Frankfurt’tan Önce Leipzig: Kimler Gidiyor?

Posted by on Mart 17, 2008 in Güncel

15 Mart 2008’de Zaman gazetesinin Cumaertesi adlı ekinde yayınlanan “Frankfurt için liste kavgası” adlı Abdullah Kılıç imzalı yazıdan sonra, Doğan Hızlan 17 Mart 2008 günü “’Bütün Renkleriyle Türkiye’” başlıklı yazısında Leipzig Kitap Fuarı’nın Frankfurt’un olumlu bir provası gibi geçtiğini yazıyor:

“Perşembe sabahı otelimizden Leipzig Kitap Fuarı’na gidiyoruz.
Anacaddelerde, Türkiye ile ilgili, logosunu Bülent Erkmen’in yaptığı, “Bütün Renkleriyle Türkiye” afişine rastladım, kentin görünebilir her yerine asılmış.
Berlin Kültür Müşaviri Erol Özüdoğru’ya, başka nerelerde var, diye soruyorum.
Şehrin belirli noktalarına, istasyonlara, otobüslere tam 285 adet bu afişlerden asılmış. Doğrusu şehri dolaşırken de kavşaklarda bu afişe rastladım.
Türk standı başarılıydı, standın ön masasına Türkiye’yi, Türk edebiyatını, Türk yazarlarını tanıtan İngilizce broşürler, kitapçıklar konulmuş, yurtdışında Türk edebiyatını yayınlatma, tanıtma projesi TEDA konusunda da bilgi veriliyor.
Cuma günü yapılan basın toplantısına Türkler kadar Almanların da katılması ilgi çekiciydi.
Ahmet Arı, Ümit Yaşar Gözüm, Müge Gürsoy Sökmen, Frankfurt Kitap Fuarı ile ilgili çalışmalar hakkında bilgi verdiler, soruları yanıtladılar.
Frankfurt Kitap Fuarı Direktörü Jurgen Boos, birkaç gün önce Abu Dabi Kitap Fuarı’ndan dönmüş, fuar için kendi ülkelerinin yeterli kitabı yokmuş ama Mısır ve Fas’tan gelen zengin bir kitap koleksiyonu dikkati çekiyormuş.
Boos, yılda yirmi beş kitap fuarını ziyaret ediyormuş, daha önce de TÜYAP Kitap Fuarı’na ve Doğan Yayın Grubu’nun yıllık toplantısına gelmişti.
..
Ben, Leipzig Kitap Fuarı’ndaki standımızı ve tanıtma çalışmalarının sunumunu beğendim.
Frankfurt öncesi prova başarılıydı.” (Hürriyet)

“Liste kavgaları” yazısıysa bunun tersi bir manzara sergiliyor; yurtiçindeki yayınevleri Leipzig’dekilerin tersine bilgi alamadıklarından ve yazarların seçiminde belirsizlik yaşandığından yakınıyorlar:

“2008 Ekim ayında düzenlenecek Frankfurt Kitap Fuarı için geri sayım sancılı başladı. Türkiye’nin konuk ülke olarak yer alacağı fuarla ilgili birçok iddia gündeme geliyor. Kültür Bakanlığı’nın fuara hangi yazar ve yayınevlerini davet edeceği noktasında çeşitli iddialar dolaşıyor. 300’ün üzerinde yazarı, 100’e yakın yayınevini Frankfurt’a götürecek olan bakanlık, Almanya’daki etkinliklere katılacakları tespit etmeleri için bir komite oluşturdu. Türkiye Yazarlar Sendikası, PEN, İLESAM, Edebiyatçılar Derneği, EDİSAM, Türkiye Yazarlar Birliği ve BESAM’ın temsilcilerinden oluşan bu komite, fuara katılacak yazarları belirledi. Yazarları ve yayınevlerini belirleyen komite, şimdiden eleştiri oklarının hedefi oldu. Komisyonun ‘ideolojik’ davrandığını, adaletli olmadığını öne süren birçok yayınevi, bakanlığa isyan bayrağını çekmek üzere. Fuara gidecek yazarların yüzde 70’inin bir görüşe ait yazarlardan seçildiği şeklinde bir iddia var ki bu yayınevlerini iyice huzursuz ediyor.

Örneğin Topkapı Sarayı Müzesi Başkanı Prof. Dr. İlber Ortaylı, komitenin seçtiği yazarlar arasında yok. Türk kültürü ve tarihi üzerine birçok kitabı bulunan Ortaylı’nın listede olmadığını Timaş Yayınları, bir tesadüf sonucu öğrenmiş. Yayınevinin “Neden İlber Ortaylı yok?” şeklindeki sorusuna “Finansman sıkıntısı” şeklinde cevap verilmiş. Hatta Yayıncılık Komitesi Moderatörü Müge Sökmen, “Kendimiz masraflarını karşılamak suretiyle yazarlarımızı götürebiliriz.” diyerek bir de yol göstermiş. Bu cevaba şaşıran Timaş Yayınları, fuarda geniş bir yer kiralamaya karar vermiş.

Timaş Yayınları Genel Müdürü Osman Okçu, Kültür Bakanlığı ile organize hareket eden üst komitenin, yazarları hangi kritere göre belirlediğini soruyor. “Komitenin bize karşı sergiledikleri tavırdan dolayı güvenimiz kalmadı.” diyen Okçu, şöyle konuşuyor: “Yayıncılar Birliği vasıtası ile takip ettiğimiz Frankfurt Fuarı etkinliklerine Timaş Yayınları olarak yapabileceğimiz katkıları yazılı olarak birkaç kez bildirdik. Ancak ilk gelen bilgilere göre programların dolduğu ve ancak kendi imkanlarımızla Frankfurt’a yazarlarımızı götürebileceğimiz söylendi. Konuyu irdeleyince bir iletişim kazasından bahsedildi. Yayınevleri ile görüştüğümüzde bizim gibi birçok yayınevinin dışlanmaya benzer bir operasyonla karşı karşıya olduğunu gördük. Bu durumun önümüzdeki aylarda daha ciddi sıkıntılara yol açabileceğinden veya birilerinin ‘ben yaptım oldu’ tarzında hareket edeceğinden endişeliyim. Bize karşı sergilenen bu tavrı görünce, imkanları kısıtlı fakat etkili yayıncılık yapan meslektaşlarımız adına daha fazla üzüntü yaşıyorum. Umarım en kısa zamanda ne yaptıkları ve yapacakları ile ilgili net bilgiler açıklanır.”

Osman Okçu’nun endişelerini birçok yayıncı paylaşıyor. Seçim komisyonlarına; hangi yazarın ve yayınevinin hangi kritere göre seçildiğini soran yayınevleri, seçimlerin şeffaf olmasını, götürülecek yazarların da kendilerine sorulmasını istiyor. Ancak ne yazarlar komitesi ne de yayıncılar komitesi bu konuda ser verip sır vermiyor. İki komitenin de bu tavrı yayınevleri ve yazarlarda kuşkuya yol açıyor. Kendi çabalarıyla yazarlarının ya da yayınevlerinin davet listesinde olmadığını öğrenen yayınevleri yöneticileri soluğu Ankara’da almaya hazırlanıyor.” (yazının devamı için Cumaertesi ekine bakın)

Daha fazla Güncel
Makine Çevirisi ve Çeviri Araçlarının Değerlendirilmesi

Linguistica Antverpiensia, New Series dergisi makine çevirisi ve çeviri araçları üzerine yazı çağrısı yapıyor: LINGUISTICA ANTVERPIENSIA, NEW SERIES (8/2009) Journal...

Kapat