Satıraltı Tercüme

Posted by on Ocak 17, 2008 in Tarih

Satıraltı tercüme, eski dönemlerde, elyazmalarında metnin altına yapılan kelimesi kelimesine çeviriyi belirten bir terim. Nurgül Sucu, “Eski Türk Edebiyatında Tercüme Geleneği” (Türkiyat Araştırmaları Dergisi, No: 19, 2006) başlıklı çalışmasında bu uygulamanın tarihçesine de yer veriyor. Buna göre ilk satıraltı tercüme, bir Kuran çevirisi.

“Kurân-ı Kerîm, önce Sâmânoğullarından Emîr Mansur bin Nuh (350-365 h./961-976 m.) zamanında, Taberî tefsirinden Farsçaya çevrilmiştir. Zeki Velidi Togan’a göre, bu tercüme, içinde Türk üyelerin de bulunduğu, Horasanlı ve Mâveraünnehirli bilginlerden kurulan bir heyet tarafından yapılmıştır.

Kurân’ın ilk Türkçe tercümesi ise, yine Zeki Velidi Togan’a göre, Farsçaya yapılan tercüme ile aynı zamanda, belki de aynı heyetin Türk üyeleri tarafından meydana getirilmiştir. Bu tercüme, “satır arası” kelime kelime bir çeviri olup, Taberî tefsirinden yapılan kelime kelime Farsça çeviriye dayanır.

Türklerin İslâmiyet’i kabulünün ilk yıllarında, satır arası Kurân-ı Kerim ter ümelerinin yanında, Arapça fıkıh kitaplarının da satır arası tercümeleri önemli bir yer tutar. Bunlardan biri olan Nazmü’l-Hilâfiyyât Tercümesi, Ebû Hafs Ömer b. Muhammed en-Nesefî (ö. 537/1142) adlı bir din bilgininin 504/1110’te yazdığı Arapça manzum fıkıh kitabının tercümesidir. Eser, İbrahim b. Mustafa b. Alişîr el-Melifdevî (Muleyfedevî) tarafından 4 Recep 732 (1 Nisan 1332) tarihinde Türkçeye tercüme edilmiştir. Arapça beyitler dikkat çekecek bir büyüklükte diğer satırlara göre daha irice yazılmış, daha sonra altında beytin satır altı tercümesi aslına uygun olarak verilmiştir.

Bu dönemde Arapçadan satır altı olarak tercüme edilen ve fıkha ait konuları ihtiva eden eserlerden biri de, Hanefî fıkıh âlimlerinden Berke Fakih tarafından, melik ve sultanlara yol göstermek amacıyla kaleme alınan İrşâdü’l-Mülûk ve’s-Selâtîn adlı eserdir. Söz konusu eser, 789/1387 (Şevval 20) tarihinde İskenderiye’de tamamlanmıştır.

Satır altı tercümeli fıkıh kitaplarından biri de, İbnü’s-Sayin adıyla tanınan Muhammed b. Sıddîk b. Ali tarafından kaleme alınmıştır. Eserin nerede ve ne zaman yazıldığı belli değildir. Eserdeki Arapça cümlelerin anlamları, satır aralarına kelimelerin bire bir tercümeleri olarak verilmiştir.”

Fıkıh kitaplarında da yaygın olarak görülen bu uygulamanın bir örneği, Selçuk Üniversitesi Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü tarafından yayımlanmış: Yakup Karasoy, Satıraltı Tercümeli Bir Fıkıh Kitabı adlı çalışmasında Muhammed b. Sıddîk b. Ali’ye ait çeviriyi inceliyor.

İçeriği internete taşınmış olan Türkiyat Araştırmaları Dergisi‘nde çeviri tarihiyle ilgili ilginç yazılar yer alıyor.

Daha fazla Tarih
1970’lerden 2000’lere Sansür ve Çeviri

İlginç bir dönem - internet üzerinde sansür var, iki ayı aşkın bir zamandır Türkiye'den Wordpress sitesine erişim, mahkeme kararıyla engellenmiş...

Kapat