Çevirmen Önsözü: Avni İnsel, 1939

Posted by on Nisan 11, 2008 in Çevirmen Önsözü

Avni İnsel’in 1939 yılında Andre Gide’den yaptığı Dünya Nimetleri adlı çeviriye yazdığı Mütercimin Mukaddemesi başlıklı önsöz, çevirinin ilgi görmesi, dönemin felsefecilerinin de çeviriye katkıda bulunması gibi bilgilerin yanısıra, sözcük seçimi konusunda çevirmenlerin ciddi ya da ağır eleştirilerle karşılaşabildiğini ve buna karşı yanıt vermeyi gerekli gördüklerini ortaya koyuyor.

Mütercimin Mukaddemesi / Avni İnsel

Ahlâka karşı sempatisi olan san’atkâr yoktur. San’atkâr her şeyi ifade edebilir. Düşünce ve lisan bir san’atkârın aletleridir.
Os. Wilde

Geçen sene çıkardığım Dünya Nimetleri’nin gördüğü rağbet üzerine bu defa bu eserin ta’dilli ve tashihli bir tab’ını çıkarmayı kararlaştırdım. Yalnız, sağda, solda dolaşan dedikoduları burada işaret etmekten kendimi alamıyacağım.

Vaktile muterizlerime cevab vermeyişim mümkün mertebe, kalem kavgalarından çekinmekliğim olmuştur. Zira, bunlar, hele mevsimsiz oldular mı, insanı gülüne mevkie düşürmekten başka bir şeye yaramazlar. Bu mülâhazadır ki beni onlara cevab vermekten alıkoymuştur. Mamafi, sırası gelmişken burada bu meseleye temas edeceğim.

Bazı mütefekkir kimseler, bu eserin tercümesini pek fena bulmamalarına rağmen, gençlerimizin onu anlayabilecek derecede kemale ermediklerinden, binaenaleyh bu kabil eserlerin onların cismanî hayatlarında, yani zevk ve temayüllerinde bir aksülâmel husule getireceğinden bahsettiler. Kısaca, beni – ki arada bir vasıtayım – Türk gençliğini ifsad etmekle itham ettiler. Bu muhterem zevata şunları söyliyeceğim. Evet, gençlerimiz naçiz tercümeme alâka gösterdiler. Aralarında bana, tahriren, Türk edebiyatında boş kalan bir yeri doldurduğumdan dolayı, teşekkür edenler de oldu. Hattâ bazıları Gide’in, bilmecburiye karanlık geçtiğim hususi hayatı hakkında benden malûmat istediler. Vaktile kendilerine lâzımgelen izahatı vermiştim. Lâkin, zannetmiyorum ki, mütefekkirlerimizin düşündüğü gibi, bu tercümemle onları ifsada teşvik etmiş olayım. Bu kabil eserlerin insanların manevî hayatları üzerinde büyük tesirler icra ettiğini inkâr etmiyorum. Fakat insan bunlara irade kudreti sayesinde galebe çalabilir. Ve böylece bu eserler insana ancak ruhî gıdayı temin ile müfekkiresinin genişlemesine yardım ederler. Esasen Gide, Dünya Nimetleri’nde: “Her şeyin ahlâka aid olan kısmını benimse, şehvet sızan kısmını ise at” demez mi?

Diğer taraftan yine bazı hukukçu ve edebiyatçılarımız Gide’in eserlerinin tercümelerinin kötülüğünden dem vurdular. Zımnen benim tercümemle diğer mütercimlerin eserlerinden bahsettiler. Ve – sanki biz kendilerine cevap vermekten âcizmişiz gibi- muttasıl söylendiler durdular. Ve bizdeki “tercüme anarşisinin önünü almalı” başlıklı makaleler (!) yazdılar. Ben kendilerine vaktile cevap vermedim. Bunun sebebini yukarıda izah ettim. Yalnız kendilerine şunu söylemek isterim ki, ben iddia ettikleri gibi “tercümelerini mutlaka iyi tercüme ettiğine kani olanlardan değilim.” Böyle söyleneceklerine, kaleme sarılıp, bu eserleri tercüme etseler hiç de fena bir hareket yapmış olamazlar sanırım.

Bazı kimseler de seçtiğim kelimeleri beğenmemişler ve: “Evet, ‘Nimet’ kelimesini iyi bulmuş, fakat ‘Dünya’ yerine ‘Yer yüzü’ tâbirini kullanmış olsaymış daha iyi edermiş” gibi fikirler serd etmişler! Ne yazık ki “Acun” kelimesini kullanmamı tavsiye etmemişler!
Bu dedikoduların ne gibi saiklerle yapıldığını bilmiyor değilim. Mamafi her ne olursa olsun ben bunlara ehemmiyet vermiyeceğim ve gençlerimize Gide’in eserlerini tanıtmakta devam edeceğim.

Avni İnsel, 1939

(Resim: Nadir kitap)

Daha fazla Çevirmen Önsözü
Yalnızlık Dolambacı: İkinci Dil Çevirisi Klasiği

(Bozkurt Güvenç'in Yalnızlık Dolambacı adlı çevirisi için yazdığı bu önsöz, büyük olasılıkla ikinci dil çevirilerinin klasik önsözü: çevirinin neden ikinci...

Kapat