Star gazetesi, GDO’lar konusunda akılların nasıl karıştırılacağının, dilin nasıl evrilip çevrileceğinin parlak bir örneğini verdi. 6 Kasım 2009 günü kapak sayfasında, “Frankeştayn yalanlar” başlığıyla GDO tartışmasının ABD lobisi tarafından yaratıldığını öne sürüyor.
Fakat iç sayfada “Frankeştayn gıda lobisinin maskesi bir günde düştü!” başlığıyla devam eden haberin tamamının okunması, bu savın bir varsayımdan ibaret olduğunu gösterirken, özrü kabahatinden büyük, daha da ürkütücü bir bilgiyi açığa vuruyor:
“Türkiye’de insanlar farkında olmadan GDO’lu ürün tüketiyor. Uzmanlar, özellikle ithal edilen mısır ve soyanın kullanım alanları düşünüldüğünde şu anda raflarda yer alan en az 900’e yakın üründe GDO’ların kullanıldığını belirtiyor. Soya; sucuk, salam, sosis, köfte, pizza, hamburger, et suyu tabletlerinde, fındık, fıstık ezmesi, süt tozu, mısır ise mısırdan elde edilen nişasta bazlı şekerle üretilen ürünlerde, bebek mamalarında ve hazır çorbalarda kullanılıyor. ODTÜ’de yapılan bir çalışma ise 28 domatesten 22’sinin GDO’lu olduğunu gösteriyor.”
Gazetenin ekonomi servisinin hazırladığı imzasız habere göre bunlar piyasaya serbestçe UFO’larla uzaydan gelmiş olmalı. Bu uzaydan gelen şeylerin bizi uzaylı yapıp yapmayacağını göreceğiz, fakat gazetenin aynı internet sayfasında daha çarpıcı bir şey var. Star gazetesi Kasım ayı başında, bir yıl önceki kitap kampanyasına, Elips Yayınevi’yle birlikte çevirmensiz çeviriler dağıttığı kampanyaya yeniden başlamıştı. Genetiği değiştirilmiş organizmalar yani GDO’larla, çevirmeni değiştirilmiş çeviriler yani ÇDÇ’lerin aynı zihinlerden çıktığı, aynı zararı taşıdığını hatırlatan parlak bir görüntü çıkmış bu yanyanalık sayesinde.
Frankenştayn çeviri lobisinin maskesi bir gün elbette düşecek – fakat medya korkutuyor insanı: ÇDÇ dağıtan, yayınlayan medya bir gün şöyle bir haber yayınlayabilir hiç tereddüt etmeden, başkasının yaptığı bir şeyden, yine uzaydan gelen bir şeylerden bahseder gibi:
“Türkiye’de insanlar farkında olmadan ÇDÇ’li kitap okuyor. Uzmanlar, özellikle okullarda okutulan klasik temel eserler düşünüldüğünde şu anda raflarda yer alan en az 900’e yakın üründe ÇDÇ’lerin kullanıldığını belirtiyor. Dostoyevski, Dickens, Ömer Seyfettin, Namık Kemal, Gogol, Daniel Defoe, Gonçarov.. gibi yazarların kitaplarında ÇDÇ kullanılıyor. İÜ’de yapılan bir çalışma ise 28 Ölü Canlar’dan 22’sinin ÇDÇ’li olduğunu gösteriyor.”










