilizce yazar kataloğu ile geliyorlar, böylece ilgi gösteren yabancılar ilk bilgiyi buradan edinebiliyorlar.
Daha önceleri kısır bir program vardı, bu yıl yazarların, yayıncıların, araştırmacıların katıldıkları açık oturumların konusu ilgi çekici.
Ne var ki, gelecek yıl bu konuşmalarda yabancı adların da yer almasını temenni ederim.
Ancak Türklerin düzenlediği açık oturumlar, paneller de dinlenecektir.”

11 Ekim 2007:

47 parçalık Türkiye mozaiği (Cem Erciyes, Radikal)

Geçen yıl Frankfurt Kitap Fuarı haberini ‘Frankfurt’ta iki Türkiye’ başlığıyla vermiştik. Bu yıl ise iki Türkiye birleşmiş, bir Türkiye mozaiği olmuş durumda. Kültür ve Turizm Bakanlığı, ulusal standı kendisine yakın bulduğu ‘dindar’ yayınevlerinin örgütü Basın Yayın Birliği’ne emanet edince yıllardır bu işi yürüten Türkiye Yayıncılar Birliği isyan etmiş, belli başlı yayınevlerinin katılımıyla ayrı bir ‘ulusal stand’ açmıştı. Bu yıl Türkiye standı 47 parçaya bölünmüş ve tartışma da sona ermiş gözüküyor.

Yazar yayıncı örgütleriyle, bakanlık temsilcilerinden kurulan, başkanlığını Metis Yayınları’ndan Müge Gürsoy Sökmen’in üstlendiği bir komite tarafından hazırlanmış Türkiye standı. Standı ve kûfi yazıdan esinlenen Türkiye logosunu ünlü tasarımcı Bülent Erkmen hazırlamış. Eskiden Türkçe kitapların vitrine dizildiği, yayıncılara paltolarını emanet etme, masalarda vakit geçirme olanağı sunan Türk kahvesi ortamı artık yok. Yurtdışına tanıtacak yazarı olan 47 yayıncıya birer küçük masa verilmiş. İki kişinin zor sığacağı bu küçük masaların üzerinde broşürler, bir yanında raflara dizili kitaplar, diğer yanında da yabancı muhataplarını bekleyen yayıncılar var. Alışıldık ulusal stand mantığını değiştiren bu uygulama, sadece telif hakkı alınıp satılan Frankfurt Kitap Fuarı’nın ruhuna daha uygun. Bizim stand, büyük uluslararası yayıncıların standlarını, hatta yüzlerce yazar ajansının olduğu salonu andırıyor.
Bakanlık yayıncılara uçak bileti, harcırah desteği de veriyor. Yani kesenin ağzı sonunda açılmış. Tabii ki kimsenin de buna bir itirazı yok. Ama standı ‘yüksek bir duvarın ardında ve içedönük’ bulduğu için beğenmeyenler de var. Bazı yayıncılar işi daha ciddiye almış. Belli yazarları öne çıkarıp İngilizce tanıtıcı doküman hazırlayıp, hatta kitapçıklar bastırıp öyle gelmişler. Standın bir hoşluğu da Galeri Apel’in düzenlediği küçük sergi. Nurhan Terzioğlu, çeşitli sanatçıların kitap formunda ürettiği yapıtları sergiliyor.

12 Ekim 2007:

Orhan Pamuk Frankfurt’ta sergi açacak (Doğan Hızlan, Hürriyet)

Dün sabah, Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay’ın basın toplantısıyla Türkiye’nin 2008 Konuk Ülke olma tanıtımı bitti. Toplantıya Jurgen Boos da katıldı.
Şimdi önümüzdeki kısa süreyi çok iyi değerlendirmek gerekiyor, genel provadaki aksaklıkları düzelterek, eksiklikleri gidererek.
Bakanlık yetkililerinin burada yaşayan Türkleri de tanıtım alanına çağırması gerekiyor. Henüz o kitleyi standın açılışına da, Marriott Oteli’nde verilen tanıtma/tanışma yemeğinde de göremedim.
Uluslararası etkinlikler yapan kuruluşlardan adres ve ad almaları şart.
Tek tek bu adlara ulaşılmalı, tanıtım yapılmalı.
Buradaki gazetecileri, medya mensuplarını bilgilendirmede Hürriyet Gazetesi çok yardımcı olabilir kanaatindeyim.
Yeter ki bakanlık yetkilileri, Frankfurt’ta görevli konsolosluğa, ataşeye, bu bağlantı kurma işini versinler.
Almanya ölçeğinde bir fırsat olduğundan Berlin’deki büyükelçimiz de bu başarıya katkı için çaba göstermelidir.
Çünkü buradaki Alman basınının yeterince bilgilendirilmesi gerekir.
* * *
Orhan Pamuk, 2008 yılı içinde buranın önemli, tanınmış galerilerinden Schim’de değişik, ilgi çekici bir sergi açmayı düşünüyor.
Sergide, yeni romanı Masumiyet Müzesi’ndeki müze objeleri yer alacak.
Eğer karşılıklı koordinasyon kurulursa, bu müze Konuk Ülke senesinde, destekleyici bir öğe olacaktır.
Eğer Kültür ve Turizm Bakanlığı Orhan Pamuk’u fuar içine sokamazsa, o zaman bu sergi, yılın etkinliklerini zedeleyecektir.
Bakanlık ve 2008’i hazırlayan komite; biri Nobel’li, dünyaca ünlü iki yazarımızı, Yaşar Kemal ve Orhan Pamuk’u fuarda mutlaka ağırlamalıdır.
Bakanlık, gelecek yıl için yıldönümü panelleri, sempozyumları için de çalışmalar yapıyor.
Biri, 1908’de ilan edilen Meşrutiyet’in 100. yıldönümü.
Diğeri de, 1958’de ölen, iyi şair Yahya Kemal Beyatlı’nın ölümünün 50. yılı.
Dün akşam, tartışma masasında çok konuşulan konulardan biri de 2010 Avrupa Kültür Başkenti İstanbul projesi idi.
Anladığıma göre, bakan İstanbul için yeni bir oluşum konusunda çalışmalar yapıyor.”

Türkiye neler yapacak? (Cem Erciyes, Radikal)

Frankfurt’ta Kültür Bakanlığı, yayıncılığa ne kadar önem verdiklerini, 2008 için çeşitli çevrelerle temasa geçip ciddiyetle hazırlandıklarını anlattı. Ancak, resmen 14 Ekim tarihinde başlayacak ve bir yıl sürecek onur konuğu ülke faaliyetleri için neler yapılacağı konusunda ayrıntılı bir açıklama yapılmadı.
Türkiye kültürünü tanıtmak için seneye fuar alanında yazar-okur buluşmaları, paneller, edebiyat söyleşileri, sergiler, tiyatro ve film gösterimleri, geleneksel sanat atölye çalışmaları, Türk mutfağını ve moda tasırımını tanıtacak etkinlikler yapılacak.
Tüm Almanya genelinde ise aynı amaçla edebiyat konulu sempozyumlar, kongreler, telif hakları anlaşmaları, Türk-Alman Kültür Haftası, film haftaları, tiyatro, müzik gösterileri sergiler düzenlenecek. Bu genel başlıkların altının hangi topluluk ve sanatçılarla, hangi tarihlerde, nerede yapılacak etkinliklerle doldurulacağı konusu ise şimdilik belli değil. Görüşüne başvurduğumuz Ahmet Arı, ayrıntılı programı haziran ayında açıklayacaklarını söyledi.”

13 Ekim 2007:

‘Tarih okuru az’ (Milliyet, Miraç Zeynep Özkartal)

Frankfurt Kitap Fuarı’ndaki Türkiye standının dünkü programında, “Yakın Türkiye Tarihi ve Yayıncılık” konulu bir forum düzenlendi. Kültür ve Turizm Bakanlığı Kütüphaneler ve Yayımlar Dairesi Başkanı, aynı zamanda Konuk Ülke Türkiye Projesi Genel Yönetmeni Doç. Dr. Ahmet Arı, Bilgi Üniversitesi Yayınları Genel Yayın Yönetmeni Fahri Aral, Yapı Kredi Yayınları Genel Müdürü Raşit Çavaş ile tarih uzmanları Tanıl Bora, Prof. Dr. Edhem Eldem ve Prof. Dr. Christoph Neumann’ın konuşmacı olarak katıldıkları forumda ortak konu Türkiye’nin tarihle yüzleşmekte yaşadığı sorunlardı.
Neumann Türkiye’de Osmanlı ve Türkiye Cumhuriyeti dışındaki tarihlerle, hatta Misak-ı Milli sınırlarının dışında kalan Osmanlı topraklarının tarihiyle bile ilgilenilmediğini hatırlattı.
Tanıl Bora Doğu-Batı, orijinal-nakledilen, Türkiye’nin biricikliğini vurgulayan-evrensel tarihler arasındaki çelişkilere, Edhem Eldem ise Türkiye’de tarih okurunun azlığına dikkat çekti.

’50 bin kitap gönderdik’

Doç. Arı ise özel yayıncılık sektörü ile devlet ilişkisine değindi. 3-4 yıldır devletin sektöre rakip değil, yalnızca destek olmasına çalıştıklarını söyleyen Arı, “Artık yalnızca özel sektörün ticari nedenlerle basmak istemediği 15-20 prestij kitabını yayımlıyoruz. Yayınevlerinden kitap alımımız yüzde 500 arttı. Kitaplık projemizle 50 bin kitabı yurtdışına gönderdik. Böylece bandrol vs. nedeniyle yayıncılardan aldığımız paranın yarısını 2 yıl içinde onlara döndürüyoruz” dedi.

Komisyonda gerginlik yaşandı

Önceki sabah, Türkiye’nin 2008 Frankfurt Kitap Fuarı’nın Konuk Ülkesi olması nedeniyle yapılan, Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay’ın da katıldığı basın toplantısı, komisyon üyeleri arasında gerginliğe neden oldu. Kütüphaneler ve Yayımlar Dairesi Başkanı Doç. Ahmet Arı’nın konuşması sırasında, daha önce komisyonun ortak kararıyla belirlenen metnin dışına çıkmasına sinirlenen Metis Yayınları temsilcisi Müge Gürsoy Sökmen, toplantıyı terk etti. Sökmen, konu hakkında açıklama yapmazken Ahmet Arı böyle bir tepkiden haberi olmadığını, konuşma metnine sadık kaldığını belirtti.

14 Ekim 2007:

“‘Türkiye’deki edebî tartışmalar fikir özgürlüğünden ibaret değil’ (Zaman, Can Bahadır Yüce)

Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın bu yıl Türk edebiyatını temsil etmek üzere fuara davet ettiği yazar Elif Şafak, etkinlikler kapsamında dün, bir okuma programı gerçekleştirdi. Okumasına başlamadan önce konuklarla kısa bir söyleşi yapan yazar, sözlerine siyasi sorulara cevap vermeyeceğini söyleyerek başladı. Elif Şafak, Frankfurt Edebiyat Evi’nde yaptığı söyleşide; 2008’de fuara konuk ülke olarak katılmanın mutluluk verici olduğunu söyleyerek, Türkiye’nin Avrupa’da daha iyi anlaşılması için bunun önemli bir fırsat olduğunu belirtti. Avrupa’da pek çok Türk yaşamasına rağmen hâlâ Türkiye hakkında yanlış anlamalar ve kültürel kopukluklar olduğunu belirten Şafak, “Bu yanlış anlamaların giderilmesi ve bu kültürel kopukluğun ortadan kalkması için Türkiye’nin fuara konuk olması önemli bir fırsat.” dedi. Edebiyatın önyargıları kırmakta önemli bir işlevi olduğunu vurgulayan Şafak, en zor şeyin siyasi konuları değil, kadın erkek ilişkisini konuşmak olduğunu ifade etti. Batı’da, Doğu’dan gelen yazarların ne yazdığına değil, kimliğine bakıldığını dile getiren Şafak, bu bakışın edebiyatı kısıtladığını anlattı. Konuşmasında özellikle Amerika’daki kadın imgesine değinen Şafak, “Türkiye’deki edebi tartışmaları fikir özgürlüğünden ibaret saymak çok yanlış. Avrupa entelektüelleri ile Türk entelektüelleri arasında daha fazla diyaloğa ihtiyaç var.” ifadelerini kullandı. Daha sonra Elif Şafak, bir öyküsünün girişini İngilizce olarak okudu, öykünün tamamı Almanca seslendirildi. Programın sonunda Elif Şafak okurlardan gelen soruları cevapladı.

16 Ekim 2007:

Türkiye, Franfurt’ta konuk ülke bayrağını devraldı

10 Ekim’de başlayan 59. Frankfurt Kitap Fuarı ‘konuk ülke’ bayrağının devir-teslim töreniyle önceki akşam sona erdi.
Önümüzdeki yıl fuarın ‘onur konuğu’ olan Türkiye, bu yılki ‘onur konuğu’ Katalanlardan bayrağı devraldı. Törende her iki ülkeyi temsilen birer yazar, eserlerinden pasajlar okudu. İspanya’nın Katalan özerk bölgesini temsilen konuşan yazar Baltazar Porcel, Frankfurt Kitap Fuarı’nın önemine dikkat çekerek, gelecek yılki fuarda Türkiye’nin çok renkli özelliğiyle iyi bir şekilde temsil edileceğini umduğunu söyledi. ‘Araf’ isimli kitabından pasajlar okuyan Elif Şafak ise Türkiye’nin Avrupa basınında sadece siyasi boyutuyla ve yanlış tanıtıldığını vurguladı. Şafak, “Umuyorum ki, gelecek yıl fuarın onur konuğu olan Türkiye, kendini daha iyi tanıtma fırsatı bulacaktır. Karşılıklı olarak Türkiye ve Almanya’nın birbirinden öğreneceği çok şey var.” dedi. Konuşmaların ardından Yayınlar Dairesi Başkanı Ümit Yaşar Gözüm konuk ülke bayrağını Katalanlardan teslim aldı. (Ünal Aslan, Zaman)

***

En büyük kitap fuarında Mevlana standı boş kaldı (Turizmde Bu Sabah)

Dünyanın en büyük fuarlarından Uluslararası 59. Frankfurt Kitap Fuarı yine büyük ilgi gördü. Türk standının açılışına Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay katıldı. Konya Belediyesi’nin bu yıl fuara katılmaması üzerine Mevlana standının boş kalması büyük tepki çekti.
Uluslararası 59. Frankfurt Kitap Fuarı dün açıldı. Fuara geçen yıl katılan Konya Büyük Şehir Belediyesi, bu yıl katılmadı. Kültür ve Turizm Bakanlığı da bir şey yapmayınca, Mevlana’nın tanıtımı için ayrılan bölüm tamamen boş kaldı.
2007’nin UNESCO tarafından “Mevlana yılı” olarak ilan edilmesine, Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın da Mevlana tanıtımı için geceler düzenleyip büyük paralar harcamasına karşın, büyük bir tanıtım fırsatının göz göre göre kaçırılması büyük tepki çekti. Konya Belediyesi’nin katılmaması üzerine Mevlana standının boş kalması, Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın büyük ihmali olarak nitelendi. Türk katılımcı ve turizmciler, böyle önemli bir olayın Bakanlık tarafından ciddiyetle izlenmemesini ve Konya Belediyesi’ne bırakmasını “akıl almaz bir ihmal” olarak yorumladılar.
Bu arada Hasan Aycı’nun Hürriyet’te yayınlanan haberine göre; Avrupa Mevlana Vakfı Başkanı Sait Özcan tepkisini şöyle dile getirdi:
“Konya Belediyesi’nin fuara katılmaması üzerine şaşkınlık geçiriyorum. Mevlana’nın ve Konya’nın tanıtımı için büyük bir fırsat kaçırıldı. Dünya, Mevlana’yı konuşuyor, Mevlana’nın sahipleri ise ortada yok. Geçen yıl katılacaklarına keşke bu yıl katılsalardı. Stand hazır. Son ana kadar hazırlık yapıldı. Otelde yerleri bile ayrılmasına rağmen gelemediler. Konya Belediyesi ile irtibata geçtim. Bana, ‘O kadar çok etkinlik düzenlendi ki maalesef fuar hazırlıklarını tamamlayamadık’ dediler. Böyle bahane olur mu?”

16 Ekim 2007:

Frankfurt için endişe vakti (Cem Erciyes, Radikal)

“Türkiye’nin 2008 yılında Frankfurt Kitap Fuarı’nda, onur konuğu ülke olarak iyi bir varlık gösterebileceğine inananların sayısı azalmaya başladı. Eğer 2008’in geleceği 2007’den belli oluyorsa, iyimserliği korumak gerçekten güç. Tamam Türkiye’nin Frankfurt’taki varlığı 20 yıldır iyiye gidiyor, ama kendine göre. Bu yıl stand düzenlemesi belki önceki yıllara göre daha iyiydi, ama diğer ülkelere göre yine kötüydü. İnsanların geliş yönüne yüksek gri duvarlarla sırtını dönmüş, aydınlatması kötü, içinde gezilemeyen, dev Orhan Pamuk fotoğraflarından başka çekiciliği olmayan bir standımız vardı.

İyi niyet, iyi bir organizasyon yapmak için yetmiyor. Gerçek şu ki uluslararası çapta dev bir organizasyon yapmak Türkiye’de Kültür Bakanlığı bürokratlarının ya da yayıncıların altından kalkabileceği bir şey değil. Anlaşılıyor ki Türkiye’nin standartları hayli yüksek olan yaratıcı tasarım ve uluslararası organizasyon yeteneğini ortaya koyabilecek kuruluşlar devreye sokulmamış. ‘Bu işin bütçesi…’ diye başlayan bir özrün de geçerliliği yok. Çünkü Kültür Bakanlığı, Almanlara 10 milyon avroluk bir bütçe sözü vererek konuk ülke anlaşmasını imzalamıştı!”

20 Ekim 2007:

“Alperenlerden Elif Şafak Tepkisi” (Haber 10)

 “ATB Genel Başkanı Recep Yıldırım yaptığı açıklamada, 59 yıldır dünyadaki yayın evlerini bir araya getiren ve son 20 yıldır da düzenlenen fuarlara “konuk ülke” “onur konuğu” gibi statüde ülkeler misafir edildiği Uluslar arası Frankfurt Kitap Fuarı’na ilişkin görüşlerini açıkladı. ..
Türkiye son iki yıla kadar Yayıncılar Birliği’nin organizesiyle fuara katılırdı. O zaman birçok prestij eserimiz çalınmasın, dokunulmasın ve hatta açılıp içine bakılmasın diye kitaplar camekanların içine kilitlenerek hapsedilirdi. Geçtiğimiz yıllarda Türk edebiyatının seçkin yazarlarının portreleri yer alırken bu yıl Orhan Pamuk’un dışında kimsenin portresi yoktu. ..
Yapılan bu uygulamanın çok yanlış olduğunu anlatan Recep Yıldırım, “Türkiye olarak tanıtım şovu yaparak, Türk edebiyatını, kültürü tanıtmak için kazandığımız bu avantajı birilerinin bu hale nasıl getirdiğinin irdelenmesi gerekiyor.” diye konuştu.
“Yayınevi sahiplerinin Bakanlıkla olan münasebetlerinden dolayı sesleri kısık çıkıyor ama birilerinin bu işin böyle olmayacağını söylemesi gerektiğini düşünüyoruz.” diyen Yıldırım, “Dillerden düşürmediğimiz UNESCO’nun 2007 yılını Mevlana yılı olarak ilan ettiğini söylüyoruz da Fuarda Mevlana’yı anlatmanın İranlılara düştüğünü üzüntü içerisinde gördük.” şeklinde konuştu.
Avrupa Türk Kültür Dernekleri Birliği (ATB) Genel Başkanı Recep Yıldırım sözlerini şöyle sürdürdü:
“Tahran Üniversitesinden beş profesör, Mevlana’yı anlatarak sahiplenmeye çalıştılar. Hatta Fuar boyunca üzerinde İran bayrağı olan posta kartı dağıttılar. Durumu bizimkilere anlattığımızda ise Mevlana evrenseldir, herkesin anmasında fayda var gibi pişkin cevaplar verince bu işin çivisinin çıktığını gördük. Fuarın genelini gezince bizim standın komünizmin çirkin mimarisinden esinlenerek yapıldığını hatırladık.
Fuarda gözümüze çarpan bir diğer aşağılık kompleksini de bizim stantta görmeniz mümkündü. Gelişmiş ülkeler milli stantlarına kendi dillerinde ülkelerin isimlerini yazarken bizimkiler ve üçüncü dünya ülkeleri ne hikmetse kendi dillerinin hiçe sayarak İngilizce yazmayı tercih ettiler. Katılımcılar Türkiye isminin Anayasada yazılı olduğu gibi yazılmasını isterken, bizimkilerin aşağılık kompleksi neticesinde TURKEY yazdırarak, üçüncü dünya ülkesi olduğumuzu kabullenmiş olduk.
Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay fuarda basın toplantısı düzenledi. Basın toplantısına ilgi oldukça fazlaydı. Bürokratlarıyla birlikte düzenlediği basın toplantısına yazılı medyanın ilgisi vardı ama Türk medyasının dışında yabancı bir görsel medyayı göremedik. Basın toplantısına ilgi Türkiye olduğumuz için değil, 2008 yılında konuk ülke oluşumuzdan kaynaklanıyor.”
Fuarda, yazar Elif Şafak’ın Türkiye’yi temsil etmesini de eleştiren Recep Yıldırım şunları kaydetti:
“Bir de Fuarın onur konuk şiltini Katalanya bölgesinden Türkiye’nin alacağı merasimde geleneksel olarak her iki ülkenin yazarlarının eserlerinden bir bölüm okuması adettir. Bu yıl da öyle yapıldı. Türkiye adına ne hazindi ki Türkçe eserinden bir bölüm okuyan Elif Şafak oldu. Yaşanan bu kadar olumsuzluğa Elif Şafak Türk edebiyatı adına eserini okuyunca “Tencere yuvarlandı kapağını buldu” sözünü hatırlattı. Fuarda nezaketi ve güler yüzlü tebessümü ile insanı kendine çeken İskender Pala’ya bu işi yaptırsak Laiklik ve Cumhuriyet elden giderdi herhalde.”

21 Ekim 2007:

Frankfurt gezginleri (Atilla Birkiye, Referans)

Bu anlamda da Bakanlık’ın önümüzdeki yıla ilişkin etkinlik programı önem taşıyordu. Edindiğimiz izlenim “hüsran”dı. Zaten geçtiğimiz günlerde basında da buna ilişkin yazılar çıktı. Bakanlık ile bazı yayıncılar arasındaki tartışma basına yansıdı. Bakanlık’ın doğru dürüst bir programı olmadığı, kimseyi tatmin etmediği de yazıldı.
Bu tür konular yani “kültür” konuları genellikle önemsenmediği için, genellikle de bir “haber” olarak görülmediği için, bir-iki yazarın köşesinde yer aldı; bir-iki küçük haber düzeyinde kaldı. Umarım 2008’i medyamız daha çok önemser!
..
Bir ilk, Plan b’den

Plan b yayınları daha çok yurtdışına yönelik olarak, İngilizce bir kitap dergisinin (Turkish Book Review) yayınına başladı. Sanırım ülkemizde ilk kez böyle bir şey oluyor. Bu konuda bir araştırma yapmadım ama belleğimi zorluyorum, böyle bir dergi, benzer bir yayın anımsamıyorum… Öncelikle yayınevini kutlamak gerek. Edebiyatımızı, genel anlamıyla yazınımızı dünyada tanıtıma yönelik büyük bir çaba. (İngilizce ya da bir başka yabancı dilde dergi çıkarmak çok güç bir iş!)
Turkish Book Review, Frankfurt Kitap Fuarı’nda dağıtılmış, ilgiyle karşılanmış. .. bu tür dergilerin yayınlanmasında devletin yardımları olmalı. Yoksa yayınevlerinin üstünden kolayca kalkacağı bir iş değil.
Plan b yayınevi, öteki işlerinde olduğu gibi, Dergi’yi özenli bir biçimde hazırlamış. Daha çok edebiyat yapıtlarını tanıtmaya yönelik olmakla birlikte, sinema, müzik, tarih, sosyoloji vb. alanlarda yeni çıkan kitapların tanıtımına da yer verilmiş.”

Daha fazla Etkinlik, Güncel
“Mevlana’yı Günümüze Taşıyan Üstad: Abdülbaki Gölpınarlı”

Turizm ve Kültür Bakanlığı, 17-18 Ekim 2007 tarihleri arasında Farsça çevirmeni ve edebiyatçı merhum Abdülbaki Gölpınarlı için Mevlana konulu bir...

Kapat