“Çeviride İntihal” ve Hoşgörü

Posted by on Ocak 6, 2012 in Manşet, Yorum

(Editörün Notu: Türkiye’de Çocuk Kalbi‘yle tanınıp sevilen İtalyan yazar Edmondo de Amicis’in (1846-1908) Constantinopoli adlı kitabı ilk kez 1981 yılında Beynun Akyavaş tarafından Fransızcadan çevrilmişti. 2010 yılında kitabın Filiz Özdem tarafından İtalyancadan yapılmış çevirisi yayımlandı. İngilizceden bir çevirisi de Sevinç Tezcan Yanar tarafından yapıldı. Geçtiğimiz günlerde,  Murat Bardakçı’nın Habertürk ve İlber Ortaylı’nın Milliyet gazetelerinde yer alan köşe yazılarından, Beynun Akyavaş’ın Filiz Özdem çevirisi için intihal suçlamasıyla dava açmış olduğu öğrenildi. Ayrıca her iki yazar da “yeni bir çeviri fuzulidir” görüşünü benimsiyor. Olayı basından izleyen yazar ve çevirmen Sevsen Aslantepe mesleki çerçeveden değerlendiriyor.)

Geçtiğimiz haftalarda basında sözü edilen bu konuya değinmeden geçmemeli kanısındayım.

Belki de sadece çevirmenlerin bildiği gibi “çeviri”, zamandan fazlasıyla çalan, kafa yoran ve sorumluluk gerektiren bir iştir. Yazar özgürdür, dilediği gibi yazar, çevirmen ise metne zincirle bağlıdır, daha doğrusu bağlı olmalıdır. Bendeniz bugünlerde kendi yazdıklarımı çevirmeye çalışıyorum ve ansızın kuş kadar hafiflediğimi hissediyorum.

“İntihal” kelimesinin sözlük anlamı bilindiği gibi “bir eseri kendine mal etmek”tir. Gerçek anlamı ise kanımca, çalmaktır. Bu bağlamda böyle bir suçlamada bulunurken en azından biraz durup düşünmek ve araştırmak gerekir. Uzmanlık konusu çeviri olmayanların bu konuda daha insaflı olmaları gerekmez mi? Hele medyada istediklerini yazıp söyleme ayrıcalığı olanların dikkatli olmaları beklenemez mi?

“Çeviride İntihal” yazıp internette biraz gezindikten sonra bu sorunun geniş kapsamda yasal boyutlara taşınmış olduğunu görmekle hem şaşırdım hem de üzüldüm. Karar verme düzeyindeki hukukçuların da işlerinin zor olduğunu gördüm. Bilirkişi görüşüne başvuruluyorsa, onlar da çevirmen değil mi?

Bu noktada başka bir sözcük devreye giriyor; “hoşgörü”. Çevirmenler arası tatlı rekabet, her dalda olduğu gibi bu dalda da yararlıdır kuşkusuz, ama hiçbir çevirmenin bu eseri benden başka kimse çeviremez, ya da benden iyi yapamaz demeye hakkı olmadığı gibi gereği de yoktur. Örneğin bir eserin Türkçesini okurken, takıldığınız yerlerde aslına bakabilirsiniz. O anda “Bunu ben yapsaydım şöyle derdim” demek özgürlüğüne herkes sahiptir. Daha ileri giderek kalemi elinize alıp işe koyulabilirsiniz. Bitirdiğinizde daha uzun ve zor bir yolun başındasınızdır. Bu nedenle çevirmenler genellikle çevirinin kendilerine ısmarlanmasını beklerler.

Edebi eserlerin çevirisi zor olsa da çevirmene biraz esneklik sunar. Seyahatname çevirilerinde bu alan daha dardır kanısındayım. Eski basımlarda “editör” diye birinin adı geçmezdi ama çeviriyi kendilerine göre kırpıp kesenler hep vardı. Bir bakıma eski çevirilerde, çevirmenler “Kesilmiş ya da eklenmiş” diyemiyorlardı. Günahı da vebali de onlara aitti.  Şimdilerde en azından her kitapta bu işi üstlenenler bellidir. Bu da hem yazar hem de çevirmen için ( çoğu kez) yararlıdır.

Sonuç olarak, en azından çevirmenler arasında hoşgörü kaçınılmazdır. Bu rekabet ortamında “Benden iyisi yok” demek artık imkansızdır ve daha iyisi hep yapılmalıdır. Bu son örnekte ise ikinci çeviri aslından yapıldığı için böyle bir tartışma bütünüyle gereksizdi. Aynı eserin bundan sonra başka bir dilden de çevirisi yayınlanabilir. Bu çeşitlilik içinde en iyisine karar verecek olan ise, okurdur.

En azından çevirmenler arasında hoşgörü eksikliği olmamalıdır, çünkü gerek yoktur, herkes masa başına oturup kendini aşmaya çalışmalıdır. Herkesin asıl amacı okur sayısını artırmak olmalıdır. Okur sayısının artması ülkede her şeyin güzelleşmesi yolunu açacak tek anahtardır, kanısındayım.

Daha fazla Manşet, Yorum
kandinsky-k
Sanatta Manevilik Üstüne: Tevfik Turan, 2011

Rus ressam Kandinski'nin Sanatta Manevilik Üstüne adlı kitabının Tevfik Turan'a ait çevirisi ilk kez 1993 yılında yayımlanmıştı. Tevfik Turan, kitabın Haylaz Sanat Yayıncılık tarafından yapılan yeniden basımı için, Nazan İpşiroğlu'nun çeviri hakkındaki değerlendirmesine yanıt veren bir önsöz yazdı. Bu önsöze ve değerlendirmeye yer veriyoruz.

Kapat